Katmerli Poğaça

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Malzemeler

1 su bardağı süt
1 çay bardağı sıvıyağ
1 yumurta (akı içine, sarısı üstüne)
20 gr yaşmaya (veya 1 yemek kaşığı kurumaya)
2 çay kaşığı tuz
2 çay kaşığı tozşeker
Aldığı kadar un (yaklaşık 3,5 su bardağı kullandım)

Arasına; 75 gr tereyağ (oda sıcaklığında yumuşatılmış)
100 gr beyaz peynir

Yapılışı

Mayayı çok az ılık suyla erittim. Ilık süt, sıvıyağ, tuz, şeker, yumurta akı ve un ile ele yapışmayacak yumuşaklıkta hamur yaptım. Mayalanmasını beklemeden 8 parçaya ayırdım. Her parçayı tabak büyüklüğünde açıp, üzerine yumuşak tereyağından ince bir tabaka halinde sürdüm. Hamurları üstüste dizerek, her parçada bu işlemi tekrarladım. En üsttekine yağ sürmedim. Üstüste dizilmiş hamurları fazla ezmeden yavaş yavaş 60-70 cm çapına gelinceye kadar büyüttüm. Sigara böreği sarar gibi kesip, arasına peynir koyarak sardım. 30-40 dakika mayalandırıp, üzerine yumurta sarısı sürdüm ve 180 derecede üzerleri kızarana kadar pişirdim

Gözleme

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Gözleme

KAÇ KİŞİLİK: 8
HAZIRLAMA SÜRESİ: 30 dk
PİŞME SÜRESİ: 15 dk

Malzemeler:

2 su bardağı un
2 çay bardağı su
1 tatlı kaşığı tuz
1 çorba kaşığı margarin

İç malzemesi:

250 gr beyaz peynir
1 demet maydanoz

Hazırlanışı:
* Unu derin bir kapta tuzla harmanlayın. Suyu azar azar dökerek karıştırın. Kulak memesi kıvamında bir hamur haline gelinceye kadar yoğurun.

* İç malzemeyi hazırlamak için; peyniri ufalayıp bir kaseye alın. Maydanozu doğrayın ve peynire ekleyip karıştırın.

* Hamuru 8 eşit parçaya bölün. Her birini hafifçe unlayıp merdaneyle 30-35 santim çapında yufka şeklinde açın.

* Peynirli karışımı yufkaların içine paylaştırıp dört kenarını içe doğru katlayın.

* Margarini teflon tavada eritin. Hazırladığınız gözlemeleri iki taraflı kızartın. Sıcak ya da ılık olarak servis yapın.

Değişik tatlar için …
Gözlemeyi damak tadınıza uygun olarak hazırlayacağınız değişik iç malzemelerle de pişirebilirsiniz. Patlıcan ezmeli, kıymalı, patatesli, soğanlı veya sebzeli olabilir. Gözlemeyi varsa sacda, yoksa geniş teflon tavada pişirin.

Boşnak Mantısı

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Malzemeler :
1 Kilo un
Bir miktar ılık su
1 Tutam tuz
1,5 Su bardağı sanayağı

İç Malzemeler:
Yarım kilo kıyma
2 Soğan

Yapılışı:

Önce unu bi kaba döküp bir tutam tuzla ilave ediyoruz.Ilık olan suyu yavaşça döküp hamur haline getiricez.Hamur yumuşak olması gerekiyor.Kulak memesi kıvamı.Bu hamurumuzu 10 dakika bekletip tekrardan yoğuruyoruz.Sonra hamuru 3 e bölerek 30 dakika daha bekletmeliyiz.Diğer tarafta soğanları ince ince doğrayıp kıymayla harmanlayalım.Beklettiğimiz hamurlardan bir tanesini alarak merdaneyle azıcık açıp 2 kaşık yağ dökerek bu hamuru yufka gibi açıyoruz.Yuvarlak bi masada yaptığım için o şekilde anlatıyorum size.Yufka gibi açtığımız hamurların kenarlarına kıymanın bi kısmını koyuyoruz çevreleyecek şekilde.Üstünüde hamurun bi kısmıyla örtüyoruz ve 1 kşık yağ döküyoruz.Elimizin ön yüzüyle hamurun yuvarlanmasını sağlayıp hamuırumuzun simit şeklini almasını sağlayalım.Simit görünümünde olan hamurları elimizle yada bıçak yardımıyla kopararak sanayağıyla yağladığımız tepsiye dizelim. Diğer hamurlarıda yukarıda anlattığım şekilde yapıp önceden ısıttığımız 200 derecelik fırında 40-50 dakikada pişirelim.

Yemek Sözlüğü ve Ölçüler

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Adaçayı

Ballıbabagillerden kokulu bir bitkidir. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de çokça yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk ve av hayvanlannın kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.

Anason

Maydanozgillerden bir yıllık bir bitkinin tohumudur. Yurdumuzda ekimi çok yapılan anasonun anayurdu Mısır’dır. Anasonun tohumlan çok küçük, yeşilimsi, tatlı ve bahaflı olur. Ülkemizde hamur işlerinde, rakıcılıkta, gevreklerde, çöreklerde kullanılır. Avrupa’da anasonlu likör ve meşrubat da yapılmaktadır. Çin’de ve Vietnam’da yetişen ” yıldızanasonu ” ise manolyagillerden yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Tadı ve kokusu anasona benzediğinden bu ad verilmiştir.

Ardıç

Kozalaklılardan, yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı kahverengi, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Yemişlerinden hekimlikte kullamlan bir cins esans da çıkarılmaktadır. Genellikle av ve kümes hayvanlan etlerinin pişirilmesinde, dinlendirilen etlerde kullanılmaktadır. Ardıç başta cin olmak üzere çeşitli alkollü içkilere koku ve tat vermek için kullanılır. Ülkemizde de ” tükenmez ” adıyla anılan ve çeşitli meyvelerden yapılan içeceğin de mayalanması ve hoş bir koku kazanması için ardıç konur.

Benmari

İçi sıcak su dolu başka bir kabın içine oturtarak pişirmek

Biber

Patlıcangillerden, ülkemizde bol yetişen, aynı adla anılıp tazeyken yeşil ve çoğu zaman acı meyveleri olan bir bitkidir. Ülkemizde başlıca şu cinsleri yetişir:
Sivri biber, sulak yerde yetişirse tatlı olursa da, genellikle acıdır. Tazeyken yeşildir. Fazla olgunlaşırsa veya güneşte kurutulursa kızarır.
Çarleston biber, sivri biberden daha kalın, daha etlidir genellikle tatlıdır.
Domates biberi, domatese benzer, yayvan yapılıdır. Rengi kırmızıdır, ama acı değildir. Dolmalık biber, yeşil ve sarı cinsleri vardır. Dolmalık biber de fazla olgunlaşınca veya güneşte kurutulunca kızarır. Paprika, ülkemizde kırmızıbiber, Avrupa’da Paprika diye amlan bu cins biber tazeyken bile kırmızıdır ve genellikle çok acıdır. Macarlann ünlü gulaş ve benzeri yemeklerinde kullandıklan biber budur. Bütün biberler kurutulup kırmızı bir renk aldıktan sonra tuz durumuna getirilir, buna ” kırmızıbiber ” adı verilir ve ” çok acı “, ” acı “, ” az acı ” ve ” tatlı ” olarak ayrı ayrı satılır. Kırmızı renkli domates biberinden ” biber salçası ” yapılır. Biber salçası Güney Anadolu’da çok kullanılmaktadır. Bazı bölgelerde güneşte kızarmış tatlı biberlerden de biber salçası yapılmaktadır.

Biberiye

Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde bol yetişen bir bitkidir. Ülkemizdeki dağlarda da yaygın olarak görülen bu bitki yaz, kış yeşildir. Daha çok sıcak bölgelerde yetişir. Soğuk yerlerdeyse, kışın üstünün örtülmesi gerekir. En iyisi evlerde bir saksı içinde yetiştirmektir. Böylece her zaman el altında bulundurmak mümkün olur. Küçük, kalınca, ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden yapılan yemeklerde diğer et yemeklerinde ve soslarda hoş bir koku vermesi için kullanılır.

Cevz-i bevva

Ülkemizde bazı baharatçılar buna ” küçük hindistancevizi ” demektelerse de bildiğimiz hindistanceviziyle bir ilgisi yoktur. Hindistancevizi hurma cinsinden, bir tropikal bölge yemişidir. Cevz-i bevvaysa, sıcak bölgelerde yetişen ikiçeneklilerden bir ağacın fındık ve ceviz arasında bir büyüklükteki yemişidir. Rendelenerek toz haline getirilir ve genellikle tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve sarmalarda kullanılır. Fazlası zararlı olduğundan, özellikle de beyni ve sinir sisteınini etkilediğinden cevz-i bevvayı yemeklerde çok az (sivri uçlu bir bıçağın ucunda duracak kadar) kullannıak gerekir.

Defne

Yapraklarını dökmeyen bir ağaç olan defne ağacının kurutulmuş yaprakları baharat olarak kullanılır. Akdeniz ülkelerinde çok rastlanan defne ağacı güneşli ve kuytu yerlere dikilmesi şartıyla Doğu Anadolu Bölgesi’ nde de yetiştirilebilmektedir. Yapraklan çok güzel kokulu olduğundan Türk mutfağında ve diğer ülke mutfaklarında çok önemli bir yer tutmaktadır. Defne yaprakları çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlannın etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda kullanıldığı gibi bazı turşulann ve konservelerin de önemli malzemesidir. Avrupa’ da zeytinyağında konserve edilen mantarlarınn içine mutlaka birkaç defneyaprağı konulur.

Dereotu

Maydanozgillerden, iplik biçiminde yapraklan olan bir bitkidir. Güzel kokusu nedeniyle cacık, çiroz salatası gibi bazı salatalarda ve zeytinyağlı birçok yemekte, böreklerde çiğ ve pişmiş olarak kullanılır. Sindirimi kolaylaştırıcı bir bitkidir. Türkiye’ de ve Akdeniz ülkelerinde çok yetişir.

Fesleğen

Ballıbabagillerden yapraklan çok keskin ve güzel kokulu olan yıllık bir bitkidir. Anayurdu Hindistan’dır. Akdeniz ülkelerinde ve ülkemizde süs bitkisi olarak bahçelerde, özellikle de saksılarda yetiştirilmektedir. Fesleğen Türk Mutfağı’ nda pek fazla kullanılmaz. Ama Avrupa ülkelerinde domates salçasında, türlü soslarda, çorba ve salatalarda çok kullanılmaktadır. Pek çok türü bulunan bu bitkinin yapraklan yıkandıktan sonra maydanoz gibi kullanılır.

Frenk Maydanozu

Maydanozgillerden kırlarda kendiliğinden yetişen bir yıllık bitkidir. Boyu 40 cm’ ye kadar ulaşan frenk maydanozunun anayurdu Avrupa’dır. Maydanoz gibi kokulu yapraklarından yararlanılır. Kızartmalara, soslara ve salatalara hoş bir tat verir. Kıvırcık olan yapraklarından servis tabaklannın süslenmesinde de yararlanılır.

Hardal

Turpgillerden bir bitkidir. Bu bitkinin sert ve yakıcı bir madde taşıyan tohumu un durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir karışım yapılır. Bu karışım özellikle ızgara etlerin yanında ve bazı soslarda kullanılır. Hardal toz halinde bazı yemeklerde de kullanılır.

Kakule

Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen kokulu bir bitkidir. Kakulenin baharat olarak kullanılan tohumları mercimekten küçük ve beyazımsı bir renktedir. İştah açıcı, mide bozukluklarını giderici ve gaz söktürücü özelliği vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır. ABD’de güzel koku vermesi için çikletlere de kakule katılmaktadır.

Karabiber

Karabibergillerden, zeytinsi meyvelerinin taneleri yuvarlak, yapraklan yürek biçiminde tırmanıcı bir tropikal bölge bitkisidir. En çok Güney Asya’da ve Endonezya’da yetişir. Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır. Hemen hemen her türlü yemeğe bütün olarak veya dövülmüş toz durumunda koymak mümkündür. Ancak mideye zararı olduğundan, midesi rahatsız olanlar karabiber kullanmaktan kaçınmalıdırlar.
Karabiber tane veya toz halinde satılır. Tane karabiber alıp, kullanılacağı zaman çekip toz haline getirmek ve taze taze kullanmak daha doğrudur. Böylece karabiberin keskinliği kaybolmaz. Ülkemizde pek bilinmemesine karşın Avrupa’da karabiberin beyazı, yani ” beyaz biber ” de çok kullannılır. Karabiber, bu tırmanıcı bitkinin iyice olgunlaşmamış meyvelerinin, güneşte veya çok hafif bir ateşte kurutulmasıyla elde edilir.
Beyaz biber ise, aynı bitkinin iyice olgunlaşmış meyveleridir. Bu taneler bir süre deniz suyunda veya kireçli suda bekletilir. Sonra kabuklan soyulup içi kurutulur. Beyaz biber, karabiberden daha keskin kokuludur.

Karanfil

Yaz, kış yeşil bir bitki olan karanfil mersingillerdendir. Hindistan, Filipinler ve Afrika’da yetişir. Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuklan kurutulur ve öğütülerek toz haline getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Genellikle kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda, bazı sos ve yemeklerde kullanılır. 2-3 tane dövülmemiş karanfil 3-4 litre et suyuna hoş bir koku vermeye yeter. Karanfilin pastacılık ve şekerlemecilikte de önemli bir yeri vardır. Bazı Anadolu köylerinde, çaya da bir karanfil tanesi atarak bambaşka bir tat ve koku verilir. Karanfil bitkisinin tohumlarından ilaç yapımında kullanılan karanfilağı da çıkarılır.

Kekik

Ballıbabagillerden, yaprakları küçük ve karşılıklı, çiçekleri beyaz, pembe veya kırmızı ve başak durumunda olan kokulu bir bitkidir. Genellikle sıcak, kuru ve taşlık topraklan sever, ülkemizde çok yetiştirilir. Etlerin, ızgaralann, sebzelerin, haşlanmış balıklann ve salçaların kokulandınlmasında kullanılır. Ülkemizin bazı bölgelerinde, özellikle çorbalarda nane gibi kekik de bol bol kullanılır.

Kereviz

Maydanozgillerden, kökleri ve yapraklan sebze olarak kullanılan kokulu, baharlı bir bitkidir. Yapraklı ve kök olarak iki çeşidi vardır. Kök kerevizinin kökleri iri olur. Yaprak kerevizinin kökleriyse, yok denecek kadar küçüktür. Hem ülkemizde hem de Avrupa’da bu bitkinin köklerinden ve yapraklarından çok yararlanılmaktadır. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı Avrupa ülkelerinde yapraklan çiğ olarak da kullanılmaktadır. Ülkemizde yetiştirilen kök kerevizler iki cinstir: ” San kereviz ” ve ” Odesa kerevizi “. Bunlardan ı~ıakbul olam ” Odesa kerevizi ” dir.

Kimyon

Maydanozgillerden kokulu bir bitkidir. Anayurdu Akdeniz Bölgesi olan bu bitkinin tohumları yarım santimetre uzunluğunda ve esmer-san reııktedir. Keskin kokusu ve tadıyla çok bilinen ve kullanılan bir baharattır. Genel olarak toz halinde kullanılmaktadır. Ülkemizde köfte yaparken içine kimyon katılır. Sucuk yapımında da kimyonun önemli bir yeri vardır. İtalyanlar aperitifler ve ikram ettikleri bazı tuzlu bisküvilerin hamuruna kimyon katarlar. Hollandalılar ise kendilerine has bir peyniri kimyonla kokulandınrlar. İçine kimyon katılarak yapılan Alsace sosisi de tıpkı Türk sucuğu gibi ünlüdür. Almanya’nın bazı bölgelerinde yapılan kimyonlu ekmekler de bütün dünyada bilinmektedir. Avrupa’da çok beğenilen Kümmel likörü de kimyonludur. Kimyon tek başına kullanıldığı gibi baharat kanşımlarının (mesela köri) içine de girer.

Kişniş

Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran ve kurutulmuş meyvesi baharat olarak kullanılan bir bitkidir. Minik, sarımsı kahverengi meyvelerinin kokusu tazeyken pek hoş değildir. Ama kurutulunca bu kokunun yerini insana ferahlık veren hoş bir koku alır. Kişniş genellikle şuruplarda, likörlerde, şekerlemelerde kullanılmaktadır. Bu tohumlann şekere bulanmasıyla yapılan ” kişniş şekeri ” ülkemizde olduğu gibi başka ülkelerde de çok ünlüdür. Kişniş şekeri pastacılıkta çok kullanılmaktadır. Türk mutfağında kişniş bazı yemeklerde de kullanılır. Bitkinin körpe yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.

Lassi

Yoğurt, su, şeker ile yapılan ayran benzeri bir içecektir.

Maydanoz

Küçük, ince dilimli ve güzel kokulu yaprakları olan bir bitkidir. Maydanozun iki çeşidi vardır. Biri ” yaprak maydanoz “, diğeri ” kök maydanoz ” dur. Ülkemizde her iki çeşidi de yetiştirilir. Türk mutfağında olduğu gibi diğer ülkelerin mutfaklannda da maydanoz pek çok yemekte sıkça kullanılmaktadır. Tava yemeklerinde servis tabaklannın süslenmesinde de maydanozdan faydalanlır.
Maydanozlann saplan da kokulu ve lezzetli olduğundan, saplarını da yapraklanyla birlikte doğramak gerekir.
Kök maydanozda ıtırlı bir yağ bulunduğundan bazı soslarda ve yemek sulannda bu köklerden yararlanılmaktadır.

Mercanköşk

Ballıbabagillerden, yapraklan küçük ve ıtırlı bir saksı bitkisi olan mercanköşk bazı bölgelerde ” merzengGş ” olarak da adlandınlır. Anadolu’nun bazı bölgelerinde yabanî mercanköşke de rastlanmaktadır. Yabanî mercanköşke ” farekulağı ” da denilir. Ancak “farekulağı ” denilen ve cuhagillerden, tohumu kuşyemi olarak kullanılan bir başka bitkiyle kanştırmamak gerekir.
Mercanköşk, Türk Mutfağı’nda, olduğu kadar Avrupa ülkelerinin mutfaklarında da çok kullanılan bir bitkidir. Sindirimi kolaylaştıncı bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka kullanılır.

Nane

Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, ıtırlı, küçük bir bitkidir. ” yabanî nane “, ” Su nanesi “, yeşil nane ” gibi çeşitli cinsleri vardır. Yemeklerde kullanılan nane ” yeşil nane ” dir. Yetiştirilmesi kolay bir bitki olan nane ülkemizde olduğu gibi bütün Akdeniz ülkelerinde çokça yetişir. Türk mutfağında nane oldukça sık kullanılmaktadır. Çorbalardan, dolmalara kadar pek çok yemekte nane kullanılır. Avrupa ülkelerindeyse nane, daha çok fınnda ve tencerede pişirilen etler için hazırlanan soslara konulmaktadır. Bununla birlikte bazı haşlanmış sebze yemeklerinin de üstüne serpilir.

Rezene

Yakın zamana kadar ” raziyane ” adıyla tanınan rezene maydanozgillerdendir. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır. ” Denizrezenesi ” adı verilen türüyse, deniz kayalıklannda yetişir. Kokulu bir bitki olan denizrezenesi de kararezenesi gibi maydanozgillerdendir.

Roka

Turpgillerden yapraklan turp yaprağına çok benzeyen bir bitkidir. Gerek ülkemizde, gerek Avrupa’da yaygın olarak yetiştirilmektedir. Çiğ veya salata olarak, tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir. Bazı Avrupa ülkelerinin mutfaklarinda salatalara kanıştırıldığı gibi servis tabaklannın süslenmesinde de kullanılır.

Safran

Süsengillerden, Akdeniz ülkeleı~inde yetişen, baharda çiçek açan küçük bir bitkidir. Bu bitkinin çiçekleri toplanır ve tepecikleri kurutularak kullanılır. Yemeklere san bir renk veren bu toz, zeytinyağında hiç erimez. Böylece kanşık veya hileli olup olmadığını kontrol etmek mümkündür. Akdeniz ve Doğu ülkelerine tSzgü pirinç ve balık yemekleırinde kullanılan safran,bazı Balkan ülkelerinde ekmeğe katılır. Bazı yemeklere renk ve koku vermek için kullanılan safrandan zerde adı verilen tatlı yapılır.

Sumak

Ülkemizin bazı yerlerinde ” somak ” diye bilinen baharatın ağacı sıcak biSlgelerde yetişir. Sakızağacıgiller familyasından küçük bir ağaç olan sumağın kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullamlır. Mercimeğe benzeyen ve mayhoş bir tadı olan taneleriyse dövülerek baharat olarak kullanılır. Bazı türleri zehirlidir. Kebaplara ve bazı salatalara ekşilik vermek için kullanılan sumağın dövülmüş taneleri, ince kıyılmış kırmızıbiberi andını:

Tarçın

Defnegillerden olan tarçın ağacının kabuğundan elde edilir. Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya’da yetişen bu ağacın kabuğu, içindeki kokulu ve uçucu bir yağdan ötürü baharat olarak kullanılmaktadır. Kabukları dövülüp toz haline getirildiğinde, yağımn uçması sonucu kokusunu çabuk kaybettiğinden genellikle kabuk parçaları durumunda ve cam kavanozlarda saklanır. Tarçın, ülkemizde genellikle sütlü tatlılarda ve hamur tatlılarında, şekerlemelerde, pastalarda ve bazı yemeklerde, boza, salep gibi içeceklerde, hatta kaynatılarak çay yerine kullanılmaktadır. Avrupa ülkelerinin mutfaklarındaysa soslara, bazı şaraplara, kremalara da konulmaktadır.

Tarhun

Doğu Avrupa ülkelerinde yetişen bileşikgillerden kokulu bir bitkidir. Yaprağının çok baharatlı olmasından ötürü salçalı et yemeklerinde, soslarda, yumurtalarda ve salatalarda çok kullanılır. Tarhun kanştınlmış sirkeyle yapılan mayonezlerin kendine has bir lezzeti ve kokusu olur. Tarhunlu sirke şöyle yapılır: iki avuç dolusu tarhun iyice yıkandıktan sonra bir şişeye konur. Üzerine yarım litre sirke boşaltılır ve 2-3 ay beklettikten sonra süzülerek başka bir şişeye aktarılır. Gerektikçe kullanılır.

Tere

Turpgillerden, yaprakları uzunca bir bitkidir. Bu bitkinin yapraklan genellikle çiğ ve salata olarak yenir. Servis tabaklannda garnitür olarak da kullanılır.

Turp

Turpgillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesi acımsı bir bitkidir. Etli olan kökleri yenir. Türbun ” karaturp “, ” beyaz turp “, ” yabanî turp “, ” kınmzı turp “, ” bayır turbu ” gibi birçok çeşidi vardır. Nemli toprakları sever. Beyaz turbun etli ve sulu bir yumru durumunda olan kökü, kabuğu soyulup rendelendikten sonra tuz, sirke ve zeytinyağıyla karıştırılarak salata olarak yenir. Ancak rendelendikten sonra suyunun süzülmesi gerekir. Bazı Avrupa mutfaklarında beyaz turbun kökü çeşitli soslarda da kullanılır. Karaturp da beyaz turp gibi salata olarak yenir. İri bir fındık büyüklüğünde veya körpe küçük havuç gibi uzun biçimde olan kırmızı turp rendelenmez. Üstü hafıfçe kazınıp, iyice yıkandıktan sonra bütün olarak veya ikiye bölünerek salatalara konur ve öyle yenir. Kırmızı turp aynı zamanda servis tabaklarının süslenmesinde de kullanılır. Turbun her türlüsü çiğ yenir.

Vanilya

Salepgillerden, çiçekleri beyaz ve kokulu, tırmanıcı küçük bir bitkidir. Genellikle Orta ve Güney Amerika ve Madasgaskar’da yetişen bu kalın ve etli bitkinin meyvesi iyice olgunlaşmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Baharat olarak kullanılan bu meyve kuruduğunda buruşur, esmer bir renk alir ve kokusu artar. Kurutulduktan sonra dövülerek toz haline getirilen vanilya, genellikle sütlü tatlılarda, dondurmalarda, pasta ve şekerlemelerde kullanılır. Meksika’da ve bazı Avrupa ülkelerinde çeşitli likörlere de konulur.

Yenibahar

Mersingillerden ABD’nin sıcak bölgelerinde yetişen bir bitkinin tohum şeklindeki küçük meyvesidir. Bu meyveler kurutulduktan sonra öğütülür ve çeşitli yemeklerde baharat olarak kullanılır.

Zencefil

Zencefılgillerden sıcak bölgelerde yetişen, güzel kokulu bir bitkidir. Genellikle Güney Asya, Orta Amerika ve Brezilya’da yetişmektedir. Bitkinin kokulu köksapları kurutularak toz durumuna getirilmesiyle baharat elde edilir. Köksaplardan hekiınlikte kullamlan bir tür yağ da çıkanlmaktadır. Aynca taze köksaplar pişirilerek yenir. Daha çok şerbet, meşrubat ve likör yapımında kullanılmaktadır. Uzakdoğu ülkelerinde çay, kahve, ıhlamur gibi içeceklere de zencefıl katılır. Zencefıl ” beyaz ” ve ” esmer ” olarak iki türlüdür. Köksaplar kurutulurken kabuklanndan aynlmazsa elde edilen zencefıl esmer, kabuğu ayıklanan ktSksaplardan elde edilen zencefıl ise beyaz olur.

Zerdeçal

Zencefılgillerden, yapraklan sivri uçlu, çiçekleri san renkte bir bitkidir. Bu bitkinin saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkanldığı için buna ” Hint safram ” da denir. Safran pahalı olduğundan genellikle zerde yapımında safran yerine zerdeçal kullanılır. Et, balık ve yumurtalı yemeklere katılan zerdeçal hardal hazırlamakta da kullanılır.

Tavuk Kavurma

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

KAÇ KİŞİLİK: 4
HAZIRLAMA SÜRESİ: 20 dk
PİŞME SÜRESİ: 30 dk

Malzemeler:
500 gr tavuk kuşbaşı
1 soğan
1 salçalık kırmızıbiber
5 çarliston biber
2 diş sarımsak
2 çorba kaşığı zeytinyağı
2 domates
Tuz, karabiber, kekik

Hazırlanışı:
* Soğanları ve sarımsakları temizleyip kıyın. Biberlerin çekirdekli kısımlarını temizleyip ince şeritler halinde doğrayın. Domateslerin kabuklarını soyup iri iri doğrayın.

* Tavuk etlerini teflon tavaya alıp etler suyunu salıp çekinceye kadar kavurun. Zeytinyağı, kıyılmış soğan ve sarımsakları ekleyip soteleyin. Biber, domates, tuz, karabiber ve kekik ekleyip karıştırın. Kapağı kapalı olarak ara sıra karıştırıp 15 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın.

Mantarlı Tavuk Sote

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Malzemeler;

Tavuk (sanırım 250 gr.)
1 kırmızı biber
3 yeşil biber
3 domates
Mantar (300gr. yaklaşık)
3 diş sarımsak
Pulbiber, Karabiber, Kekik, Tuz
Tereyağı

Hazırlanışı;

İlk olarak iki çorba kaşığı margarin yağında doğranmış mantarları suyunu çekene kadar kavurduk.
Mantarlar suyunu çektikten sonra tavukları kavurup bu esnada pulbiber ve biraz kekik ekleyin -eğer varsa köri koyabilirsiniz biz de yoktu sadece kekik ve pulbiber koyduk-.
Tavuklar da kavrulduktan sonra biberleri de ekliyip 1-2 dakika çevirip domatesleri ekledim.
Doğranmış 3 diş sarımsağı da atıp kapağını kapatıp pişmeye bıraktık.
Pişmesine yakın karabiberini ekledim bir iki kez karıştırıp ocağın altını kapatıyoruz.

Tavuklu Pilav

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

pilav için;

1 su bardağı pirinç
1 su bardağı haşlanmış nohut
2 su bardağı sıcak su
sıvıyağ,tuz

Sıvıyağda yıkanıp süzülmüş pirinçleri kavurun.Sonra nohut,tuz ve suyunu döküp pişirin.Pişince bir örtüye sarıp 15-20 dk demlendirin(pilavınız tane tane olur.)

tavuk sote için;

1 tavuk göğsü
sıvıyağ
tuz,pulbiber

Tavuk etlerini küp doğrayıp sıvıyağda istediğiniz kadar tuz ile iyice kavurun.Pişince altını kapatıp biberini atın.Bir kasenin dibine tavukları koyun,üzerine pilavı boşaltın,kaşıkla biraz bastırıp servis tabağına ters çevirin.Yemeye hazır.

Zeytinli Bagetler

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Zeytinli Bagetler

Malzemeler :

* 4 parça için
* 25 gr taze maya
* 200 ml sıcak su
* 1/2 kg elenmiş un
* Zeytin yağı
* 150 gr siyah zeytin
* 1 tane orta boy soğan
* 1 tutam tuz

Hazırlanışı :
Mayayı sıcak suda eritin. Una tuz ve yağı karıştırın ve sulandırılmış mayayı ekleyin . 10-15 dakıka azar azar un ve su ekleyerek yoğurun. Hamura zeytin ve soğan ekleyip tekrar yoğurun ve hamuru rulo haline getirin. Derin bir kaseye zeytin yağını doldurun ve rulo haline getirilmiş olan hamuru bu yağın içine sokup çıkarın. Yağlanmiş hamuru kalın bir örtü ile örtüp, sıcak bir yerde yaklaşık 1 saat bekletin. Hamuru tekrar yoğurun ve yuvarlak uzun parcalara ayırın. Bu hamurun üzerine ucu sivri bir şeyle daha iyi pişmesi için çizikler atın ve yağlanmış tavaya koyun. Hamuru tekrar kalın bir örtüyle örtüp 30-40 dakika sıcak bir yerde dinlenmeye bırakın. Fırını 240 C ye kadar ısıtın ve hamurun dış yüzeyini bir fırça ile ıslatın. Yüzeyi ıslatılmış hamuru fırına sürün ve 30 dakika pişirin. Soğuk olarak servis yapın.

Yumuşak Pizza

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Malzemeler :

* 250 gr Un
* 50 gr Margarin
* 3/4 Su Bardağı Ilık Su
* üzerine:
* 100 gr Kaşar veya Dil Peyniri
* 8 Dilim sucuk
* 2 Adet Domates
* 1 Çorba kaşığı Fesleğen veya Kekik
* 5 Adet Ziyah Zeytin
* 3 Adet Yeşil Biber

Hazırlanışı :
Un ile oda sıcaklığındaki margarini çabuk hareketlerle yoğurun. Kırıntı, kırıntı bir kıvam aldığında, ılık suyu yavaş, yavaş ekleyin. Oldukça sert bir hamur elde edin. Hamuru yuvarlak bir beze yapıp unlayın. Temiz bir kurulama bezine sararak bekletin. 30 dakika dinlendirdikten sonra açarak, hafifçe yağlanmış bir pay kalıbına yerleştirin. Kenarlarını parmaklarınızla bastırarak tepsinin kenarlarina doğru yükseltin. 200 dereceli fırında 20 dakika pişirin. Bu arada domatesleri halka halka doğrayın. Hamurun üstüne yerleştirip, fesleğeni serpin. Kaşar veya dil peynirini, sucukları da yerleştirip, pizzayı tekrar fırına sürün. Üst malzeme çok hafif pişecek kadar fırında tutup çıkarın.

Yumurtalı Pizza

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Malzemeler :
� 1 Adet pizaa hamuru
� 4-5 Dal maydonoz
� 1 Adet çarliston biber
� 1 Çorba kaşığı zeytin yağı.
� 1 Çorba kaşığı ketçap
� 2-3 Adet mantar
� 1 Adet kırmızı biber
� 4 Adet yumurta
� 5-6 Adet siyah zeytin
� 1 Adet sosis
� Tuz
Hazırlanışı :
Bütün sebzeleri yıkayıp temizleyin.İri parçalara bölüp biberleri,mantarı,zeytini ve maydonozu kıyın.Fırını 180 dereceye getirin.Fırın tepsisine bir yağlı kağıt serip hamuru üzerine yerleştirin.Bir tavada zeytin yağını ısıtıp sebzeleri 4-5 dakika soteleyin.Tuz serip ocaktan alın.Pizza hamururnun üzerine ketcabı sürüp sebzeli karışımı yayın.Sossisi dilimleyip üzerine serpiştirin.Kaşığın ucuyla pizzanın üstünde malzemede 4 çukur açıp her birine birer yumurta sarısını dağıtmadan kırın.Sıcak fırına verip 15 dakika pişirin.Pizayı dilimliyip sıcak olarak servis yapın.


Directory
Copyright © 2007 Tv Haberleri. All rights reserved.