DOĞANIN SUNDUĞU MUCİZE BİTKİ “SOYA”

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Soya fasulyesinin tarihine baktığımızda doğu mutfağında oldukça önemli bir yeri olduğu görüyoruz. Yaklaşık 5 bin yıl önce Doğu Asya ovalarında keşfedilen “soya”, Asya halkının beslenme alışkanlığında bir devrim yaratmış ve vazgeçilmez olmuştur. Batı ülkelerinde ise soyanın önem kazanması 20. yüzyılda başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında protein ve yağ teminindeki yetersizlikler, soya fasulyesinin insan gıdası olma yönündeki önemini arttırmıştır. Günümüzde ise soya, dünyada en çok yetiştirilen ürünlerden biridir. Yaratıcı aşçılar, soya kullanarak yemeklerine çeşit katmışlardır. Soya ile yapılan yemekler lezzetli olduğu kadar sağlık yönünden de oldukça yararlıdır. İnsan sağlığı açısından önemini ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri keşfetti ve Amerikalı üreticiler bu önemli keşfe vakit kaybetmeden cevap verdiler. İlk önce Orta ve Batı Amerika’da yetiştirilmeye başlanan soya fasulyesi, seri bir şekilde tüm ülke geneline yayıldı ve 26 eyalette soya fasulyesi ekimine başlandı.

Amerika’daki soya fasulyesi yetiştiriciliği, Meksika Kanalı’ndaki büyük limanlara yapılacak nakliyatı kolaylaştırmak amacı ile daha ziyade Mississippi Nehri etrafındaki eyaletlerde gelişti.

Soya fasulyesi diğer yağ tohumlarına göre bazı avantajlara sahiptir: Örneğin uzun süreli depolama ve uzun mesafeli sevkiyatlara elverişlidir. Kolay kolay bozulmaz. Soya fasulyesinin hasadı diğer yağ tohumlarına göre daha kolaydır. Bütün hasat işlemi tam otomatik olarak el değmeden yapılabilir. Soya fasulyesinin başka bir avantajı da yetişme süresinin çok kısa olması nedeniyle (ekilen tohumlar 3-4 ay içinde hasata hazır hale gelir) ürünün dünyadaki talebe adapte edilebilmesidir.

Hasat mevsiminde toplanan soya fasulyesi, hiçbir işlem yapılmadan nakliye araçlarına yüklenir ve işleme birimlerine aktarılır.

Hedefine ulaşan fasulyeler araçtan indirilip yağ değirmenlerine taşınır. Temizlendikten sonra özel makinalarda parçalanarak ince tabakalara ayrılır. Bu işlemler yağ hücrelerinin direncini kırdığı gibi, yağı çıkarılacak ürünün yüzeyini de genişletir.

Daha sonra, fasulyenin bünyesinde barındırdığı yağ uçucu özellikte bir çözücü kullanılarak ekstraksiyon yöntemi kullanılarak çıkarılır. Kullanılan bu çözücü distilasyon (damıtma) yöntemi ile kolaylıkla elimine edilebilir.

Ardından gelen rafinasyon işlemi ile tat ve koku veren bütün maddeler ayrılır. Bütün bu kırma ve rafinasyon işlemleri soya fasulyesinin doğal bileşenlerini korumak amacı ile büyük bir titizlikle kontrol edilir.

Bu işlemlerden geçirilen yağ, sofra yağı ve kızartma yağı olarak mutfaklarda kullanılabileceği gibi margarin, mayonez ve çeşitli sosların üretiminde temel hammadde görevini görecek kek, kurabiye, bisküvi, kraker gibi çeşitli hazır unlu mamullere lezzet katacaktır.

Bütün bitkisel yağlar gibi, soya yağı kolestrolsüzdür. Doymuş yağlar açısından da fakirdir. Soya yağında omega-3 ve omega-6 adlarıyla bilinen iki tür yağ asidinin kendine özgü bir karışımı bulunmaktadır. Soya yağındaki omega-3 yağ asitleri kalp hastalığı riskini azalttığı kanıtlanan balık yağının içeriğindeki yağ cinsine benzer özelliktedir. Bir çay kaşığı soya yağında, yaklaşık 5 gram yağ ve 45 kalori bulunur. Yağ, temel bir besin olsa da çoğu Amerikalı, bu besini gereğinden fazla tüketmektedirler. Sağlık uzmanları tüketicilere yağdan alınan kalorinin toplam kalori miktarının %30′unu aşmamasını salık vermektedirler. Pekçok beslenme uzmanına göre yağın gıda tüketimindeki oranı %20′yi geçmemelidir.

Amerikalılar şu anda aldıkları kalorinin %37′sini yağdan elde etmektedirler. Tüketilen gıda içerisinde yağın konumu, konunun sadece bir yönünü oluşturmaktadır. Yemek pişirmek için seçeceğimiz yağın, çoklu doymamış ve/veya tekli doymamış yağ asitleri açısından zengin yağlar olması çok önemlidir. Böylelikle kandaki kolestrol oranının düşürülmesi mümkün olur. Soya yağı, çoklu doymamış yağ içeriği açısından zengindir.

ŞİFALI OTLAR

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

ADAÇAYI Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Kan dolaşımını hızlandırır. Kanamaları keser. Göğsü yumuşatır. Öksürüğü keser. Astım hastaları için yararlıdır.Böbrekleri çalıştırır.

AHUDUDU Taze ve olgun döneminde ahududu yemek çok şifalıdır.Vücuttaki toksinleri dışarı atar, kanı temizler, kuvvet ve canlılık verir. Ayrıca, çiçeği bulup kaynatabilirseniz, bu su, hem göz hem bademcik iltihaplarında tedavi edici rol oynar.
ALKOL Biraz sulandırılan saf alkol her türlü yara, iltihap için ideal ilk yardım malzemesidir. Dolamalarda, apsenin oluşmasına alkol engel olur. Evdeki sinirlenmelerde, bayılmalarda alkolle masaj çarçabuk ve iyi bir sonuç almanıza yarar. Evinizde mutlaka bulundurun.
ANASON Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.
ASMA Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
AYRIKOTU İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.
AYVA Şeker ve tanen gibi maddeler ihtiva eder. Vitamini boldur, ishal kesmek için en iyi ilaçtır. Bilhassa çocuk ishallerinde kullanılır. Hastaya günde 30 gr’dan 10 gr’a kadar ayva şurubu verilebilir. Çekirdekleri bazı ekzamalarda çok iyi sonuç verir.
BADEMYAĞI Küçük çocukların kabızlığnda 1 çay kaşığı verilirse iyi gelir. 1 ölçü bademyağı 9 ölçü acı kuyu suyuna karıştırıldığında yanıklara karşı birebirdir. Derinin su toplamasını önler.
BAKLA Çiçeği ilaç olarak kullanılır. İdrar söktürücüdür. Vücuttaki zehirleri atar. Böbreklerinde taş olanlar bu ilaçtan çok fayda görür.
BAL Besinlerin en güzelidir. Kuvvet, canlılık verir, nekahat döneminde hastanın ayağa kalkmasına yardım eder.Kansızlığa,zayıflığa iyi gelir. Çocuklarda bağırsakları yumuşatır, kabızlığa iyi gelir.
BROKOLİ Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler.
BUZ Türlü sebeplerden doğan bulantı ve kusmalarda, akciğer ya da mideden kan gelme halinde hastaya ufak buz parçaları yutturmak faydalıdır. Apandisitli hastaların karnına, beynine kan hücum etmiş kimselerin başına buz parçası koymak iyi gelir. Büyük baş ağrılarında da buz torbası ağrı keser. Önemli not: Buz kesesini daima ve muhakkak ki iki yün parçası arasında tutarak uygulayın.
ÇAY Bilinen özelliklerin üstüne, iyi bir idrar söktürücüdür. Hazımsızlıkları da düzeltir.
ÇÖREKOTU İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa baş ağrısını keser.
DEFNE Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir.
DEREOTU Yemeklerimizin, salatalarımızın bu süsü, aynı zamanda iştah açar, kuvvet, çeviklik verir, bağırsak gazlarını giderir. Hazmı kolaylaştırır, hiç bir zararı yoktur.
DEVEDİKENİ Ateş düşürür. Terletir ve vücuda rahatlık verir.
DOMATES Vitamin deposudur. özellikle A vitamini bakımından çok zengindir. Fakat içinde oksalat denen bir madde olduğundan böbreklerinde taş ve kum olanların fazla yemeleri iyi değildir.
DUT Beyaz dutun yaprakları idrar söktürücüdür. 7 gr. kadar yaprak 250 gr. suda haşlanıp içilirse hemen etkisi görülür. Karadut daha çok doktorlukta kullanılır. Karadut şurubu ağızda, diş etlerinde meydana gelen iltihapları iyileştirir. Bir parça hatmi çiçeğini haşlayıp içine dut şurubu konularak gargara yapılırsa bademcik iltihapları geçebilir .Küçük çocukların ağız ve diş iltihaplarında en çok kullanılan ev ilacı dut şurubudur. Yutulsa bile hiç bir zararlı etkisi yoktur.
EBEGÜMECİ Göğsü yumuşatır. Öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
ELMA ÇAYI Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. İdrar söktürür. Vücuttaki zararlı meddalerin atılmasına yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesini sağlar. Hazmı kolaylaştırır. Kanı temizler. Kolesterolü düşürür. Kabızlığı giderir. Şeker hastalarına faydalıdır. Öksürüğü keser. Ateşi düşürür. Ucukları giderir.
ELMA SİRKESİ Kilo vermede yardımcı olur. Cilt sağlığında önemli rolü vardır. Hazım ve dolaşım sistemlerine faydası vardır. Vucudu temizler.
ENGİNAR Karaciğer ve böbrek yetersizliğinde, bunların sancılarında, sarılık ve gut hastalıklarında, aşırı şişmanlıkta, kurdeşende, romatizmada ve egzamada oldukça faydalıdır. Kan dolaşımını düzeltir. Kolestrolün neden olduğu damar sertleşmelerinde, kalp sancıları, enfarktüs, beyin kanamaları gibi rahatsızlıkların önleyicisidir.
FESLEĞEN Öksürüğü keser. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kaçırır.
FINDIK Fındık yapraklarının 25 gramı 1 lt. suda haşlanıp içildiğinde kanı temizler.
GELİNCİK Nefes darlığı, astım ve bronşitte rahatlık verir. Kan tükürme ve kusmayı önler. Yanıkları iyileştirir.
GLİSERİN Ağızdan alındığında , bağırsakları yumuşatır. Safra yollarının tıkanıklığına iyi gelir, safra akımını kolaylaştırır. Dışarıdan kullanımında , deri çatlaklarına çok iyi gelir. 1 ölçü limon suyu, 1 löçü kolonya ve aynı miktar gliserin karışımı deriyi yumuşatır, çatlakları giderir. Ev işi yüzünden elleri çatlayan kadınlar bu ilacın faydasını görür ve daima kullanırlar.
GÜL YAPRAĞI Özellikle kırmızı gülün yaprakları kullanılır. 20 gr. gül 1 lt. suda haşlanarak bir fincan içildiğinde ishali keser. Aynı su ise yapılan gargara bademciklerde, göz banyosu da gözlerdeki iltihaplara iyi gelir.
HAVUÇ Mutfaklarımıza kadar girmiş olan bu bitki diüretik ve stimülan etkileri ile bilinir. Ayrıca zengin bir Vitamin E ve Karoten kaynağıdır. Havuç çekirdekleri karminatif ve stimülandır. Flatulens,dizanteri ve kronik öksürükte çok faydalıdır.
IHLAMUR Sinirleri kuvvetlendirir. Uyku verir. Kansızlığı giderir. Böbrek ve mesaneyi temizler. Grip ve soğuk algınlığı şikayetlerini giderir. Göğüs ve bronşları yumuşatır. Kabızlığı ve barsak spazmını giderir. Saç dökülmesini önler. Dıştan lokal veya tam banyo halinde alınırsa cildi yumuşatır.
ISIRGAN OTU Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.
ISPANAK Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze.
KABAK Pek çok çeşidi içinden ilaç olarak kullanılan helvacı kabağıdır. Bildiğimiz kabak çekirdekleri helvacı kabağındandır. Tenya denilen bağırsak kurtlarını dökmede tuzsuz kabak çekirdeği harika bir ilaçtır. Hem çok etkin, hem de tümüyle zararsızdır. Çocuklara 40 gr. büyüklere 100gr. kabak çekirdeği verildiğinde, tenya denen sinir bozucu parazitten kolayca kurtulmaları sağlanır.
KARABİBER Karabiber, az miktarda yemekle birlikte alındığında hem iştah açar, hem hazmı tanzim eder. Ev ilacı olarak, karabiber ıhlamura karıştırılıp içilirse mide sancılarını kesmekle bire birdir. Yalnız tahriş edici olduğundan az miktarda kullanılması şarttır.
KARANFİL Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar.
KEKİK Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. Kalp çarpıntısını keser. Bağırsak iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Kandaki şeker miktarını azaltır. Lezzet arttırıcı yönlerinin yanısıra sağlığa da çok yararlı bir bitkidir.40-50 gr. kadarı 1 lt. suda haşlanıp ara sıra bir çorba kaşığı içilirse mide sularını arttırır, iştah açar. Hazmı hareketlendirir, kolaylaştırır. İçine kekik atılmış, vücudun dayanabileceği sıcaklıklıktaki su ile yapılan banyo romatizma ağrılarına çok iyi gelir. Kekik çay gibi, içildiğinde göğsü yumuşatmak, öksürüğü kesmek, sinirleri yatıştırmak gibi değerli niteliklere sahiptir.
KEREVİZ Vitaminler içerir. Midenin işlevlerine yardımcı olur. İdrar oluşturmaya yardımcı olur.Gut hastalıklarına, romatizmaya karşı etkilidir. Kilo vermeye yardımcı olur.
KUŞBURNU Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor. Selüliti engeller.
LAHANA Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır.
LİMON Vitamini bol. Romatizma ağrılarını hafifletir. Gargara yapıldığında boğaz ağrılarını giderir. Ateş düşünür. Kısacası sağlık için beslenmemizin vazgeçilmez bir parçasıdır.
MARUL Uykusuzluğa iyi gelir. Sinirleri yatıştırır. İdrar söktürücü, iç temizleyicidir.
MAYDANOZ Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir, kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur.
MELEKOTU Kan dolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu dövülüp başa sürülecek olursa bitleri öldürür. Astım nöbetlerine faydalıdır.
MEYANKÖKÜ Grip, nezle, anjin ve nefes darlığına faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür.
NANE İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazını giderir. İshali önler. Ateşi düşürür. İyileşmeyi çabuklaştırır. Uykusuzluk, sıkıntı ve yorğunluğu giderir. Grip, soğuk algınlığı ve nezleye iyi gelir.
ÖKSEOTU Kalbin atışlarını arttırır. Damar kireçlenmelerinde faydalıdır. Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır.
PAPATYA ÇAYI Spazm çözücü, gaz gidericidir. İltihapları iyileştirir. Ülsere karşı koruyucu etkisi vardır. Ağrılı adet şikayetlerini giderir. Bağırsakları çalıştırır. Romatizma ağrılarını hafifletir. Gargara suyu halinde kullanıldığında ağız ve boğaz yaralarını giderir.Papatya suyu ile sabah akşam göz banyosu yapıldığında, çapaklar engellenir. Saça sürülüp güneşe çıkıldığında saçın rengini açar.
PIRASA İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
PİRİNÇ Pirinç mutfaklarımıza kadar girmiş bir gıda maddesidir. Pirinç suyu mükemmel bir demulsent ve serinleticidir.
SOĞAN VE SARMISAK Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor. Önemli miktarda germanyum ihtiva eder. Bu element antibiyotik etkilidir, vücudun bağışıklık sistemini destekler, fiziksel dayanıklılığı arttırır. Ayrıca sarımsak kan basıncını düzenler ve kolesterolü düşürür.
SOYA Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve bu da kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.
TARÇIN Ruhi sıkıntıları giderir. Sürmenajda faydalıdır. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar, hazmı kolaylaştırır.
TERE İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler.
TURP İştah açar. Uyarıcı, idrar söktürücü, solunum sistemindeki birikintileri atmaya yardımcı olur.
YULAF Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır. Besin değeri yüksek bir diyet ürünüdür. Dengeli bir diyet için kullanılmasında fayda vardır.
ZENCEFİL İştah açar. Kusmayı önler. Bağırsak bozukluklarını giderir.
ZEYTİNYAĞI Kolestrolü düşürür. Cilt aierjilerine iyi gelir. Kanser riskini azaltır. Kalp damar tıkanıklıklarının giderilmesinde yardımcı olur.

Enginar

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Enginar

Baş ve sap kısımları sebze olarak yenen enginar (Cynara scolymus), Batı ve Orta Akdeniz bölgelerinin yerli bitkisi. Daha ilkçağlarda Doğu Akdeniz’e götürülerek ekilen enginarın Roma İmparatorluğu döneminde çok değerli bir bitki olarak ün saldığı biliniyor. Günümüzde birbirinden değişik yemekleri yapılan enginar dikildikten sonra yıllarca yaşayan bir bitki.

Ekildikten dört ile sekiz yıl sonra çiçek başçıklarının büyüklüğü ve kalitesi düşmeye başladığında, kök parçalarından alınan sürgünlerden yeni bitkiler üretiliyor. Günümüzde Akdeniz ülkeleri, Belçika ve ABD’de California başta olmak üzere iklimi yumuşak ve nemli, toprağı killi, kumlu ve rutubetli pek çok ülkede yetiştirilen enginarın faydaları saymakla bitmiyor.

Bu kadar faydalı olmasının nedeni, bünyesinde “cynarine” içermesi. Enginarda aynı zamanda yüksek miktarda magnezyum, demir ve C vitamini de bulunuyor. Kandaki üre, kolesterol ve şeker miktarını azaltan enginar, düşük kalorili olması nedeniyle rejim yapanların baş tacı. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önleyen, sinirleri güçlendirerek vücuda dinçlik veren, ruhi ve bedeni bitkinliği ortadan kaldıran enginar, unlu yiyeceklerin sindirimini kolaylaştırdığı gibi kolesterolü düşürüyor. Bu mucizevi bitki ayrıca karaciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesini sağlıyor, böbrek kumlarının dökülmesine yardımcı oluyor, ishali kesiyor, mide ile bağırsakların temizlenmesinde büyük rol oynuyor ve romatizma hastalarına tavsiye ediliyor. İştah açıcı özelliği de olan enginarın yalnızca emzikli kadınlar, böbrek ve mesanesinde iltihap olan kişiler tarafından yenilmemesi gerekiyor. Enginar pişirmenin de püf noktaları var. Kararmaması için ayıklandıktan hemen sonra içinin ve dışının limonla ovulması lazım. Enginarlar yine aynı nedenle pişirilmeden önce iki litre suya, üç kaşık un ve bir limon sıkılarak hazırlanan bir karışımda bekletiliyor. Bu faydalı sebzeyi yedikten

YEMEK YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTALAR

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Köftenin Daha Lezzetli Olması İçin

Yapacağınız köftenin daha lezzetli olmasını istiyorsanız; Köftenin içine katacağınız bayatlamış ekmeği yumuşatmak için suda ıslatmayın. Bunun yerine eğer varsa bayat ekmekleri et suyuna koyun. Et suyunda ıslanmış ekmekler köftenizi çok daha lezzetli kılacaktır.

Etleri Yumuşatmak İçin

Limon suyu etleri yumuşatır. Sert etler bile limon suyu ilave edilerek pişirilirse hem yumuşak ve lezzetli olur, hem de çabuk pişer. Bir diğer yol ise yoğurtla terbiye etmektir.

Ekmeğin Küflenmemesi İçin

Ekmeğin küflenmemesi için ekmek kutusuna koyarız. Ancak buna rağmen ekmeğin küflenmesi çok olur. Bunu önlemek için de yapılacak en iyi şey tuza başvurmaktır. Bundan böyle ekmek kutusuna artan ekmeğinizi koyarken ufak bir kabın içine tuz koymayı da ihmal etmeyin.

Salataya Doğranacak Soğan

Salataya doğrayacağınız soğanı bir süre buzlukta bekletmenizi tavsiye ederiz. Bu sayede hem doğrarken gözünüz yanmaz, hem soğan kolay dilimlenir, hem de daha parlak görünüşlü olur.

Et Pişmiyor mu?

Sert etleri çabuk pişirmek için tencereye bir parça ekmek atın. Göreceksiniz ki, işiniz son derece kolaylaşacak.

Etler Çok Sertse

Pişireceğiniz parça et sertse, daha önceden sirke ve zeytinyağıyla ovarak bir gece, bütün gece olma bile, hiç olmazsa birkaç saat bekletmenizde yarar vardır.

Şekerlenen Reçeller

Bu durumdaki reçeli tencereye doldurun, her kilosu için iki limondan elde ettiğiniz limon suyunu ilave edin ve bir taşım kaynatın, reçeliniz normale dönecektir.

Lezzetli Çay Nasıl Demlenir

Çoğumuzda, çay ne kadar çok demlenirse, tadının o kadar iyi olacağına dair bir hüküm vardır. Bu tamamen yanlıştır. Çayın uzun süre demlenmesi, içindeki bazı maddelerin oranını değiştirecek, bu da çayın tadını etkileyecektir. Çayınızı en fazla 10 dakika demleyin, o zaman çayınız daha lezzetli olacaktır.

Balığı Kurulayın

Çarşıdan büyük bir titizlikle seçerek aldığınız balıkları kızartmak üzere yıkadıktan sonra kurulamanızda fayda vardır. Bu suretle una ve yumurtaya daha iyi bulanmalarını sağlamış olursunuz.

Böreği Bekletmek Gerek

Yapacağınız böreğin, lezzetli olması ve kıvamında pişmesini istiyorsanız, ateşe koymadan önce birkaç saat bekletin. Usta aşçılar, aslında buzdolabında bir gece bekletmenin daha iyi olduğunu söyler.

Eti Çabuk Pişirmek

Etli yemeklerinizin daha çabuk pişmesini istiyorsanız, içine biraz sirke katın. Hem daha çabuk pişer, hem daha lezzetli olur.

Lezzetli Yoğurt

Yoğurt yapacağınız sütü kaynamaya başladıktan sonra beş dakika süre ile büyük bir kaşıkla havalandırarak kaynatırsanız daha lezzetli yoğurt elde edersiniz.

Bekletilen Yiyecekler

İmalat ve saklanma esnasında gerekli sağlık kurallarına riayet edilmediğinden gıdalara yerleşen bazı mikroplar günlük hayatımızda sık rastlanabilen zehirlenmelere sebeb olabilmektedir. Genellikle süt, peynir, tereyağı, et, sucuk, dondurma ile uzun müddet bekleyen yaş pasta, yumurta ve yumurtalı yiyecekler, bunlar arasında sayılabilecek belli başlı riskli yiyecek maddeleridir. Gıda zehirlenmesini en mühim belirtisi, ishal, kusma ve ateşle başlar. Bu belirtiler karşısında hemen doktara başvurulmalıdır.

Hamuru Düzgün Kesmek

Açtığınız hamuru veya aldığınız yufkayı düzgün yuvarlak şeklinde kesmek istiyorsanız ya bir tencere kapağını veya alüminyum bir sahanı kullanabilirsiniz. Bunun yardımıyla hamuru fazla bastırmadan, ezip parçalamadan düzgün parçalar elde edebilirsiniz.

Patatesi Kızartmadan Unlayın

Patates kızartmasının kıtır kıtır, gevrek olmasını istiyorsanız, patatesleri una buladıktan sonra tavaya atmalısınız. Patates pürenize de değişik bir koku vermek istiyorsanız, içine bir miktar hindistan cevizi atın. Tadının çok değiştiğini göreceksiniz.

Yemeğe Yağı Fazla Kaçırırsanız

Yağı fazla olan yemeğin üzerine iki dilim bayat ekmek koyarak kapağını kapatın ki buharıyla birlikte yağını da çeksin. Böylece evinizdeki bayat ekmekleri de değerlendirmiş olursunuz.

Yemeğin Tuzu Fazla Kaçtıysa

Pişirirken yemeğinizin tuzunun fazla olduğunu düşünürseniz içine soyulmuş patates koyabilirsiniz.

Maydanozu Naylon Kutuya Atın

Çarşıdan, pazardan aldığınız maydonozlarınızı, dereotunuzu uzun zaman dolabınızda bozulmadan, sararmadan saklamanın yolunu biliyor musunuz? Bunun için maydonoz ve dereotunu önce güzelce yıkayın. Temiz bir peçeteyle sarıp iyice kurulayın. Temiz kapaklı bir naylon kutuya koyup buzdolabına kaldırın. Uzun müddet bozulmadan kaldığını göreceksiniz.

Buzluktan Çıkarılan Kıymaya Yapışan Kağıt Nasıl Çıkartılır

Buzluktan çıkarılan kıyma, genellikle kağıdına yapışır. Kağıdı zorlamadan çıkartmanın da formülü var. Kağıda sarılı olan kıymayı, kısa bir süre soğuk suyun altında tutun. Kağıt yırtılınca da kıymayı böylece bir naylon torbaya koyun. Kıyma biraz ısınınca kağıt çıkacaktır.

Tabaklardaki Çatlaklar

Yemek takımınızdaki tabaklarda oluşan küçük çatlaklar nedeniyle kırılmalarından ve takımın bozulmasından korkuyorsanız; tabağı bir tencereye koyun ve ağzına kadar süt ile doldurun. Çok kısık ateşte 45 dakika kaynatın ve soğumaya bırakın. Çatlaklardan eser kalmayacak. Aynı işlemi bütün porselen objeleriniz için kullanabilirsiniz.

Tavuğun Lezzeti

Yapacağınız tavuk yemeğini daha lezzetli kılmak mümkün. Tavuk etlerini birkaç saat sütün içinde bekletin. Etler hem daha yumuşak, hem de daha leziz olacaktır.

Kuruyan Kahveler

Türk kahvesini, tazeliğini ve kokusunu kaybetmemesi için paketi kavanoza boşalttıktan sonra içine 2-3 tane kesme şeker atın. Böylelikle kahve, bitinceye tazeliğini koruyacaktır.

Bisküviler Hep Taze

Bisküvi kutusuna koyacağınız 1-2 adet kesme şeker, onların tazeliğini sürekli tutacaktır.

Annemizin Zeytinyağlıları

Zeytinyağlılarımız annemizinki gibi hiç olmaz. Çünkü onlar gibi pişirirken herşeyi katarız da, birkaç adet kesme şekeri katmak gelmez aklımıza.

Mayonez Yaparken

Mayonez yaparken başarısızlığa uğramamak için, yağ ve yumurtanın aynı ısıda, oda sıcaklığında olması gerekir.

Kek Yaparken

Kullanacağımız yumurtalar oda sıcaklığında olmalıdır.

Sarmısakları Kolayca Soyabilmek

Sarmısakları ılık suda bekletip iki parmağınızla şöyle bir sıkarsanız çok kolay bir şekilde kabuklar çıkar.

Lezzetli Beşamel

Beşamelinizin çok daha lezzetli olmasını istiyorsanız, sütün içine soğanı doğrayıp, soğanın tadını alana kadar bekletin.

Lezzetli Soğan

Soğanın daha lezzetli olmasını istiyorsanız, kavururken içine biraz şeker atıverin.

Ciğer Sertleşirse

Ciğer 2-3 dakikadan fazla pişerse sertleşir, yumuşatmak için rakıda bekletmeyi deneyin.

Kuru Üzümü Kullanırken

Tatlınızda kuru üzüm kullanacağınız zaman bir kaç saat sevdiğiniz bir içkide bekletin, farkı göreceksiniz.

Yemek Pişirirken

Yemekleri pişirirken hemen tuzunu ve şekerini katmayın. Çünkü bu katkı maddeleri, yemeklerin pişmelerini geçiktirir.

Deniz Ürünlerini Seçerken

İstakoz alırken kabuğuna biraz daha yakından bakın. Eğer kırçıllaşmışsa, bu onun yaşlı olduğunu gösterir.

Balığın tazesi parlak gözlerinden, koyu kırmızı süzgeçlerinden anlaşılır. Bir de pulları gevşek olmamalıdır.

Midye, istiridye gibi kabuklu deniz ürünlerini, elinizle şöyle bir tartın. Ne kadar ağırsa, o kadar tazedir.

Pratik Mutfak Bilgileri

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Kızartma yaparken eviniz kötü kokuyor,domatesleriniz hemen pörsüyor veya
mantarlarınız hemen kararıyor?Bu ve bunun gibi sorunlar her evde her bayanın
başına gelen rutin şeylerdir.Bu tip sorunları yine evde elimizde bulunan
malzemelerle çok çabuk halledebiliriz aslında.Mesela;

Buzdolabınz kötü kokuyorsa 1 kase sütü dolaba koyun ve birkaç gün
bekletin,sütü kullanmadan atmayı unutmayın…

Lavabodaki kötü kokular için kahve telvesini lavaboya döküp üzerine
kaynara su gezdirin.

Ekmekleriniz çok çabuk küfleniyorsa ekmekliği arada bir sirkeli suyla
silmenizde fayda var.

Kızartma kokularının üstesinden gelebilmek için kızartma yağına
defne,adaçayı veya kekik koyun.

Nanenin kokusu ise kabına koyacağınız biraz şekerle daha çok artacaktır.

Sucukların küflenmemesi için zaman zaman üstlerini limonla ovmak gerekir.

Yarım saat boyunca tuzlu suyun içinde buzdolabına koyup beklettiğiniz
pörsümüş domateslerin kendine geldiğini göreceksiniz.

Domateslerin daha çabuk soyulması için önce kaynar suya ardından ardından
soğuk suya atın ve sonra hemen alın.Domatesler hemen soyulacaktır.

Patateslerin filizlenmesini önlemek için patates torbasının içine bir adet
yeşil elma koyun.

Pizza hamurunuza unun yanı sıra patates nişastası da eklerseniz hamurunuz
daha yumuşak olacaktır.

Şarap eklemeniz gereken bir yemek hazırlıyorsunuz ancak evde şarap yok.O
zaman 1/3 sirke,2/3 su ve 1 kesme şekeri karıştırıp yemeklerinize ilave
edebilirsiniz.

Tereyağını kızdırıken yanmaması için içine bir damla zeytin yağı
ekleyebilirsiniz.

Soğan soymadan önce parmaklarınızı sirkeye batırısanız soğan kokusu
parmaklarınıza bulaşmaz.

Satın aldığınız havuçları 15 gün kadar buzdolabında bekletirseniz vitamin
oranları artar.

Patateslerinizi,suyun içne koyacağınız biraz margarinle daha kolay
haşlayabilirsiniz.

Mantar yemeği yaparken tencerenin kapağını aralık bırakırsanız
kararmadıklarını göreceksiniz.

Bakliyatlarınızın kurtlanmaması için,sakladığınız kabın içine 1 diş
sarımsak koyun.

Yapışmayan kekler için kek kalıbını sıcak suya batırıp çıkartın sonra
hamuru dökün.

Ağlamadan soğan soymak için;dış kabuklarını soyduktan sonra 5 dakika sıcak
suda sonra 5 dakika soğuk suda bekletip soymaya kaldığınız yerden devam
edin.

Kızartma yapacağınız yağın içine bir tutam tuz atarsanız yağ çatlayıp
etrafa saçılmayacaktır.

Pilav yaparken suyuna birkaç damla limon sıkarsanız pirinçler bembeyaz
olacaktır.

İtalyan Mutfağı Hakkında

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Akdenizli olmak veya akdeniz kanını taşımak tüm kültürel değerlerde
olduğu kadar lezzet ve sofra anlayışındada farklı yorumları gözler önüne
seriyor. Başta İtalyanlar olmak üzere bu iklimin insanları lezzetli yemekleri
ve kalabalık sofraları seviyor.

Lezzet konusunda sürekli bir arayış içersinde bulunan İtalyanlar her
yeni tadın farkına enfes italyan şaraplarını yudumlayarak varıyorlar.

İtalyan mutfağı gastronomi uzmanlarına göre tam onsekiz ayrı bölgeye
ayrılıyor. Her bölgenin kendine özgü lezzet durakları olduğu gibi içki
kültürleri bile yöreden yöreye farklılık gösteriyor. Kimi yerlerde sofralar
binbir çeşit yemekle paylaşılırken kimi yerde konuklar yalnızca iki seçkin
yemekle ağırlanabiliyor.

Bazı bölgelerde yabani mantarlar gözde bazılarındaysa sayısız denecek
kadar çok peynir çeşidi karşısında insanın gözlerine inanası gelmiyor. Bunlardan tuma,inpanata,parmesan,mozarella,mascarpone dünyaca ünlü olanlarındandır.

Peynir ve mantar denildiğinde de akla ilk olarakİtalyanların en popüler
yemekleri pizzayla,spagetti geliyor. Bu nefis ikili ağırlıklı olarak
zeytinyağı, sarmısak çeşitli sebzeler ve hoş kokulu otların birleşiminden
oluşan italyan mutfağının fazgeçilmezleriyle hazırlanıyor.

İtalyan mutfağının sevilen yemekleri arasında öyle biri daha varki
bizim mantımıza 0oldukça benziyor. Ravyoli adı verilen bu yemeğin farkı
sadece kıymalı değil ıspanaklı olarakta pişirilmesi; üzerine yoğurt yerine
sıcak domates sosuyla rendelenmiş peynir konulması.

İtalyanlar yaratıcılıklarıyla ülkenin güneşli ve canlı iklimini
yemeklerine yansıtmışlardır. İtalyan mutfağının tek hakimi ‘’Pasta’’ denilen
makarnadır. İtalyan evlerinde hergün makarna pişirilir. Gerçek makarna
günlük ekmek gibi çıkar. Kuzey bölgelerinde şehriye ve spagetti
kullanılır.Ama güneyde akla gelebilecek her türde makarna göze çarpar. Bu
değişik makarnalar çok çeşitli soslarla zenginleştirilerek servis yapılır.

Peynirler ve sosislerde de bölgeden bölgeye farklılık gözlenir.
Mozerella,Parmesan,Ricotta başka ülkelerde de çok iyi bilinen peynir
çeşitleridir. Salamı ve mordotella diğer ülkelere ihraç edilen italyan sosis
ve salam türlerinden ikisidir.

İtalyanlar sulu ve koyu olmak üzere iki türde son derece lezzetli
çorbalar yaparlar.Çorbalar daima kızarmış ekmek parçalarıyla servis yapılır.

İtalyan mutfağı avrupadaki en eski mutfaklardan biridir.Mutfağın
başlangıcı antik romalılara kadar dayanmaktadır.Latin kökenli Avrupa
mutfaklarınında annnesi olarak kabul edilir.İtalyadaki şarap yapımıda
Romalılara kadar uzanmaktadır.İtalyan yemekleriylede İtalyan şarabı
içilir:Valpolicella from Verona, Bardolino Garda , Chiantei
Tuscany-Frascati-Umbria aynı zamanda İtalya Avrupadaki ikinci büyük şarap
üreticisidir.Geleneksel likörlerden- Grappa,baharatla tatalandırılmış
likör-Strega,Adriyatik kıyılarından Maraschino

Günümüzde Mısır unundan yapılan polantanın orjinali Romalılar zamanında
buğday unundan yapılmaktaydı.En önemli malzemelerinden biride zeytinyağıdır.
Makarna çeşitleri genellikle ana yemekten önce servis edilir. İtalyan
mutfağının deniz ürünleri,sebze,hamur işleri ve et yemekleri
oluşturmaktadır.

Değişik gustoların hakim olduğu italyada sanat tarih yaratıcılık
sınırları farklı desenler çizer. Her bölgenin kendine özgü yiyecekleri
vardır.Toscanonun ‘’prosciutto’’ su ,Bolonyanın domatesli kıymalı
soslu,Sicilyanın ünlü ricotta tatlısı çeşitli
dondurmaları,şerbetleri,Milanonun özel safranlı pilavı,Napolinin domatesli
ve mazorellalı sos ile hazırlanan pizzası ve Cenovanın pesto sosu iyi
bilinen ve sevilen diğer bir yemek olan carpaccio ise sarımsak sosuyla
hazırlanmış ince ince dilimlenmiş çiğ dana eti üzerine gezdirilmiş saf
zeytinyağı ile tam bir venedik sipasiyelitesidir.

İtalyan mutfağına başlangıç olarak ravioli,tagliatelle,spagetti,penne
gibi hamur işlerin dışında çorbalar yada değişik pirinç yemekleride ilk
tabaklar arasında sunulan yemeklerdir.

Bir çok ülke mutfağında başlangıç olarak yenilen ordövr diye
tanımlayabileceğimiz soğuk tabaklar italyan mutfağında iki ana yemek olan
ilk ve ikinci tabakların arasında bir dinlenme bir mola işlevi görür bu
sayede hem ağır bir tabak yemekten diğer bir ağır yemeğe geçerken mide
dinlendirilmiş olur.Hemde ana yemeğe eşlik edecek olan şaraba bir geçiş
sağlanır.

Et tavuk yada genellikle balık yemeklerinin tercih edildiği ikinci
tabaklarda yemekler yanlarında ana yemeğe uygun olarak hazırlanmış sebze
yemekleriyle sunulur.

Bir İtalyan öğününü tamamlamak için fazla şeker kullanılmadan
hazırlanmış bir tatlı örneğin kahve likörü,maskarkone peyniri ve kedi dili
bisküvisi bileşimi olan tiramisu yeterlidir.

Tüm bu leziz yemeklerin sonunda da kokusu kendisinden önce gelen sert
bir italyan kahvesi olan espresso yemek yapmanın sunmanın ve yemenin
neredeyse bir sanat olduğu italyan mutfağından son perde gibidir.

İtalyan Mutfağı Terimlerinden Örnekler:

Anti Pesto
Ana yemekten önce yenen başlangıç yemeği

Pasta
Makarna çeşitleri

Ricotta Peyniri
Bir çeşit tuzsuz krem peynir

Dikkat Edilecek Hususlar:

Sosların ağırlıklı olduğu yemeklerde her zaman hazırlanan sos kısık
ateşte ve çok uzun süre (iyice suyunu çekinceye kadar) kaynatılmalıdır.
Bunun dışında sarımsak çokça kullanılır.İnce ince kıyılması
gerekmektedir.Özellikle sosun içinde ağıza gelmicek kadar küçük
kıyılmalıdır.Bolca maydonoz,fesleğen ve karabiber kullanılır.Zeytinyağı ise
başlı başına özenle seçilmelidir.Sızma yağ tercih edilmelidir.Eğer bir
italyan yeöeği hazırlamak isterseniz katı yağdan uzak durmalısınız.Haşlanan
spagetti ve diğer (pasta) yani makarnalar hiçbirzaman soğuk suyun altından
kevgirle geçirilmez.Bu lezzetini azaltacaktır,en ideal olanı az suda
haşlamak veya kevgirden ılık suyun altından geçirmektir.

Frigoculara!

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Sinemada film izleyip bir yandan da heyecanla frigo yemek ne güzel değil
mi?Nedense frigoyu dışarda yemek pek içimden gelmez,alışmışız ya bir kere
sinema salonlarının havasıyla frigonun müthiş uyumuna. Derken bir arkadaşım
bana frigonun tarifini verdi.

Aman dedim tiryaki oluyorum galiba. Vazgeçemediğim bir yiyecek haline dönüşmeden ara verdiğim bu lezzeti
sizlerle aylaşmak istedim.

1 kilo süt
1 paket vanilya
2 su bardağı şeker
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı kakao
2 yemek kaşığı pirinç unu
125 gr margarin

Yağ dışındaki diğer malzemeleri muhallebi kıvamına gelene dek
karıştırın.Yağı da ekleyin ve karıştırmaya devam edin.Yayvan bir kaseye dökü
en az 10 saat buzlukta bekletin.

Hepsi bu
Afiyet olsun…

Salçalı Kefal Balığı

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

İçindekiler

Kefal 1 kilo
Soğan 1 adet
Maydanoz 1 demet
Havuç 250 gram
Patates 250 gram
Domates 90 gram
Limon Suyu 1 adet
Tuz
Biber

Salçanın Yapılışı

İçindekiler

Marğarin 50 gram
Un 2 çorba kaşığı
Sıcak Su 2 su bardağı
Biber
Biber

Yapılışı

Tüm malzeme bir kapta iyice çırpılır ve pişirilir. Ateşten aldıktan sonra hep karıştırılarak 200 gr. margarin, 2 yumurta sarısı, 1 limon suyu ilâve edip, üzerine kıyılmış maydanoz serpilir.

Temizlenmiş kefal balığı 2.5 cm. kalınlığında dilimlenir, tencereye dizilir. Su ile üzeri örtülür. Bir soğan, bir havuç, tuz, biber, bir limon suyu, maydanoz ilâve edilerek haşlanır. Suyu süzülür ve bir servis tabağına dilimlerin boşluk tarafları ortaya gelmek üzere dizilir. Haşlanmış havuç ve patates ince ince doğranır, boşluklara doldurulur. Tabağın ortasına bir dilim limon, kenarlarına da domates dilimleri konur, salçası ayrı kapta olarak servis yapılır.

Afiyet olsun.

Fırında Lüfer

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

çindekiler

Lüfer 3 adet
Defne Yaprağı 3 adet
Kuru Soğan 2 adet
Limon 2 adet
Domates 2 adet
Sivri Biber 6 adet
Tuz
Karabiber
Yağlı Kağıt 2 adet
Zeytinyağı 1 kahve fincanı
Maydanoz 1 demet

Yapılışı

Balıklar temizlenir, ortadan ikiye ayrılıp, her parçayı büyüklüğüne göre 3-4 parçaya bölüp, yıkayıp kevgirde bırakınız. Fırın tepsisine, birbirine aykırı iki yağlı kâğıdı yayınız, tepsi içersinde kalan kısmına lüfer balıkları dizilir, aralarına sivri biberler bütün bütün konur, hepsinin üzerine soğan rendesi serpilir, tuz, karabiber ile karıştırılmış bir limon suyu ve zeytinyağ gezdirilir. En üstlerine kıyılmış bir demet maydanoz, kabukları soyulmuş, halka halka kesilmiş limonlar ve kabukları kesilmemiş halka halka kesilmiş domatesler dizilir.

Bütün malzemenin yerleştirilmesinden sonra tıpkı bohça yapar gibi kâğıdı bohçalarız. Fırına sürüp kâğıtlar kavrulana kadar orta hararette pişiriniz. Sıcak sıcak servis yapılır.

Defne yaprakları arasına konulursa, pişerken çıkardıkları güzel koku, balığın ağır kokusunu giderdiği gibi lezzet de verir.

Afiyet olsun.

Kağıtta Balık

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

İçindekiler

Kefal 6 adet 1200 gram
Tuz 2 1/3 tatlı kaşığı 14 gram
Soğan 1 büyük boy 100 gram
Sarımsak 6 diş 18 gram
Patates 3 orta boy 300 gram
Yeşilbiber 6 orta boy 90 gram
Domates 3 orta boy 375 gram
Maydanoz 1 demet 30 gram
Yağlı Kağıt 2 tabaka
Zeytinyağı 3 yemek kaşığı 30 gram

Yapılışı

Balıkları temizleyin, yıkayın, 1 tatlı kaşığı tuz serpin, süzgeçte 15 dakika bekletin. Sebzeleri yıkayın, soğan, sarmısak ve patatesi soyun, biberlerin sap, çekirdek kısımlarını çıkartın. Soğan, patates, biber ve domatesleri yarım santimetre kalınlıkta halka şeklinde doğrayın, maydanozu ayıklayıp, kıyın. Kağıdı ikiye katlayın, bir balık alabilecek büyüklükte kesin, domates ve patatesin yarısını kağıtların üzerine yayın, aralarına sarmısak, biber, soğan ve maydanozu serpiştirin. Balıkları yerleştirin, üzerini kalan domates ve patates dilimleriyle kapatın, tuzun kalanını ekleyip, yağı gezdirin. Kağıdın karşılıklı kenarlarını üst üste kapatın. Önceden ısıtılmış orta sıcaklıktaki fırında 40 dakika kadar pişirin.

Afiyet olsun.


Directory
Copyright © 2007 Tv Haberleri. All rights reserved.
sitemap sitemap.txt sitemap.html tv haberleri haberler
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde tvhaberleri.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com