Bilgisayar Kasasını Elimize Sığacak Kadar Küçültmüşler

Posted by admin on Aralık 31st, 2008

NComputing L ve X Serisi network terminalleri varolan bilgisayarlarınızın kullanılmayan gücünü paylaştırarak yeni bilgisayar alım maliyetlerini heyecan verici bir şekilde azaltmanıza olanak sağlar.

Ncomputing Firması Tarafından üretilen Cihazda;
İşlemci Yok
İşletim Sistemi Yok
Ram Yok
Harddisk Yok
Ama Bilgisayardan Farkıda Yok

Kendine ait patentli UXP (User eXtention Protocol) protokolünü ve terminal servis yazılımını kullanarak tek bir bilgisayar üzerinde 30 kullanıcının eş zamanlı, bağımsız çalışmasını sağlayarak bilgisayarın işlem yapma kapasitesini daha verimli kullanmayı sağlar.

Siemens 17 bin 200 çalışanı işten çıkaracak

Posted by admin on Aralık 31st, 2008

Firma, 2010 yılına kadar 1,2 milyar euro tasarruf yapmayı hedefliyor.

Alman şirketler grubu Siemens, General Electric gibi rakip firmalarla “daha iyi rekabet edebilmek” için dünya çapında 17 bin 200 çalışanını işten çıkaracak.

Almanya’da yayımlanan Sueddeutsche Zeitung gazetesinde çıkan habere göre, Almanya’nın küresel devi Siemens, çoğu üst ve orta düzey yöneticiler olmak üzere çalışma gücünün yüzde 4’ünü oluşturan 17 bin 200 çalışanının görevine son verecek.

İşten çıkarılacak kişilerin 6 bin 400’ünün, 136 bin kişinin istihdam edildiği Almanya’dan olacağı, firmanın 2010 yılına kadar 1,2 milyar avro tasarruf yapmayı hedeflediği belirtildi.

Firma konuya ilişkin açıklama yapmazken, Siemens üst yöneticisi Peter Loescher, dün çalışanlarına yazdığı mektupta, ayrıntılara giremeyeceğini, ancak Siemens’in potansiyelini seferber etmenin zamanı
geldiğini söyledi.

Loescher mektupta, “ABD’de mali piyasalardaki kriz, enerji ve yüksek hammadde fiyatları yüzünden risklerin dünya ekonomisi için açıkça büyüdüğü bir dönemde bu şimdi çok önemli ve biz bunu gelecek aylarda daha fazla hissedeceğiz” dedi.

Siemens bütün dünyada 435 bin kişiyi istihdam ediyor.

Arabalara kara kutu

Posted by admin on Aralık 31st, 2008

Sürücüler THY ile yarışır da, arabalar uçaklara özenmez mi? Özenirse kaza olmaz mı? Olursa da kaydedilmez mi?

Tek rakibi THY olan sürücülerin, tam olarak sekizde kaç kusurlu olduğunu kanıtlamak, çetin bir iş olabilir. İşte bu yüzden, birileri oturmuş ve RoadScan adındaki bu sevgi dolu küçük aygıtı geliştirmiş.

Arabalar için bir kara kutu işlevi gören bu küçük kamera, içinde bulunduğu koşullardan kaza olabileceğini seziyor ve kazadan önce 14, kazadan sonra 6 saniye boyunca video kaydı yapıyor. Böylece çarpıp kaçan, çarpıp kaçmayan ama çirkeflik eden, çarpıp da çarpmadığını iddia eden aracın plakası, markası ve modeli, kazanın tam olarak ne şekilde meydana geldiği tespit edilmiş oluyor.

Aracın çakmağına takılarak ya da pille çalıştırılabilen RoadScan, toplam 10 tane video çekebiliyor.

Kazanın asla “geliyorum” demediği yurdumuzun muhteşem trafiğinde bir faydası olur mu bilinmez ama, bu taraflara gelirse çoluğun çocuğun yüzü suyu hürmetine denenebilir bir cihaz.

DameWare ile Ağınızın Hakimi Olun!

Posted by admin on Aralık 31st, 2008

Windows 95/98/Me/NT/2000/XP/2003/Vista istemcilerinizi oturduğunuz yerden aynı bilgisayarın başındaymış gibi tam yetkiyle yönetmek bu kadar kolay ve ucuz olmamıştı.

Dameware 3 programcıktan oluşmaktadır;

Dameware NT Utilities
Dameware Mini Remote Control
Dameware Exporter

NT Utilities ile ağınız, etki alanınız, sunucu/istemcileriniz üzerinde tam hakimiyet sağlayabilirsiniz, Windows 95/98/Me/NT/2000/XP/2003/Vista istemcilerin başında ne yapabiliyorsanız uzaktan erişip aynısını hatta daha fazlasını yapabilirsiniz.

Dameware NT Utilities İle;

* Ağınıza bağlı PC’ lerinizi yönetebilir; her ayrıntısını amaca özel hazırlanmış ekranlarıyla kolayca görüntüleyebilir ve müdahale edebilirsiniz.
* Komut satırı işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayarların diskleri’ne erişebilir içeriğini görebilir, istediğiniz işlemi yapabilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayarın olay görüntüleyicisini yerinizden inceleyebilirsiniz.
* Bilgisayarda varolan bilgisayar gruplarını görebilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayarda varolan yazıcıları görüntüleyebilirsiniz.
*
Karşı bilgisayar’ın arka planında çalışan servis ve uygulamaları görebilirsiniz.
*
Karşıdaki bilgisayarın tüm sistem özelliklerini görebilirsiniz.
*
Karşıdaki bilgisayarın uzaktan erişim kontrolü’nü yapabilirsiniz.
*
Karşıdaki bilgisayarın registry ayarlarını görebilir ve değişiklikler yapabilirsiniz.
*
Karşıdaki bilgisayarın zamanlanmış ayarlarını düzenleyebilir ya da varolan bir zamanlanmış görevi düzenleyebilirsiniz.
*
Karşıdaki bilgisayarda hangi kullanıcı var onun aramasını yapabilirsiniz.
*
Karşı taraftaki bilgisayara mesaj yollayabilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayardaki açık oturumları görebilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayarı kapatabilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayarda yüklü uygulamaları görebilir ve içeriklerini öğrenebilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayara ping atmak telnet yapmak gibi işlemleri yapabilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayarda bulunan kullanıcılar üzerinde ayarlamalar yapabilirsiniz. Şifre verebilir, değiştirebilir ya da administrator yetkisi verebilirsiniz.

Daha pek çok özelliği içerisinde bulunduran Dameware NT Utilities, Mini Remote Control programını da içermektedir.

Mini Remote Control ile;

* Ağınıza bağlı PC’lerin ekran, klavye, fare kontrolünü ele alabilirsiniz.
* Yardım masası işlemlerinizi kendi PC’niz üzerinden kolayca yapabilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayar’ın klavye ve mouse’nu kitleyebilirsiniz.
* Karşıdaki bilgisayara mesaj atabilirsiniz.
* Kullanıcılara uzaktan eğitimler verebilirsiniz.
* Kullanıcıların haberi olmadan masaüstü’ nü izleyebilirsiniz.
* Belirleyeceğiniz bir port üzerinden 128 bit kriptolama ile güvenli ve hatasız bir şekilde istediğiniz PC’ye bağlanabilirsiniz.
* Karşı tarafın PC’sinin diskine transfer yapabilirsiniz.
* Smart Card Login desteği sayesinde daha güvenli bağlantılar sağlayabilirsiniz.

Bunların dışında gerekli popüler IT araçlarını da kullanıma sunmaktadır.

DameWare Exporter ile ;

Ağınıza bağlı PC’ler ve PC’lerdeki Sabit disk, Paylaşım, Yazıcı, Kullanıcı, Kullanıcı Grupları, Üyelik Bilgileri’ni raporlayarak bir dış dosyaya aktarabilirsiniz.

DameWare Kullanan Firmalar:

Yapı Kredi, Halkbank, Avaya, Pepsi, Bank Of America, Burger King, Cisco, Coca-Cola Company, Compaq, IBM, Intel, Ebay, Bileşim A.Ş., Yahoo, Panasonic.

Sinema perdesinden önce Sony ekranındaA

Posted by admin on Aralık 30th, 2008

Sony, Bravia LCD televizyon alanlar Sony Entertainment filmlerini sinema salonlarından veya DVD’lerden önce televizyon ekranlarında izleyebilecek.

Apple TV, iTunes servisleriyle önemli bir tüketici deneyimi elde eden Apple’a karşı eğlence hizmetlerini kendi ürettiği televizyonlara yükleyeceğini fark eden Sony ilk çalışmayı Hancock filmiyle yapıyor. Böylece ilk defa bir televizyon şirketi televizyonla birlikte içerik hizmeti sunmaya başlıyor. Hızlı internet bağlantısı kullanarak indirilebilecek filmler için altyapının uygun olması gerekiyor. Sony bu servisler için 3 yılda 17 milyar dolarlık yatırım yapmayı hedefliyor. DVD format savaşından BluRay teknolojisiyle galip çıkan Sony internet hizmetleri konusunda da harekete geçiyor. İlk olarak Sony Bravia sahipleri ABD’de Hancock filmini öncelikli izleme şansı sunuyor.

+29 Haziran 2008 Pazar, 05:39

iPhone 1 yaşına girdi

Posted by admin on Aralık 30th, 2008

Dünyada büyük ilgi gören dokunmatik ekranı ve şık tasarımıyla dikkat çeken iPhone geçtiğimiz yıl 29 Mayıs’ta piyasaya çıkmıştı.

1 yılda 6 milyon adet satan iPhone başarısına rağmen iş telefonu olarak isim yapan BlackBerry’nin gerisinde kaldı. Nokia akıllı telefon pazarında ilk sırayı alırken onu BlackBerry ve iPhone takip etti. Türkiye’de de yoğun ilgi gören yaklaşık 15 bin kişinin kullandığı iPhone, mobil hızlı internet özelliği olan 3G modeli 11 Temmuz tarihinde piyasaya sunulacak

Nokia’nın yeni yıldızları

Posted by admin on Aralık 30th, 2008

Supernova serisi, artık bir telefonun sadece bir telefon değil, aynı zamanda önemli bir aksesuar olduğunu bilenler için.

Nokia’nın yeni Supernova serisi, birbirinden jelibon, birbirinden cıvıl dört telefondan oluşuyor. 7610, 7510, 7310 ve 7210 modelleri, renkli ekran, dijital zoomlu kamera, TV çıkışı, FM radyo, MP3 çalma, genişletilebilir hafıza gibi artık telefonlarda olmazsa olmaz özelliklerinden çok, akıcı hatlara sahip tasarımlar ve renk renk, değişebilir kapaklarıyla öne çıkıyor.

2008 sonlarında piyasaya çıkacak telefonları, Nokia’nın kendi sitesinde enine boyuna inceleyebilirsiniz.

Mars’ta şalgam bile yetişir

Posted by admin on Aralık 30th, 2008

Mars’ın toprağı öyle verimli çıktı ki şalgam bile yetişecek.

Kızıl Gezegen’i keşfetmek gönderilen Phoenix uzay aracı, Mars’taki toprağın yaşam için elverişli olduğunu belirledi. Mars toprağında kuşkonmaz, fasülye bile yetişebilirmiş.

ASA’nın Mars’tan alınan toprak örneği üzerinde yaptığı ilk incelemelere göre Mars toprağı, gezegende yaşamı sürdürmeye yetecek miktarda mineral bulunduruyor.

Geçtiğimiz ay uzay aracı Phoenix’in mekanik kolu ile Mars’tan almayı başardığı bir santimetre küp toprak örneğinin incelenmesi sonucunda toprakta potasyum, sodyum ve magnezyum maddelerine rastlandı.

Kızıl Gezegen’in geçmiş, günümüz ve gelecekte yaşam türlerine ev sahipliği yapmış olması mümkün. Topraktaki asit oranı tahmin edilenden düşük ve yapısı Dünya üzerindeki toprağa benzer özellikler taşıyor.

Toprak örneğini inceleyen uzmanlar, “Mars toprağı, tam arka bahçenizde olmasını isteyeceğiniz bir toprak türü, içinde hiç zorlanmadan kuşkonmaz yetiştirebilirsiniz” açıklaması yaptı.

Bulgular, Mars’ta sıvı halde su olabileceğine de işaret ediyor. Toprak örneğinin, dünyadaki toprak örnekleriyle benzerlik gösterdiği kaydedildi. Mars toprağında şalgam ve yeşil fasulyenin de yetiştirilebileceğini beliten uzmanlar, çilek gibi meyvelere ise şans vermiyor.

TÜRKSAT 3A faaliyetlerine başlayacak

Posted by admin on Aralık 29th, 2008

Fransız Guyanası’ndan 2 hafta önce uzaya fırlatılan TÜRKSAT 3A uydusu temmuz ayının ikinci yarısı yörüngesine yerleşerek ticari faaliyetlerine başlayacak.

TÜRKSAT 3A uydusunun sistem testleri Fransız Guyanası’ndan 13 Haziran’da gerçekleştirilen fırlatışın hemen ardından başlatıldı.

Uydu platform testleri ise transfer yörüngesinden yer sabit yörüngeye çıkarken tamamlandı ve tüm testler başarılı ve olumlu bir şekilde gerçekleştirildi.

22 Haziran’da 31 derece doğu boylamına yerleştirilen TÜRKSAT 3A Uydusu’na 3 hafta sürecek olan “Uydu Yayın Performansı Testleri” yapılacak. Bu testlerin tamamlanmasının ardından uydu 42 derece doğu boylamındaki son yörüngesine doğru hareket edecek.

TÜRKSAT 3A’nın 1 hafta sürecek olan buyolculuğun ardından ticari faaliyetlerine başlaması planlanıyor.

Uydunun özellikleri

TÜRKSAT 1C’nin bütün trafiğini ve yükünü alacak olan TÜRKSAT 3A, televizyonların ilave data aktarımı taleplerinin yerine getirilmesinde kullanılacak.

Haziran ayında hizmete girmesi planlanan TÜRKSAT 3A’nın uydu manevra ömrü 20 yıl. 2,8×2,3×1,8 metre boyutlarında olan uydunun kanat açıklığı ise 30 metre. TÜRKSAT 3A uydusunda diğer uydularda olmayan “yıldız izleme” özelliğinin bulunuyor.

Diğer uydular güneşe ve dünyaya bakarak yerini hesaplarken, TÜRKSAT 3A uydusu ise yıldızları izleyerek yerini hesaplıyor. Üretimi için ilk resmi girişim 2005 yılı nisan ayında başlatılan TÜRKSAT 3A, 200 milyon dolara mal oldu.

Yeni uydunun tasarım, entegrasyon vetest aşamalarına paralel şekilde yürütülen teknoloji transferi ve eğitim projesinde 22 Türk mühendis de görev aldı. Böylece, bundan sonra TÜRKSAT için üretilecek uyduların Türk mühendislerce tasarlanabilmesi yolunda,ilk ve en önemli adım atılmış oldu.

TÜRKSAT 3A, Avrupa, Türkiye’nin tamamı ve Asya’yı kapsama altına alacak. Uydu, Türkiye ile birlikte Avrupa, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Çin’e kadar uzanan geniş bir kapsama alanında, televizyon yayıncılığı ile birlikte internet, ses ve data aktarımları için kullanılacak.

Doğu ve Batı kapsama alanları arasında doğrudan anahtarlanabilme özelliğine sahip olan TÜRKSAT 3A, bu özelliği ile kapsama alanı içerisinde dünyanın herhangi bir bölgesinden verilen bir yayının,dünyanın başka bir bölgesine aktarımını gerçekleştirebilecek.

TÜRKSAT 3A üzerinden VSAT uygulamalarında kurumsal müşteriler 50-60 santimetre gibi küçük çaplı antenlerle yayın alabilecek ve 1 watlık HPA’larla uplink yapabilecek. Bu özelliği ile TÜRKSAT 3A, VSAT kurulumlarında önemli oranda maliyet azalmasına imkan tanıyacak.

TÜRKSAT 3A, 1296 megahertzlik pazarlanabilir kapasiteye sahip olacak. Bu kapasite, TÜRKSAT 1C uydusunun yaklaşık iki katı büyüklükte. TÜRKSAT 3A’nın, bu kapasitesi ile ortalama 200 yeni televizyon kanalı yayın yapabilecek.

TÜRKSAT 3A’nın 42 derece doğu lokasyonunda devreye girmesiyle mevcut televizyon, radyo ve VSAT aktarımları çok yüksek hız ve kalitede gerçekleştirilebilecek.

Yüksek çözünürlüklü (HD) yayınların iletilmesi ile ilgili çok iyi bir altyapıya kavuşulmuş olacak. Çanak antenlerinçapının küçülmesine rağmen daha iyi bir yayın kalitesi standart dijital yayınlarda da elde edilebilecek.

Genç mimarlar bu eserleri görmeli

Posted by admin on Aralık 29th, 2008

Yıllara meydan okuyan tarihi yapılar aynı zamanda mimari estetiğin zirve noktaları. Üç mimar, genç mimar adaylarına mutlaka görmeleri gereken yirmi eseri listeledi.

Topkapı Sarayı, Ayasofya Müzesi, Sadullah Paşa Yalısı, küçük Rüstem Paşa Camii ve daha birçok yapı bugün genç mimarların görmesi gereken eserler arasında yer alıyor. Yıllara meydan okuyan bu yapılar aynı zamanda mimari estetiğin zirve noktaları. Mimar Sinan Genim, Cafer Bozkurt, Aykut Köksal genç mimar adaylarına görmeleri gereken yirmi eseri listeledi.

Rüzgârın ılık estiği bir yaz günü sırt çantasını yanına bırakarak yere bağdaş kurmuş bir Japon turist, hayranlıkla Süleymaniye Camii’ni izliyor. Mimar Sinan’ın kalfalık döneminin eseri olan Süleymaniye Camii, Japonya’da mimarlık eğitimi alan genç adamı nazlı bir gelin gibi kendine hayran bırakmıştı. Eline aldığı kalemle bir yandan caminin resmini çizerken diğer taraftan da bir mimar adayı olarak bu yapının gördüğü en güzel yapılardan biri olduğunu ifade etmekten kendini alamıyordu. Süleymaniye Camii, Japon mimar adayını kendine hayran bırakmayı başarmıştı. Gelişen kent hayatı ile birlikte mimarlar da modern binalar tasarlamaya başladı. Dört bir yanımız siteler, alışveriş merkezleri ile dolmaya başladı. Bir güzergâha yolumuz altı ay düşmemişse orada yeni yapılan bir yapı bizi bekliyor olabilir. Büyük sofalı geleneksel Türk evlerine ise neredeyse artık romanlarda rastlar olduk. Yaşamlarımız her geçen gün sitelere hapsolurken evler de geleneksel mimariden nasiplerini alamaz oldu. Gittikçe gelenekten uzaklaşan mimari anlayış, yapılan her yapıda kendini göstermeye başladı. Ne Ankara’da bulunan Hacı Ömer Öztürk Camii ne de Kozyatağı’ndaki modern Mehmet Çavuş Camii Süleymaniye’den, Selimiye’den bir iz, bir ruh taşıyor. Oysa usta mimarlar, mesleğe yeni adım atan gençlerin görmesi gereken yapıları sayarken geleneksel mimari eserleri başköşeye yerleştiriyorlar. Mimar Cafer Bozkurt, Aykut Köksal, Sinan Genim’e genç mimarlara mutlaka görmeleri gereken on yapının neler olacağını sorduk. Kırk yıllık meslek tecrübesi ile mimar Cafer Bozkurt, Batı tipi, modası geçmiş site mimarilerinden, yakın gelecekte hiçbir fonksiyonun kalmayacağına inandığı alışveriş merkezlerinden ve doğanın özelliklerini hiçbir şekilde göz önünde bulundurmadan yapılan otellerden uzak durulması gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden gençlerin gözlerini geleneksel yapılara çevirmelerini öneriyor. Aykut Köksal, Antik Çağ’dan Bizans uygarlığına, Selçuklu döneminden Osmanlı’ya uzanan, hem farklılıklar taşıyan hem de bir süreklilik oluşturan kültürel üretimi içinde mimar adaylarının birçok eserden istifade edebileceğini düşünüyor. Sinan Genim ise şehir yapısını görmek isteyenlere Kapalıçarşı’yı tavsiye ediyor. Tabii Balat, Fener ve Sultanahmet’in dar sokaklarından girip eski evleri görmeden de olmaz. Topkapı Sarayı, Ayasofya Camii, Divriği Ulu Camii gibi birçok yapı üç mimarın gençlere önerdikleri ortak yapılar arasında yer alıyor. İşte üç ismin belirlediği listeden mimar adaylarının mutlaka görmesi gereken 20 eser.

Mimar adaylarının görmesi gereken eserler

Ayasofya Camii: 1500 yıllık tarihi olan Ayasofya, sanat tarihi ve mimarlık dünyasının başyapıtları arasında yer alır. Ayasofya’nın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşımaktadır. En eski mozaikler iç narteks ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiklerdir. Figürlü mozaikler 9.-12. yüzyıllarda yapılmıştır. Bunlar İmparator kapısı üzerinde, absiste, çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülmektedir.

Topkapı Sarayı: İstanbul’daki ilk Osmanlı sarayının temeli Fatih Sultan Mehmet tarafından, Beyazıt semtinde atılmıştır. 1454-1458 yılları arasında ahşap olarak yapılan Eski Saray’ın haremlik ve selamlık bölümleri mevcuttu. Yeni Saray’ın (Topkapı Sarayı) yapımına 1466 yılında başlanmış ve 1478’de bitirilmiştir.

Süleymaniye Camii: Süleymaniye Camii klasik Osmanlı mimarisinin en önemli örneklerindendir. Dört fil ayağı üzerine oturan caminin kubbesi 53 m. yüksekliğinde ve 26,5 m çapındadır. Bu ana kubbe, Ayasofya’da da görüldüğü gibi, iki yarım kubbe ile desteklenmektedir. Kubbe kasnağında 32 pencere bulunmaktadır. Cami avlusunun dört köşesinde birer minare bulunmaktadır.

Küçük Rüstem Paşa Camii: 1561 yılında Sadrazam Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştı. Avlu enteresan mimariye sahip, küçük bir tera olup beş küçük kubbe ile örtülür. Merkezî kubbe karşılıklı 4 duvar payesi ve yanlardaki ikişer sütün üzerinde yükselir. Kare mekân köşeleri, kubbeyi destekleyen 4 yarım kubbe ile çevrilidir. İki yan taraf sütunların arkasında galeri gibidir. Giriş cephesi, küçük fakat çarpıcı iç mekan duvarları, devrinin en meşhur İznik çini örnekleri ile süslüdür.

Divriği Ulu Camii: Yapım tarihi 1228-1229’dur. Caminin yapımında mimar ve sanatkâr olarak Ahlatlı Hürremşah ve Tiflisli Ahmet çalışmıştır. Ahmet Şah, annesiyle camiyi yaptırırken eşi Turan Melik de camiye bitişik hastaneyi yaptırmıştır. Ulu Cami’nin vakfiyesi 5 Temmuz 1243 tarihini taşımaktadır. Evliya Çelebi şöyle diyor: “Üstad… mermer, bu camiye öyle emek sarf edip, kapı ve duvarları öyle nakş bukalemun eylemiş ki, methinde diller kısır, kalem kırıktır…”

Kapalıçarşı: Kapalıçarşı’nın temeli 1461 yılında atılmıştır. Dev ölçülü bir labirent gibi, 30.700 metrekarede 60 kadar sokağı, 3600’den fazla dükkânı ile Kapalıçarşı, İstanbul’un görülmesi gereken, benzersiz bir merkezidir. Adeta bir şehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür. İçinde son zamanlara kadar 5 cami, 1 okul, 7 çeşme, 10 kuyu, 1 akarsu, 1 sebil, 1 şadırvan, 18 kapı, 40 han vardı.

Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı: Amcazade Hüseyin Paşa tarafından Anadolu Hisarı ile Kanlıca arasına yaptırılmıştır. Meşrute Yalı olarak da bilinen yapının yalnızca T planlı, zengin bezemeli, ortalı fıskiyeli divanhanesi günümüze ulaşmıştır. Divanhane tasarımı ve bezemeleriyle Türk sivil mimarlığının özgün örneklerindendir.

Sadullah Paşa Yalısı: Yalının Sadullah Paşa’nın kendisinden daha eski, 1770’lerden kalma olduğu tahmin edilmekte. İki katlı yalının ikinci kat çıkmaları eli böğründelerle desteklenir. Geleneksel Türk konutlarında olduğu gibi, iki katında merkezi sofalar ve köşelerde kapıları sofaya açılan sekiz oda vardır. Üst kattaki sofa ise beyzi ve kubbelidir. İçindeki süslemeler, tavan ve duvar resimleri görülmeye değerdir. 350 metrekare alandaki yalı, barok iç plan üzerinde geleneksel Türk yapı tarzında inşa edilmiştir.

Ankara Kale İçi: Kentte askeri bir garnizon bulunduran Hititler tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Bugün kale içindeki değişik dönemlerden kalmış birçok eski Ankara evi bulunmaktadır. Kaleiçi Mahallesi’nde bulunan eski Ankara evleri, sur duvarları ile çevrili dar ve dik bir alanda konumlandıkları için, planları dar alanlardan en çok faydalanmayı gözeterek yapılmış. İki ya da üç katlı olarak ahşap, kerpiç ve tuğladan inşa edilmişler.

Kılıç Ali Paşa Camii: Mimar Sinan’ın eseridir. 1580 yılında yapılmıştır. Türbe, medrese ve hamamdan oluşan bir de külliyesi vardır. Kubbenin iki yanındaki yarım kubbeler, diğer iki yanındaki kemerler ve destek duvarlarıyla cami Ayasofya’nın küçük boyutta bir kopyasıdır.

Sait Halim Paşa Yalısı: Rıhtımındaki iki aslan heykelinden dolayı “Aslanlı Yalı” ismiyle de anılan Sait Halim Paşa Yalısı, neo-klasik tarzda inşa edilmiş olup, 19. yüzyılın son çeyreğine aittir. Üslubuna uygun olarak, daha sakin dış görünüşüne karşın, dekorasyonunda ağır arabesk unsurlar kullanıldığından, küçük bir Arap sarayını andırır.

Galata Kulesi: 1384 yılında Cenevizliler tarafından Galata surlarına ek olarak yapılmıştır. 1402 yılında 4. Haçlı seferinde geniş çapta tahrip edilen kule 1445-1446 yılları arasında yükseltilmiştir. Osmanlı hükümdarı II. Murat ile yakın ilişkiler kuran Cenevizliler padişahın yardımıyla kulenin yanına ikinci bir kule inşa ettiler ve kuleye de II. Murat’ın adını verdiler.

Efes Yamaç Evleri: Evlerin ilk inşa tarihi M.S. 1. yüzyılın başına değin uzanır. Bununla birlikte Heraklius (M.S. 611-641) dönemine değin kullanılan evler, bu süre içinde çok kez restore edilmiş ya da değişikliğe uğramıştır. Merdivenli yollara her terastan bir evin kapısı açılır. Hepsi peristylli (ortadan küçük avlulu) olup, odalar bu avlu çevresinde dizilmişlerdir. Çoğunluğu üç katlı olan bu evlerin ortasındaki bu peristyl 20-25 m’yi geçmez. Dört tarafı sütunlu, tabanı mermer kaplıdır.

İstanbul Küçük Ayasofya: İstanbul’un Küçükayasofya semtindeki cami, kiliseden camiye çevrilmiştir. 6. yüzyıldaki Ahagios Petros ve Ahagios Paulos bazilikası 1497’de cami olmuştur. 8 köşeli ana kubbesi bulunmaktadır. 36 odalı geniş bir bahçesi ve bunun ortasında şadırvanı vardır.

Milet İlyas Bey Camii: Menteşeoğlu İlyas Bey tarafından 1404 yılında yaptırılan caminin avlusu medrese ve imaret odaları ile çevrilidir. Caminin karşısındaki türbede İlyas Bey yatmaktadır. Düzgün mermer bloklarla inşa edilen caminin en ilgi çekici özellikleri mukarnaslı nişlerle süslü gösterişli mihrabı ve camiye karakteristik görünümünü veren, eyvan türü büyük bir kemerle dışa açılan ana cephesidir.

Edirne Selimiye Külliyesi: Sinan’ın 80 yaşında yaptığı ve “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii gerek Mimar Sinan’ın gerek Osmanlı mimarisinin en önemli başyapıtlarından biridir. Caminin dört köşesinde bulunan her biri üç şerefeli 380 santimetre çapındaki minareler 70,89 metre yüksekliğindedir. Minarelerin alem dahil yükseklikleri bazı kaynaklara göre 84, bazılarına göreyse 85 metredir.

İkinci Beyazıt Külliyesi Sağlık Müzesi: Edirne’de, İkinci Beyazıt Külliyesi içinde bulunan müze. Külliye içinde 1488’den beri yer alan darüşşifa (hastane), 1886-1887 Osmanlı Rus Savaşı’na kadar aralıksız 400 yıl hastalara hizmet verdi. Ruh ve akıl hastalarının müzik, su sesi ve güzel kokularla tedavi edildikleri bu tarihi mekan, 1997 yılından bu yana Trakya Üniversitesi tarafından müze olarak kullanılmaktadır.

Kadırga Sokullu Camii: Eğimli bir arazide, tek minareli, tek kubbelidir. Sokollu Mehmet Paşa’nın İstanbul’da iki yerde kendi adını taşıyan camilerden biridir ve eşi adına yaptırdığı camidir. Öteki cami ise kendi adına yaptırdığı olup, Azapkapı’daki Sokollu Mehmet Paşa Camii (AzapkaAspendos:

Aspendos: Aspendos, Serik ilçesinin 8 kilometre doğusunda, Köprüçayı’nın dağlık bölgesinden düzlüğe ulaştığı yerde M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulmuş ve antik devrin mamur zengin kentlerinden biridir. Buradaki Tiyatro M.S. 2. yüzyılda Romalı’lar tarafından inşaa edilmiştir. Kent biri büyük, biri küçük iki tepe üzerine kurulmuştur.

Sinan Paşa Camii: Mimar Sinan’ın eseri olan bu cami dikdörtgen bir plan üzerine oturtulmuştur. Merkezi kubbe kemerlerle altı köşeli bir şekilde sütunlara dayandırılmış olup iki yanda ikişer kubbe bulunur. Kurulduğundan bu yana çeşitli tarihlerde onarım görmüştür.


Directory
Copyright © 2007 Tv Haberleri. All rights reserved.