Bir Çirkin Ördek Yavrusu Hikayesi

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

Güzel manken Özge Ulusoy, Arena dergisine verdiği röportajda; Çirkin ördek yavrusu gibi sonradan güzelleştiğini söyledi

Özge Ulusoy; mantığını hiçbir zaman susturamayan, konuşkan ve komik bir kadın… Ve biraz da zor… Annesinin deyimiyle, burnu düşse almaya tenezzül etmeyenlerden… Hayal kurmayı çok istese de önünde sonunda hep mantığıyla hareket ettiğini söyleyen güzel manken, aşka ve ilişkilere bakışını Arena’ya anlattı…

* Modelliğin sizin için en cazip, en keyifli yanı ne?

Podyumda olmak benim için sahnede olmak gibi… 15 yıl bale yaptıktan sonra bu iş bana sahnedeyken aldığım zevki ve heyecanı yaşatıyor. Modanın sanatla yakınlığı, işimi çok severek yapmamı sağlıyor. İyi giyinmeyi ve alışverişi de çok seven bir insanım; dolayısıyla bu dünyanın içinde olmak, benim sosyal kişiliğimle de örtüşüyor.

* İlk ‘kendini bilme, tanıma’ yıllarınızda bugüne dair herhangi bir fikriniz var mıydı?

İnanın böyle bir mesleği yarışmaya girene kadar aklıma getirmemiştim bile. Çünkü güzel bir çocuk ve ergen değildim. Çirkin ördek yavrusu hikayesi… Kız arkadaşlarım erkek arkadaş değiştirme safhalarına geçtiğinde bende tek bir çıkma teklifi bile yoktu ve inanın bu genç bir kız için çok dokunaklı oluyor.

MANTIK BENİ BULUYOR

* Gerçekçi misinizdir hayalperest mi?

Hayal kurmayı çok istesem ve gizliden gizliye bazen kurmayı başarsam da ben tipik bir akrep burcuyum; mantık beni her yerde gelip bulur.

* Hayatta en çok takıldığınız, dert edindiğiniz şeyler neler?

Sanırım insanların hakkımdaki düşünce ve sözlerine fazla önem veriyorum. Bu aynı zamanda en sevmediğim huyum, çünkü genelde asılsız oluyorlar!

* Birini sıra dışı kılan nedir sizin için?

Kesinlikle zeka. Aptallığa tahammülüm yok.

* Sizi sıra dışı ya da farklı kılan ne?

Zekam. Pek mütevazı bir cevap olmadı sanırım ama ben değil, etrafımdaki insanlar beni zeki bulur. Bir de çok komiğimdir…

* Hayatınızın kontrolünü kaçırdığınızı hissettiğiniz anlar?

Kalbimin kırıldığı dönemlerde yaşadığım hayal kırıklığıyla saçmaladığımı hissettiğim zamanlar oldu.

* Aşk halinin sizdeki semptomları neler? Neler oluyor size aşk halinde?

Herkes gözlerimin ışıldadığını, hareketlerimin canlandığını söyler; hemen belli ederim yani.

SLİP MAYO GİYDİRMEM!

* Hiç kaçtığınız, kendinizi bırakmakta direndiğiniz bir aşk yaşadınız mı?

Hayır; hiç kaçmadım yani. Sonunda çok üzüldüğümde bile çok şey öğrendiğimi bildiğim için hiçbir zaman da pişman olmadım. Hata yapmadan hata yapmayı öğrenemez kimse…

* Sizin için aşkın en zorlayıcı yanı?

Hiçbir yanı! Aşıksam beni niye zorlasın ki? Aşıkken hiçbir şeyin zor gelebileceğini sanmıyorum.

* Sevgilinize asla giydirmeyeceğiniz şey?

Slip mayo, beyaz çorap, lame ya da dore baskılı herhangi bir şey… Saysam daha çıkar ya neyse…

Popüler müzikte devrim yarattım

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

Hande Yener, elektronik müzik yapmasının kendisini toplumdan soyutlamadığını söyledi.

Yener, “televizyon programlarına katılıyorum, ama hepsine kendim olarak gidiyor ve kendi konseptimi taşıyorum. Gitmemek orayı küçümsemek olur. Ayrıca gerçekten uzaylı gibi değilim. Popüler kültürün şarkıcısıyım” dedi.

Hande Yener, medyada “iki gay’in rol aldığı ve seks oyuncaklarının kullanıldığı” diye bahsi geçen “Hipnoz” klibiyle son zamanlarda çok konuşuldu. Klip için ’sado mazo’ dendi. Sonra da RTÜK yasakladı/yasaklayacak. İşte hem bu meseleyi hem de kendisiyle ilgili diğer eleştirileri, Ayşe Hatun Önal’lı dedikoduları filan sormak üzere evine gittim Hande’nin. Türkçe pop üzerine tartışılacak tespitler yapan Hande bununla yetinmedi, son klibiyle dalga geçen özel pozlar verdi.

Son klibin epey konuşuldu, didiklendi. Ama ben en çok “klipte oynayan iki gay” lafına takıldım. Kim onlar, klipte neredeler?

- Herhalde o gay’lerden biri benim! Ben olduğumdan şüpheleniyorum. Bunu yazanlar kör olduğu için yapacak bir şey yok. Benimle beraber diğer klip arkadaşımı da (deriler giymiş adamdan bahsediyor) öyle yargılamış oldular.

n “Gay ikonu” etiketi ve “en çok gay barda eğleniyorum” açıklamaların… Gay’ler üzerinden prim yapmaya çalışma durumu var mı?

- Hayır, ama hep bu tarz sorular geliyor. “Gay ikonusunuz” diyorlar. Akabinde bir gay sorusu geliyor. Gelince de konuşuyorum.

n Peki klipte son durum nedir? RTÜK duruma el attı mı cidden? -

En son RTÜK Başkanı’nı aradım. “İnceleyelim bari” dedi! Yoksa öyle bir şey akıllarına bile gelmeyecekti. Çünkü RTÜK de çıkan haberlerden dolayı benim reklam yaptığımı düşünmüş. Oysa alakası yok. Sadece gazetede çıkan o haberden sonra müzik kanalları çekindiler “Acaba yasak geldi mi” diye.

n Madem bu kadar sansasyon yarattı, bari daha sert bir klip yapsaydım dediğin oldu mu? Çünkü aman aman bir durum da yok klipte…

- (Gülerek) Valla her an canlı yayında bir şey yapabilirim! Sonra bir daha davet etmezler herhalde!

UZAYLI OLMAKİSTEMİYORUM

n Canlı yayın demişken, farklı bir müzik yapıyorsun ama sonra kalkıp Petek Dinçöz’e ya da benzeri bir programa konuk oluyorsun. Bunu hiç anlamıyorum…

- Ama ben uzaylı olmak istemiyorum ki! O programlara yine kendim olarak gidiyor ve kendi konseptimi taşıyorum. Gitmemek orayı küçümsemek olur. Bir de gerçekten uzaylı gibi değilim. Popüler kültürün şarkıcısıyım. “Hande alternatif oldu” lafını kabul etmiyorum. Bence Hande popüler müzikte bir devrim yarattı! Yeni bir standart yakalamaya çalıştı, çalışıyor. Teknolojiyi kullanıyor. Hande şu anda bunu kabul ettirmeye çalışıyor sektöre. Son iki albümüyle bunu başardı da. En büyük desteğim de dinleyici oldu. Değişimime gerçekten inandılar. Onların gözü önünde mastırımı yapıyorum şu anda.

n Şu sıralar her yeni albüm çıkaran sana laf sokuşturuyor. Nasıl hissediyorsun, nasıl başa çıkıyorsun bu vıdı vıdılarla?

- İnsanın bazen kafası atabiliyor. Ki bu ülkede zoru başarmışken, hálá başka bir şey konuşuluyor. Oysa konserlerim dolup taşıyor. Hayatımda en çok konseri “Romeo” şarkısı döneminde yaptım. Bunları bilmeden insanlar çok fazla yorum yapıyor. Bir de ilk kez böyle oluyor. Şaşırıyorum. Sekiz yıl boyunca alışık olmadığım için. Kendi dünyamla ilgileniyorken, başka bir şeyin mücadelesini verirken böyle garip garip saldırılar her yerden… Çok demode geliyor.

AVRUPA’DAKİ MELODİLER ÇOK GÜÇLÜ DEĞİL

n Hayal ettiğin nokta nedir? Nereye kadar gidecek Hande Yener?

- Kesinlikle dünyaya açılacağım. Önce hayal etmek lazım biliyorsun. Evrene bunun enerjisini yolluyorum.

n Bu tarz müziği yapan çok insan var yurtdışında. Kendini nasıl kabul ettireceksin?

- Şu anda melodisi çok güçlü şarkılar görmüyorum Avrupa’da. Soundlar, fikirler yeni, ama bir sadeleşme var. Öncelikle “Romeo” şarkısına çok güveniyorum. Yeni bir düzenlemeyle çıkaracağız o şarkıyı.

n Avrupa derken, Londra herhalde… Orayı mı hedefliyorsun?

- Evet tabii. Almanya da olabilir. Orada da büyük firmalar var. İngiltere pazarına girmek ilk başta zor. Kendi şarkıcılarıyla daha çok ilgileniyorlar. Ama bu iş kısmet. Benim inadım ya da iddiam, orada bir şey göstereceğim durumu değil. Kendi müzikalitemi o derece yükseğe çekmek istiyorum. Dünyanın dikkatini çekecek kadar. Türkler’e nasıl baktıklarını sen de biliyorsun. Bir şekilde hepimizin bu yelpazeyi göstermesi gerekiyor.

O LEVEL’I BEYİNDE ATLAMAK LAZIM

n Son albümündeki şarkılar için “şarkı gibi değil” ve “birbirinin tekrarı olmuş” eleştirilerine ne diyorsun?

- Okumadım bu eleştirileri, ama biraz albümü dinlemek lazım. Yeni bir tarza alışmanız için o tarzı çözmeniz gerekiyor. Eskisiyle karşılaştırmamalı. O level’ı beyinde de atlamak lazım. O yüzden çok dinlemeli ya da biraz daha zaman vermeliler.

n Bir de “Pinokyo” şarkısıyla “Romeo” şarkısının yakın akraba durduğuna dair yorumlar var.

- İsim benzerliği sadece, yoksa melodileri değişik. Birinde üç tekrar var, diğerinde iki. Ayrıca şarkıların yürüyüş ritmi ve bas reef’leri çok farklı. Elde bir siyah beyaz kumaş var. Ama farklı şeyler üretilmiş. Alakası yok. Aslında “Yarasa” daha çok benzer “Romeo”ya.

n Eski bir şarkını bu formatta, yani elektronik düzenlemeyle yeniden söyler misin?

- Şişhane ile kaval durumu olur! Öyle bir şey yapamam. Müzikle dalga geçemem. Pop müzikte üç stil var. Biri Sezen stili. İkincisi, Nilüfer’in Kayahan’la beraber oluşturduğu stil. Üçüncüsü de Ajda Pekkan’ın cover şarkılarla dolu stili. Onun dışında başka bir stil yok. Onların devamı ya da yan sanayileri var. Bu yüzden de Türkçe pop batmıştır! Şimdi o yan sanayiler de yok. Son 15 yılda çıkanların hiçbiri eski popülerliklerinde değil. Bunu gördüğüm için ilerledim.

n Kenan Doğulu ve Tarkan?

- Hayır, onlar devam ediyorlar.

AYŞE HATUN ÖNAL’A DESTEK OLDUM

n Anlaşıldı, asla “best of” yapamayacaksın. Eski şarkılar içinde olamayacağına göre…

- Bir best of olursa “Apayrı” albümünden itibaren olur. Eski şeyleri sevmiyorum. Ayrıca yeni nesil de beni yeni tarzımla tanıyor.

n Ya ilk çıktığın gibi devam etseydin?

- Türkçe popa öyle devam etseydim, müziğe devam edemeyebilirdim! Son zamanlarımda artık sahnede saat sormaya başlamıştım. Ne zaman bitecek diye. “Napıyoruz ki biz?” diyordum. Millet eğleniyordu tabii. Şu anda da eğleniyorlar, değişen bir şey yok.

n Evet, Serdar Ortaç’la… Peki o ne yapsın?

- Soru neydi? Duyamadım!

n Tazminat ödeyecek misin Serdar Ortaç’a? Öyle bir karar çıkmış.

- Temyize gittik şu anda.

n Şu dedikodu doğru mudur: Ayşe Hatun Önal, albüm hazırlığı yaparken seninle beraber çalışan aranjör Erdem Kınay’la düzenlemeleri yapmak istemiş. Ama sen iki katı para verip Erdem’e, “Hayır, benimle çalışacaksın” demişsin!

- Birincisi, iki katı para kimseye vermem! Ayrıca ben çok destekledim Ayşe Hatun’u. Albümünün çıkması için Erol Köse’yle görüştürdüm. Ama anlaşamadılar. Erdem’le ise sahnede sorunlar yaşadık. Ondan yeni albüm yapma enerjisi alamadım. Ben de işime baktım. Kimseyi kapatmam da söz konusu değil.

“ŞU YAŞA GÖRE GİYİN” GİBİ ŞEYLERE TAKILMAM

n Şu anda belki sırat köprüsünde yürüyormuşum gibi görünüyor. Ama niye on sene sonra yapayım ki istediğim müziği? Ayrıca şimdiki gençliğe çok inanıyorum. Enerjileri çok üstün.

n Madonna’nın varlığını bilmek çok iyi bir his. İnancımı yüzde yüz verenlerden biri odur!

n Son albümü yaparken hakikaten hipnoz olduk. Son altı ayımızı hatırlamıyoruz! Hatta Erol Temizel evlenecekti, bir türlü evlenemedi. “Şu albüm bitsin, daha sonra” dedi. Ve nihayet dün evlendi.

n “Nasıl Delirdim” bir deneydi, bu albüm daha bilinçli bir deney oldu. Ama artık bu kadar sık albüm yapmayacağım. Biraz duracağım.

n Yaş olayını aştım. Şu yaşa göre giyin, şöyle davran gibi şeylerim de kalmadı. Zaten bunları atlatınca hiç sorun kalmıyor.

Yeni Albümü İçin Direğe Çıktı

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

Üç yıl aradan sonra albüm çıkarmaya hazırlanan Yonca Evcimik yine farklı bir çalışmaya imza attı. Yoncimik’in yeni imajı artık pek de çocuklara hitap etmiyor.

Yıllar önce ‘Çıtır Kızlar’ ve ‘Birkaç İyi Adam’ gibi grupları lanse eden Evcimik, kendi albümünde, iki yeni grubu daha müzikseverlere tanıtacak. Evcimik, şovlarında da onlarla birlikte sahneye çıkacak. Sanatçı, “Yenilik konusunda alçakgönüllü olamayacağım. Ben her şeyi önceden görüp hareket ediyorum” dedi.

Düzgün fiziğimi dansa borçluyum

Fotoğrafçı Ceren Semerci’ye striptiz direğinde poz veren 42 yaşındaki Yonca Evcimik dans etmeye borçlu olduğunu söylediği düzgün fiziği ile adeta yıllara meydan okudu

Nilüfer bir yaz sürprizi yapıp single ile müzikseverlerle buluşuyor.

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

ilüfer’in de müzik yaşamında bir ilk olan single, D M C etiketi ile önümüzdeki hafta raflarda yerini alacak ve bütün yaz değişik versiyonlarıyla kitlelere ulaşacak.

Cd’de sözü ve bestesi Nilüfer’e ait “ Sen Beni Tanımamışsın” isimli şarkının 4 farklı versiyonu bulunuyor. Şarkının pop ve akustik versiyonu Ozan Çolakoğlu tarafından düzenlendi. Remix versiyonları ise Dj Hüseyin Karadayı ve Suat Ateşdağlı imzası taşıyor. Single da bu dört versiyonun dışında bestenin iki de playbacki bulunuyor.Yani Nilüfer’in son şarkısını sevip

“Keşke ben de söyleyebilseydim” diyenler için altyapı hazır…

Ayrıca Nilüfer’in yeni single’ı “ Sen Beni Tanımamışsın” ilk defa ve sadece Power Club’ta satışta olacak. Yeni albümünü sonbaharda çıkartmayı planlayan Nilüfer,single işini çok sevdiğini bundan böyle ikibuçuk yıl albüm yapmak için beklemek yerine zaman zaman tek şarkılık singillarla müzikseverlerle buluşacağını belirtiyor…

Müslüm Baba’nın acı günü! Hayat arkadaşı Muhterem Nur yoğun bakımda!!!

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

Müslüm Gürses’in eşi ve sanatçı Muhterem Nur, Nazilli”de geçirdiği rahatsızlık sonucu hastaneye kaldırıldı. Şeker hastalığına bağlı beyin kanaması ihtimali bulunduğu açıklanan Muhterem Nur’un yoğun bakıma alındığı öğrenildi

Konseri sırasında olayı haber alan Müslüm Gürsen konserini yarıda kesip Nazilli Devlet Hastanesi”ne koştu… Yoğun bakımdan çıkarılan ve durumu iyiye giden Muhterem hanımın taburcu olduğu öğrenildi…

HEPSİ ‘Şaka’ yapacak

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

Yeni albümleri HEPSİ ŞAKA ile, hayranlarıyla buluşmaya hazırlanan HEPSİ kIzları, şarkılarını aynı zamanda yepyepi showlarıyla sahneye taşıyorlar.

Cemre, Eren, Yasemin ve Gülçin, BKM’nin organizasyonuyla 24 Mayıs Cumartesi gününden itibaren hayranlarıyla buluşacaklar.
Grubun MFÖ’nün SAKIN GELME’si, SEZEN AKSU’nun ONU ALMA BENİ AL’ı, BÜLENT ORTAÇGİL’in BENİ KATEGORİZE ETME’si, MİRKELAM’ın TAVLA’sını yeniden yorumladıkları 3. Albümleri HEPSİ ŞAKA, KENAN DOĞULU’nun DÖRT PEYNİRLİ PİZZA isimli yeni şarkısını da içeriyor.

Kızların yepyeni kostümler ve danslar ile renklendirecekleri konserlerin programı şöyle:

24 Mayıs Cumartesi, 20:30- İstanbul- Turkcell Kuruçeşme Arena
25 Mayıs Pazar, 19:00- Kocaeli- N-City konser alanı
31 Mayıs Cumartesi, 20:30- Bursa- Kültür Park Açıkhava Tiyatrosu
1 Haziran Pazar, 20:30- İzmir- Fuar Açıkhava Tiyatrosu
8 Haziran Pazar, 20:30- Ankara- Anadolu Gösteri Merkezi

Müzikten ötesi vardı

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

53. Eurovision Şarkı Yarışması’nda gelenek bozulmadı! Müzikten çok siyasetin konuştuğu gecede ülkemizi ‘Deli’ şarkısıyla temsil eden Mor ve Ötesi, başarısına rağmen 7. olabildi

Bu yıl 53.’sü düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nda müzik sustu, siyaset konuştu! Sırbistan’da yapılan yarışmanın 1.’si Rusya, 2.’si Ukrayna, 3.’sü ise Yunanistan oldu. Ülkemizi ‘Deli’ isimli şarkılarıyla temsil eden ‘Mor ve Ötesi’ ise yarışı 7. sırada bitirdi.

‘HAKKI YENDİ’
Gecenin en dikkat çeken yanı ise; son yıllarda yarışa damgasını vuran siyasi oyunlardı! Aralarında yakın ilişki bulunan ülkeler yüksek oyları birbirlerine verirken, aynı şey komşu ülkeler için de geçerliydi. Türkiye’nin en yüksek oyları ise 12 puanla Azerbaycan’a, 10 puanla Ermenistan’a, 8 puanla Ukrayna’ya gitti. Bu arada Yunan şarkıcı Kalomira, yarışmadan sonra “Türkiye’nin hakkı yendi” yorumunu yaptı.

Eurovizyon değil, erotik şovlar geçidi!!!

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’daki 53. Eurovision şarkı yarışması, şarkıların kalitesinden çok muhteşem sahne şovlarının ön plana çıkarıldığı bir “seks şov” tadında geçiyor.

Son yıllarda daha çok Amerikan futbol şampiyonasının finali Super Bowl gecesini andıran şatafatlı bir olay haline gelen Eurovision, henüz elemelerinde bile bunun işaretlerini fazlasıyla verdi. Hafta içindeki iki ön eleme gecesinde birçok grup sahneye ışıl ışıl dekolte kostümlerle çıktı ve seksi kıyafetler içindeki dansçılarının gösterileriyle şarkılarını süsledi. Bu manzaralar, bu akşamki finalde izleyicileri renkli ve belki çok daha seksi bir gecenin beklediğini haber veriyor.

Güney Kıbrıs

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 10 ülke arasında Kıbrıs Rum Kesimi de yarıştı. Rumlar finale kalmayı başaramadı ancak, 4 erkek tarafından el üstünde taşınan şarkıcı Evdokia Kadi, turuncu püsküllü mini elbisesiyle göz doldurdu.

Ukrayna

Ukrayna’yı temsil eden şarkıcı Ani Lorak, seksi kıyafetiyle finale kalmayı başardı. Gümüş simli yarı transparan ve eteklerinden püsküller sarkan kostümüyle seksi hareketler yapan Lorak, görsel olarak da tam puan aldı.

Çek Cumhuriyeti

Çek Cumhuriyeti’nden Tereza Kerndlova, mini minnacık beyaz kıyafetiyle çıktığı sahnede yürekleri hoplattı ancak performansı finale kalmaya yetmedi.

Belarus

Belarus temsilcisi Ruslan Alehno, seksi dansçı kızlarla şarkısına renk katmaya çalıştı ancak o da elenmekten kurtulamadı.

‘Hepsi’ne dişli rakip geldi: MP 3

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

Dört kızdan oluşan Hepsi Grubu’na üç kız tarafından kurulan rakip geldi. Yıldız Asyalı, Seda Telciler ve Burcu Canbaş’tan oluşan MP 3 adlı grubun ilk albümündeki 6 şarkının söz ve besteleri Asyalı’ya ait

Grup üyeleri, albümün ilk klibini ise bestesi Goran Bregoviç’e ait olan ‘Sevmek Zamanı’ adlı şarkıya çekti. Geçen gün Samsun’da ilk sahne deneyimlerini de yaşayan üçlü ilk sınavı başarıyla atlattı.

Eurovision teklifi aldılar

Posted by admin on Temmuz 25th, 2008

TRT, 2009 Eurovision Şarkı Yarışması için Hepsi grubuna teklif götürdü. Cemre, Eren, Yasemin ve Gülçin isimli 4 genç kızdan oluşan grubun, yaratıcı sahne şovları nedeniyle tercih edildiği öğrenildi

TRT, Mor ve Ötesi’nin 7′nci olduğu 53. Eurovision Şarkı Yarışması’nın ardından hız kesmeden Hepsi Grubu’yla görüştü.

53. Eurovision Şarkı Yarışması’nda 7. olan Mor ve Ötesi’nin ardından, TRT’nin bu kez de önümüzdeki yıl için Hepsi Grubu’na teklif götürdüğü konuşuluyor. Yarışmayı dikkatli bir şekilde inceleyen TRT yönetiminin, yalnızca grup ve şarkının değil görsel şovun da önemli olduğunu tespit ederek Hepsi Grubu’nu seçtiği öne sürülüyor.

SAHNE ŞOVU ÖNEMLİ
54. Eurovision Şarkı Yarışması için Hepsi Grubu’yla görüşen TRT’nin, kızlardan olumlu yanıt aldığı öğrenildi… Özellikle gençlerin büyük ilgi gösterdiği grubun 4 üyesi, şarkıları kadar sahne şovlarıyla da dikkat çekiyor. TRT’nin Cemre, Eren, Yasemin ve Gülçin’den oluşan Hepsi Grubu’ndan çok şey beklediği iddia ediliyor.


Directory
Copyright © 2007 Tv Haberleri. All rights reserved.