AKDENİZ SERVİSİ (Cupressus sempervirens)

Ülkemizin doğal türü olan bu Serviler, mezarlıklarda yaygın olarak kullanıldıklarından dolayı Mezarlık Servisi olarak da bilinirler. Tohumdan üretilmiş fidanların büyümesi değişkenlik gösterir. Yetiştirilen iki yaygın formun biri sık ve dik, diğeri ise yatay ve geniş, dağılan formdadır. Yapraklar koyu yeşildir ve ağaç yaşlandıkça siyaha kadar varan bir koyulaşma gösterirler. Akdeniz Servileri yüzyıllar boyu Osmanlı cami mimarisinin vazgeçilmez unsuru olmuşlardır.

En tatminkar gelişme için kuru, derin ve kumlu topraklara dikin. Özellikle küçük bahçelerde gayet geniş ve uyumsuz olurlar. Budama simetrik ve sık bir gelişim için gereklidir. “Glauca” mavimsi-yeşil yapraklı ve sık sütun formunda, “Stricta” çok yoğun, dar ve diktir. “Horizontalis” zamanla yayılır. “Pyramidalis” dar sütun formludur.

PORUKLAR (Cytisus cinsi)

50 kadar türü bulunan, bir kısmı yaprağını döken, bir kısmı da herdemyeşil çalı ve ağaçlardır. Gözalıcı çiçekleri vardır.

Genel olarak Akdeniz kuşağında yayılım gösteren Cytisus cinsinin pek çok türü ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. Cytisus, Genista ve Spartium cinsleri genelde birbirleri ile çok karıştırılır, çünkü hepsinin de benzer özellikleri ve hoş kokulu, bezelye şeklinde çiçekleri vardır. Sert dalları yüzyıllardır süpürge yapımında kullanıldığından, Süpürge Çalısı olarak da bilinirler. Yaprak döken ya da herdemyeşil türlerin görüntü açısından pek farkları yoktur. Çünkü sık ve yeşil dallar bitkiye yapraksızken bile yemyeşil, yapraklı gibi bir görüntü vermektedir. Poruklar tedbir alınmadığı vakit hızla yayılan, arsız bitkilerdir. Fevkalade dayanıklı olan bu cinse mensup çalılar, çalı sınır, çit ve bordür teşkilinde kullanılabilir. Kaya bahçelerde kullanılabildikleri gibi özellikle çok rüzgar alan sahil kesimler için de kullanışlı olurlar.

Tam güneş alan yerlere ve iyi drene olan topraklara dikin. Fazla nem ve zengin topraklar ayrık büyümeye ve az çiçeklenmeye sebep olurlar. Köklerinde bulunan ve azot üreten bakteriler onları fakir topraklara da rahatlıkla adapte ederler. Budama, çiçeklenmeden hemen sonra 1 yaşından genç sürgünlere uygulanmalıdır. 1 yaşından yaşlı dalların yenilenme şansları yoktur. Güzel formlarını korumak ve tohum zarflarını uzaklaştırmak için çiçeklenmeden sonra hafif kırpın.

Üretilmeleri; ilkbaharda tohumla, yaz sonunda çelikle olur.

WARMİNSTER SÜPÜRGE ÇALISI (Cytisus x praecox)

Ülkemizde pek tanınmayan bu melez bitki, açıksarı çiçekleri ile donandığında çok gösterişli olur. İyi bir görüntü engelleyicisidir. Sık ve yeşil dalları, kışın yapraklar döküldüğü zaman bile bitkiye sanki hala yapraklıymış gibi bir görüntü verir. Budanmayan çit veya perde olarak çok kullanışlı olurlar.

SÜPÜRGE ÇALISI (Cytisus racemosus)

Anavatanı Kanarya Adaları olan bu bitki kuraklığa oldukça dayanıklı ve herdemyeşildir. Taşlı bayırlar, sınır dikimleri için ya da güneşli kaya bahçeler için çok kullanışlı olurlar. Çok yoğun dallı olan Süpürge Çalıları dikey büyür ve 1,5-2 m. boy ve boylarına yakın yayılım yaparlar. Yeşil dallar ipek gibi, herdemyeşil yapraklarla doludur. İlkbahar sonunda bezelye şeklinde, parlaksarı ve hoş kokulu çiçekler dal uçlarında belirince gerçekten gözalıcı olurlar. Bu türü ilkbahar başlarında çiçeklendikleri vakit çiçekçi tezgahlarında görmek mümkündür. Katırtırnağı adıyla da bilinir ve öyle satılırlar. Ilıman sahil kesimlerimizde rahatlıkla yetişirilebilirler.

PORUK (Cytisus scoparius)

Ülkemizde de maki elemanları arasına doğal olarak yetişen, herdemyeşil çalılardır. Çok dayanıklı dalları vardır. Kumulların tesbitinde, akarsu kenarlarının tutulmasında ve yamaçların tahkiminde uzun, kazık köklü olmaları sebebiyle çok başarılı olurlar. Azot tutan kök yumruları ile toprağı zenginleştirirler. Pekçok kültivarı ana türden daha iyidir. “Adreanus”un yanık kırmızı, “Burkwoodii”nin kırmızı-gül çiçekleri vardır. “California” beyaz-gül çiçeklidir. “San Francisco” ve “Stanford” kırmızi çiçeklidir. “Lord Lambourne” yavaş ve düzgün formda büyüyen bir kültivardır. Koyu kırmızı-krem çiçeklidir. Çalı sınırlarda, perde olarak ya da bayırlarda kullanın.

Ana tür 2-3 m. boy ve 2 m. yayılım yapabilmektedir. Ülkemizin doğal türleri olan Adi Sarı Salkım ve Dağ Sarısalkımı (Cytisus laburnum ve Cytisus alpinus) fidanlıklarda bol miktarda bulunmakta ve düzenlemelerde sıkça kullanılmaktadır. Adi Sarısalkım mayıs ayında açan ve aşağıya doğru sarkan sarı çiçekleri ile dikkat çekicidir.

SIRIMBAĞLARI (Daphne cinsi)

70 kadar türü bulunan, bir kısmı yaprağını döken bir kısmı da herdemyeşil çalılardır. Gösterişli çiçekleri vardır.

10 civarında türü bizde doğal olarak yetişen daphneler, 5-6 yılda olgun hale gelen kıymetli süs bitkileridir. Ekseri çok güzel ve hoş kokulu olan pembe, mavi, leylak renklerde, ilkbaharda açan çiçekleri sebebiyle peyzajda kullanılırlar. Ülkemizde yetişen türlerin muhakkak kültüre alınmaları icab eder.

Pekçok türü kıymetli olan Sırımbağlarının Daphne mezereum, Daphne pontica ve bunların pekçok varyete ve formu ülkemizde kullanılmaktadır. Tam güneş veya hafif gölge yerlere ve iyi drene olan hafif rutubeli topraklara dikin. Malçlama çok iyi netice verir. Çoğu tür ve kültivarı bahçelerde harika olur.

Üretilmeleri; tohum ve çelikle olmaktadır.

Daphne odora

70 kadar Sırımbağ türü içinde en unutulmaz olanıdır. Cezbedici hoş kokusu ilkbaharda etrafı çiçekler küçük yuvarlak toplar halinde dalların ucunda açarlar. İnce uzun ve oval olan yapraklar 8-10 cm. boyundadır. Herdemyeşil, parlak yeşil yaprakları ile çok şirin bir çalıdır. Dikey büyüme alışkanlığında olan bu bitkiler 1-1,5 m. ye kadar fakat yavaş büyürler. Hafif gölge bahçeler için örnek çalı veya sınır dikimleri için çok harika çit olurlar. Nazlı bir türdür. Köklerinin iyi havalanması ve fazla nemli yerlerde bulunmaması gerekir. Aksi halde çürürler. Nötr veya hafif alkalen pH istediklerinden, toprağı asitleştirecek gübrelemelerden kaçının. Sadece ılıman sahil bölgelerimizde kullanılmaları önerilir. Çin ve Japonya kökenli bitkilerdir.

“Marginata”nın sarı alacalı yaprakları vardır ve hastalıklara dayanıklıdır. “Rubra”nın koyu kırmızı, “Alba”nın beyaz çiçekleri vardır.

Daphne cneorum

Bizde pek az bilinen fakat dış memleketlerde çok popüler olmuş bir türdür. Bodur olan bu bitki 15-20 cm. boy ve 70-80 cm. yayılım yapabilir. Koyu yeşil olan yapraklar herdemyeşildir ve 2-3 cm. uzunluktadır. Çok hoş kokulu olan harika çiçekleri gül-pembe renklidir ve ilkbaharda açarlar. Mükemmel bir kap bitkisi olduklarından kaplarda yetiştirerek teras ve avlularda değerlendirin. Küçük bahçelerde yahut kaya bahçelerinde de değerlendirebilirsiniz. Bol güneş alan yerlre ve kuru, tercihen kireçli topraklara dikin. Güney ve orta Avrupa kökenlidirler. Bütün bölgelerimize rahatlıkla uyum sağlayabilirler.

“Eximia” çiçekleri ve tomurcukları koyu pembe renkli ve çok sevilen kültivarıdır. “Pygmae” çok yatık formludur.

YABAN DEFNESİ (Daphne mezereum)

Ülkemizde doğal olarak yetişen Daphne türüdür. Ocak-Nisan arası açan sarı ya da pembe-kırmızı çiçekler üzümsü ve yoğundur. Çiçekler çok zehirli olduğundan özellikle çocuklara dikkat etmelidir. Yaz yeşili yapraklara sahip bu tür 1,5-2 m. boylanabilir. Kültüre alınması gereken bir türdür.

HAVLU PÜSKÜLLERİ (Deutzia gracilis)

Yaprak döken çalılardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Havlu Püsküllerinin 50 den fazla türü olmakla beraber en gösterişli olanlar gracilis türü ve hibrit olanlardır.

İlkbaharda dalları saran bol ve gösterişli çiçekleri ile gözalıcı olurlar. Çiçekler ekseriyetle beyaz olmakla beraber bir hibridin çiçekleri pembe ve gül tonlarındadır. Havlu Püskülleri çiçeklenince çok muhteşem olurlarsa da çiçeksizken pek süs bitkisi havası vermezler. Çiçekli ya da çiçeksiz, boyuna göre bir çalı sınırın içine karıştırabilirsiniz. Tek tek ya da gruplar halinde de kullanılabilirler.

Tam güneş veya hafif gölge kısımlara ve iyi drene olan hafif gübreli topraklara dikin. Çiçeklenmeden hemen sonra budayın.

D. x lemoinei, 1,5-2 m. yi bulan uzun ve kuvvetli dallarında çok bol beyaz çiçekler açar.
D. x rosea düzgün formlu bir çalıdır ve çiçekleri pembe tonlarında olur.
D. elegantissima “Fasciculata” büyük, beyaz çiçek topları ile harikulade bir çiçek topunu andırır.

Üretilmeleri; Haziran ayında yumuşak çeliklerle olur.

ŞERBETÇİOTU ÇALISI (Dondonaea viscosa)

Herdemyeşil çalılardır. Bu geniş, çok gövdeli, çabuk büyüyen çalının ince bir kabuğu vardır ve hemen hemen boyu kadar bir alana yayılır. Yaprakları Söğüt yaprağına benzer. Çiçekler gösterişsizdir, ancak dişi bitkilerde yaz sonunda beliren krem ya da pembemsi, kanatlı meyveler göze çarparlar. Kenar olarak, düzensiz bir örtü, espalier ya da küçük bir ağaç olarak değerlendirilebilir. “Purpurea”nın güneşte ve soğuk iklimlerde çok gösterişli olan mor yaprakları vardır.

Tam güneş alan yerlere ve organik maddelerce zengin, derin topraklara dikin. Ülkemizde henüz pek tanınmayan bu tür, ılıman sahil bölgelerimiz için uygundur.

İĞDE AĞAÇLARI (Eleagnus cinsi)

45 kadar türü bulunan, bir kısmı yaprağını döken, bir kısmı da herdemyeşil ağaç ve çalılardır.

İlkbaharda açan, sarı kokulu çiçekleri, dekoratif meyveleri ve bazı türlerde harikulade güzellikte olan yapraklarıyla kıymetli peyzaj materyalidirler. Tuzlu topraklara, sıcağa, kurağa ve rüzgara son derece dayanıklıdırlar. Gösterişli türlerinde deniz kıyılarında ya da denize yakın kumlu topraklarda yapılacak düzenlemelerde muhakkak yer verilmelidir. Çok sık yapıları olması sebebiyle çit ve rüzgar perdesi yapımına da elverişlidirler. Bazı türlerinin meyveleri yenmektedir.

Yaprak döken türler tam güneş isterlerken, herdemyeşil türler yarı gölgeye de dikilebilirler. İyi drene olan topraklarda iyi gelişirler. Üretilmeleri yaz sonunda dikilen çeliklerle ya da tohumla olmaktadır.

KUŞ İĞDESİ (Elaeagnus angustifolia)

Yaprak döken ağaçlardır. Geniş çalı ya da küçük ağaç olarak değerlendirilebilen bir bitkidir. Çiçekler ve meyveleri küçük olmaları sebebiyle göze çarpmazlar. 6-7 cm. uzunluğunda, grimsi-yeşil ya da gümüşi yapraklar peyzaja çok değişik bir hava katar. Bu güzel yapraklar Kuş İğdesinin temel çekici özelliğidir. Parça parça, ilgiç kahverengi kabuğu, eğri, düzensiz gövdeyi ve dalları kaplayarak kıştan ilkbahar başına kadar ağaca ilginç bir görsel etki katarlar. Çok dayanıklı ağaçlardır. İyi bir çit ve tecrit materyalidir. Etkin bir erozyon kontrolü sağlarlar. Ayrıca budanmayan, ilginç bir espalier olarak da kullanılabilir. 7-8 m. boy ve 5-6 m. yayılım yapabilmektedirler. Ülkemizin doğal florasında yaygın olarak bulunurlar. “Orientalis” bildiğimiz yenen iğdedir.

GÜMÜŞİ İĞDE (Elaeagnus pungens)

Herdemyeşil çalılardır. Anavatanı Japonya olan bu bitkinin en çarpıcı özelliği parlak, gümüş renkli ve alacalı yapraklardır. Çok güzel olan bu yapraklar, güneş ışığını yansıtarak peyzajda flaş bir görüntü meydana getirirler. Çok hızlı büyüyen ve kenar ağaçlandırması ve espaliere adapte olabilen boylu bir çalıdır. Ayrıca etkin bir bariyer ve tecrit materyali de olabilir. Sonbaharda açan kokulu çiçekler gösterişsizdir ancak kırmızı, gümüşi pullarla kaplı meyveler göz alıcı olur. Alaca yapraklı türler daha güzel bir renk cümbüşü oluştururlar.

“Marculata”nın yapraklarının ortasında büyük sarı bir lekesi vardır. “Tricolor”un sarı ve pembemsi beyaz yaprak uçları vardır. “Variegata”nın yapraklarının sarımsı beyaz kenarları olur. Çöl şartlarına dayanıklıdırlar.

ŞAHANE ÇAN ÇİÇEKLERİ (Enkianthus campanulatus)

Yaprak döken çalı veya ağaççık karakterinde bitkilerdir. Gözalıcı çiçekleri vardır. Bitki yapraklanmadan önce, ya da yaz başıda açan çan biçimli, bol, sarkık salkım kurullu, sarı renkli ve pembe purpur, çizgili çiçekleri, tek kelime ile şahanedir. Anavatanları Japonya olan bu bitkiler 4-5 m. boy yaparlar.

Şahane Çan Çiçeklerinin halka halka dizilmiş yapraklarla çevrili ilginç bir dallanma alışkanlıkları vardır. Yapraklar sonbaharda canlı kırmızı bir renk alırlar. Hafif gölge yerlerde, nemli, iyi süzülen, asitli ve zengin topraklara dikin. Teras ve avlular için çok güzel bir örnek ağaç olurlar. Kap içinde de yetiştirmek mümkündür.

Üretilmeleri; Ekim ayında tohum ya da çelikle olur.

FUNDALAR (Erica cinsi)

Herdemyeşil çalılar ve ağaçlardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya’da dağılım gösteren 500 ün üzerinde tür bu cinsi oluşturur. Cytisus, Erica ve Calluna cinslerine mensup türler genelde birbiriyle karıştırılırlar. Bazı türleri ülkemizde hüdayınabit olarak yetişir. Fudalar yerörtücü, bodur veya boylu çit, kenar ve perde olarak çok güzel olurlar. Bodur ve sürünücü türler ise kaya bahçelerde mükemmel olur. Küçük, pul ya da iğne gibi yaprakları vardır. Kış sonu ve ilkbahar başında açan çiçekleri değişik renklerde, ince, uzun ve çan şeklinde olurlar. Çok değişken büyüme hızlarına sahiptirler. Sıcaklık ve kuraklığa dayanırlar. Tam güneş alan kısımlara ve asidik topraklara dikin.

Üretilmeleri; tohum ve yumuşak çelikle olur.