Hz. İsa dönemine ait tünel

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

İsrail’de arkeologlar Hz. İsa dönemine ait 70 metrelik bir tünel buldu.İsrail’deki eski eserler dairesinden yapılan açıklamada, MS 70 yılında Kudüs’ün Romalılar tarafından kuşatılması sırasında halkın kentten kaçmak için kullandığı sanılan tünelin antik dönemde su biriktirmekte amacıyla yapıldığı kaydedildi.

Tünelin bazı yerlerde 3 metre yüksekliğe ulaştığı ve traşlanmış taşlarla sağlamlaştırıldığı belirtilen açıklamada, kazı çalışmalarında paralar ve Roma dönemine ait vazo parçaları bulunduğu da kaydedildi.

Tünelin eski kentin dışında kalan güney bölümünün gün ışığına çıkarıldığı belirtiliyor.

Ankara’da sarı-lacivert gece

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

Fazıl Say’ın bestelediği Fenerbahçe Senfonisi başkentte seslendirildi. Ünlü piyanist Fazıl Say’ın Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 100. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bestelediği Fenerbahçe Senfonisi başkentte seslendirildi.

Bilkent Odeon’da düzenlenen konseri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile eşi Filiz Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Doğramacı, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri ile sanatseverler izledi.

Gecenin sunuculuğunu üstlenen Halit Kıvanç, Bilkent Odeon’da yerlerin büyük kısmının boş kaldığını ifade ederek, ”Sanatçı bir konserde on bin kişilik yerde 9 bin dokuz yüz doksan dokuz kişi olsa, o boş iskemleyi görür” dedi.

Konserin daha önce, şehit düşen askerler nedeniyle başlamasına bir buçuk saat kala ertelendiğini anımsatan Kıvanç, ”(O zaman evde üzüntü varken sevincin yeri yok) demiştik. O gün davetiyesi olanların bu gece de gelebileceği söylendi. Ama işte böyle oldu. Biz burada her boş yer için, 1, 3, 5 sanatsever değerinde görüyoruz sizleri” diye konuştu.

Fenerbahçe bir sosyal kulüp

Fenerbahçe Kulübü Başkanvekili Nihat Özdemir de, ”Yeni yüzyılımızda bir dünya markası olmak için her fedakarlığı yapacağız” dedi. Yüz yıllık bir geçmişe sahip olmanın çok az kulübe nasip olacağını ifade eden Özdemir, ”Ülkemizin bağımsızlığıyla paralel bir geçmişimiz var ve bununla gurur duyuyoruz. Türkiye’nin en köklü spor kulübüyüz” diye konuştu.

Fenerbahçe Senfonisi’ni yorumlayan Fazıl Say izleyenlerden büyük alkış aldı. İzleyenlerin yoğun ilgisi karşısında orkestra ve Say, tekrar sahneye dönerek senfoninin başlangıç bölümünü bir kez daha yorumladı.

Konser 10. Yıl Marşı’nın seslendirilmesiyle sona erdi. Bu sırada Orgeneral Büyükanıt ve eşi de marşa ayakta eşlik ettiler.

Hababam Sınıfı yasta

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

Hababam Sınıfı’nın “Tulum Hayri” lakaplı oyuncusu Cem Gürdap, son yolculuğuna uğurlandı.Pendik Uydukent’te oturduğu evde fenalaşarak dün 50 yaşında hayatını kaybeden Cem Gürdap için Pendik Çarşı Camisi’nde öğle vakti cenaze namazı kılındı. Cenaze töreninde güçlükle ayakta duran sanatçının eşi Beyhan Gürdap ile 7 çocuğu, taziyeleri kabul etti. Cem Gürdap’ın cenazesi, daha sonra Yeni Şeyhli Mezarlığı’na götürülerek defnedildi.

Cenaze törenine, sanatçının eşi Beyhan Gürdap ve çocuklarının yanı sıra yakınları ile bazı vatandaşlar ve “Hababam Sınıfı” filminde “Hayta İsmail” rolünü oynayan Ahmet Arıman ile “Bayır Niyazi” rolünü canlandıran Hamit Haskabal katıldı.
EŞİ: ‘BİZE SAHİP ÇIKILMIYOR’ DİYORDU

Beyhan Gürdap, basın mensuplarının soruları üzerine, “Eşim, benle ve çocuklarıyla yaptığı konuşmalarda ‘Bize kimse sahip çıkmıyor’ diyordu. Bari bundan sonrakilere sahip çıkılsın. Bir çınarı daha yitirdik. Ambulans, haber vermemize rağmen 2 saat geç geldi. Zamanında gelseydi belki yaşayabilirdi” diye konuştu.“Hayta İsmail” rolündeki Ahmet Arıman da, “Oynadığı filmlerden telif ücreti alabilseydi, belki biraz daha rahat yaşardı. Ailesi, tedavi imkanlarını sağlayabilirdi. Hababam Sınıfı filmi, 1-2 kanala kiralanıyor. Devlet bu alışverişte telif hakkının ödenip ödenmediğini denetlemeli” dedi.

“Bayır Niyazi” rolündeki Hamit Haskabal ise “Arkadaşımızın cenazesine böyle bir günde kimse gelmedi. Ben 8-10 yıldır Pendik’te oturuyorum. Burada halk beni çok seviyor. Ancak, sanatçıların ölümüne karşı vefasızlık yapılıyor. Demek ki, ben ölsem cenazeme kimse gelmeyecek” şeklinde konuştu.Atakan Gürdap, babasının rahatsızlanması üzerine eve ambulans çağırdıklarını, ancak ambulansın yarım saat sonra geldiğini ifade ederek, olaya tepki gösterdi.Evli ve 7 çocuk babası olan “Tulum Hayri”, Marmara Depremi’nde Gölcük’teki evinin enkazından 9 saat sonra kurtarılarak bir süre çocuklarıyla çadırda yaşamıştı.

Depremde evini kaybeden, çalıştığı benzin istasyonu yıkılan, bir süre işsiz kalan Gürdap, birkaç sanatseverin desteğiyle hayata tutunmaya çalışıyordu.

Zeki Müren anıldı

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

Türk Sanat Müziği’nin ünlü yorumcusu ve bestekarı Zeki Müren anıldı.Bursa’da, Türk Sanat Müziği’nin ünlü yorumcusu ve bestekarı “Sanat Güneşi” Zeki Müren için ölümünün 11. yılı dolayısıyla anma gecesi düzenlendi.

Osmangazi Belediyesince Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen geceye, Bursalılar büyük ilgi gösterdi.

Sunuculuğunu İkbal Gürpınar’ın yaptığı gecede, Burhan Dikencik yönetimindeki Osmangazi Yerel Gündem 21 Türk Sanat Müziği Korosu da Zeki Müren’in repertuvarından parçalar sundu.

Osmangazi Belediye Başkanı Recep Altepe, yaptığı konuşmada, belediye olarak sanata önem verdiklerini ifade ederek, Bursa’nın ve Türkiye’nin önemli değerlerinden Zeki Müren’i, konserle anmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Gecede sahne alan Muazzez Abacı ve Yıldırım Bekçi, Zeki Müren ile anılan şarkıları seslendirdi.

Tolkien hayranlarına müjde

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

Orta Dünya efsanesi sürüyor. Hurin’in Çocukları geliyor. İşte yayın tarihi.Hurin’in Çocukları adlı kitap İthaki Yayınlarınca gelecek hafta Çarşamba günü Tolkien hayranlarının beğenisine sunulacak.“Yüzüklerin Efendisi” üçlemesini edebiyat dünyasına kazandırarak Hobitler ve Elflerle kuşatılmış “Orta Dünya”nın kapılarını edebiyatseverlere açanın J.R.R. Tolkien’in bitiremediği bir diğer fantastik eser, oğlunun çabaları ile ölümünden yıllar sonra okurlarıyla buluştu.

Babasının büyük bölümünü notlar halinde yazdığı ama biteremediği eseribabasının notlarına dayanarak 30 yılda tamamlayan oğlu Christopher Tolkien, bu eserinde Tolkien hayranlarının beğenisi kazanacağından emin.

Tolkien’in yayınlanan son eseri “Children of Hurin -Hurin’in Çocukları” adını taşıyor.

Dünya çapında merakle beklenen eser Tolkien aşranları için Türkçe’ye çevrilmekte gecikmedi. Bilim Kurgu ve fantazya denildiğinde akla ilk gelen yayınevlerinden olan İthaki eserin Türkiye yayın haklarını satın alarak, en az Yüzüklerin Efendisi kadar hassas bir tercüme ile Türk okurlarının beğenisine hazırladı.

ORTA DÜNYA’DA ÖNCE İNSANLAR VARDI

“Hurin Çocukları” “Yüzüklerin Efendisi”nde olduğu gibi Hobitler ve Elflerle dolu “Orta Dünya”da geçiyor ve Tolkien hayranlarınca orta dünyanın en eski efsanesi olarak nitelendiriliyor. Eserin en çarpıcı yönü ise elf, peri ve cüceler diyarı olarak dikkat çeken Orta Dünya’nın öneceleri sadece insanların yaşadığı bir yer olduğuna vurgu yapılması..

“Hurin’in Çocukları”nın baskı aşamasının bittiği ve ciltleme aşamasına geçildiği belirtildi. Kitabın gelecek hafta raflarda yerini alacağı belirtildi. Yayınevi yetkikileri, hayranların kitaba ulaşımında güçlük çekmemesi için ilk baskını 50 bin olarak gerçekleştirdiklerini söylediler.

‘Üst Kattaki Cinler’

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

Yeni çıkan kitaplar, okuyucunun ilgisini bekliyor. 16 yeni kitap sizleri bekliyor.Yeni çıkan kitaplar, okuyucunun ilgisini bekliyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Eylül ayının ikinci haftasında 16 yeni kitap, okuyucuyla buluştu. Bosnalı Yazar Mirsad Sinanoviç’in kaleme aldığı tarihi roman ”Sinan’ın Gizli Eseri”, Sinanoviç’in, Bosna-Hersek’in Foça kentinde bulunan Alaca Cami’nin 1992 yılında Sırplar tarafından yıkılmasının ardından yaptığı araştırmalar sonucu ortaya çıktı.

Bosna’da ”Hasan Nazir’in Düşü” adı ile yayımlanan romanın kahramanı Hasan Nazir, bugünkü Bosna Hersek sınırlarında bulunan ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde fethedilen Hotça’nın (Foça) dürüst ve sevilen defterdarıdır. Ansızın İstanbul’a çağrılan Nazir, karşısında Kanuni’nin haremindeki gözdelerinden Asiye’yi bulur.

Asiye, Hasan Nazir’in yaptırdığı söylenen büyüleyici camiden haberdar olmuş ve kıskançlığı Hasan Nazir’in yerine kardeşi Eyüp’ü Hotça Defterdarı yapma entrikasına dönüşmüştür. Olaydan haberdar olmayan Hasan Nazir’i ise kardeşini öldürmekle suçlamaktadır.

Diğer taraftan caminin güzelliği, onun herhangi bir ustanın elinden çıkmadığını apaçık ortaya koymakta ve bir defterdarın böyle bir camiyi yaptırmaya güç yetiremeyeceği söylentileri tüm imparatorlukta dolaşmaktadır.

Padişahın haberi olmadan dönen entrikalara göğüs germede Hasan Nazir’i sadece saygı duyduğu kişilere yüce gönüllülüğünü gösteren Mimar Koca Sinan destekleyecek ve ona yol gösterecektir. Yazar, roman boyunca bir taraftan cami etrafında dönen entrikaları ve başını kurtarmak için Eyüp’ü bulmaya çalışan Hasan Nazir’i anlatıyor.

Bir taraftan da Hasan Nazir’in diliyle savaş, farklı din ve milletten insanların imparatorluk sınırları içindeki konumları ele alınarak yeni bir atmosfer kuruluyor. Kitap birçok yönüyle samimiyet, dürüstlük ve tevazu gibi ahlakî erdemlere de atıf yapıyor.

CEM SULTAN

”Cem Sultan” üzerine araştırmaları ile bilinen Münevver Okur Meriç, kitabında Şehzade Cem’in hayatı, esareti, edebi kişiliği, eserleri ve şiirlerini ele alıyor. Kitapta, Şehzade Cem’in Rodos’ta siyasî bir esir olarak alıkonulması, 7 yıl hapsedilmesi, gözaltı süresince zarif kişiliği, derin kültürü ile sırasıyla değişen papaların ziyafetlerinde hep yer alan Sultan Cem’in papanın, Hristiyanlığı kabul ederse Avrupa devletlerinin kendisini Osmanlı padişahı yapacakları vaadini, aldığı iyi eğitimin, din terbiyesinin ona kazandırdığı vatan, millet şuuru gibi kutsal ve manevî değerler, esaret altında olmasına rağmen şiddetle reddetmesi anlatılıyor.

Meriç, kitabında, Şehzade Cem’in, Osmanlı imparatorluk sülalesinden aldığı sanatkarlık hünerine özel yeteneğini de katarak yazdığı pişmanlık ipleri ile ördüğü zengin hayal yüklü zarif gazellerine de yer veriyor. Meriç, Şehzade Cem için, ”O, atasözleri ve mecaz zenginliği ile süslediği mesnevilerini, ancak okudukça tadına varılacak duru, güzel Türkçemizin en zarifi cümleleriyle tamamladı” diyor.

KABALA’NIN İNTİKAMI

Araştırma türündeki kitabında Kabalistlere göre Hazreti Musa’nın Tevrat’ı Mısır Hiyeroglif diliyle üç kat sır perdesi altında yazdığını ve bu Tevrat’ı Kabalistler adı verilen 70 kişilik bir gruba verdiğini anlatan İlhami Yangın, kitabında, Kabala öğretilerinin ilahi dinlere ve mezheplere de tarih boyunca nasıl sızdığını ele alıyor.

Yangın, Aleviliğin kurucusu Şeyh Safiyüddin’in İlhanlıların Yahudi Veziri Reşideddin ve oğlu Erdebil Valisi Mir Ahmed’den büyük destek aldığını, Alevilerin tavşan eti yememesinin İslamiyet değil, Tevrat ile yasaklandığını kutsal metinlerden örneklerle açıklıyor. İlhami Yangın, ”yaptığı araştırmalarda Oğuzname zannederek yıllardır Tevrat okuduğumuzu” öne sürüyor ve gerçek olduğunu iddia ettiği Oğuzname’yi okuyucuya sunuyor.

KAPALI İKTİSAT

Selim İleri’nin 1970′lerin İstanbul’unda yaşayan bir mirasyedinin geçirdiği değişimin anlattığı ”Kapalı İktisat”, dönemin siyasal olaylarına da değiniyor. İlere, içinde yaşadığı toplumdan habersiz bir bireyin, bir kadın imgesi ile bir kitabın sayfalarının ardından, geçmişi ve kendiyle yüzleşmesinin öyküsünü anlatıyor.

AY ŞARKISI

Gürsel Korat’ın ”Ay Şarkısı” adlı romanı, 12 Eylül’e acı bir gülümseyişle bakmanın romanı olarak nitelendiriliyor. 1968-78 kuşağının birlikte anlatıldığı romanda Korat, 12 Eylül’ün cezaevlerine farklı bir açıdan bakıyor. Romanın kahramanlarına eleştirel mesafede duruşu dikkat çekiyor.

İSTANBUL DEPREMİ

Şener Üşümezsoy, kitabında, uydu görüntüleri ile Türkiye fayları ve fay hatları, 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminden bu yana ülkenin merak, endişe ve bir o kadar da korku içinde izlediği İstanbul Depremi tartışmalarına tarihsel bir perspektif de katmaya çalışıyor. Üşümezsoy, İstanbul ve çevresinde bugüne kadar yaşanan depremleri de inceliyor. Üşümezsoy ayrıca, İstanbul Depremine ilişkin pek çok senaryoyu da ele alarak kendi modelini ortaya koyuyor.

DİĞER KİTAPLAR

Aşkları, ihanetleri ve önlenemez hazin sona doğru sürüklenişiyle Truvalı Helen’in hikayesini birinci ağızdan anlatan Margaret George romanı ”Truvalı Helen”, Prof. Dr. İskendar Pala tarafından kaleme alınan ”Mevlana”, Umut Dağıstanlı’nın romanı ”Üst Kattaki Cinler”, Chris Kuzneski’nin ”Haçın Şifresi”, Nezih Kuley’in ”Hayat İçin Kahve Molası”, M. Enis Tayman’ın ”Bin Delikli Ev”, İsa Tatlıcan’ın araştırma kitabı ”Türkiye’de Masonluğun Gizli Tarihi” de okuyucu ile buluştu. İsmet Kür’ün anılardan derlediği ”Anılarla Mustafa Kemal Atatürk”, Ali Haydar Haksal’ın şair incelemesi ”Sezai Karakoç: Eleğimsağmalarda Gökanıtı” adlı eseri, Ali Smith’in ”Rastlantısal” adlı romanı kitap raflarında yerini aldı.

Fransa’nın ‘Manço’su öldü

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

Barış Manço’nun ‘7′den 77’ye’ programının orijinalinin sunucusu Jacques Martin öldü.BARIŞ Manço’nun ‘7′den 77’ye’ programının Fransa’daki orijinalinin ünlü sunucusu Jacques Martin, dün gece yaşama gözlerini yumdu.

Yıllar boyu çocukları ekrana çıkartarak onlarla sohbet eden ve onlara şarkı söylettiren Jacques Martin’in programı, aynı merhum Barış Manço’nun ‘7’den 77’ programı gibi her Pazar öğle saatlerinde yayınlanıyordu.

22 Haziran 1933 doğumlu Martin, bunun yanısıra birçok yapıma imza atarken, Fransız televizyonculuğunun öncü isimleri arasında gösteriliyordu. Martin’in, sonradan ünlü bir şarkıcı olan Vanessa Paradis ile 1980 yılında, şarkıcı 8 yaşındayken yaptığı sohbet, bugün Youtube’ta da en çok tıklanan videolar arasında yer alıyor.

1998 yılında geçirdiği kalp kriziyle ciddi şekilde rahatsızlanan ve o günden beri ekranlara çıkmayan Martin, dün gece hayatını kaybetti.

“Mutluluk” Altın Küre’ye aday

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

Talat Bulut ve Özgü Namal’ın oynadığı Mutluluk Türkiye’nin Altın Küre adayı. “Mutluluk” adlı Türk filminin bu yılki Altın Küre ödüllerinin aday adayı olduğu açıklandı. Yapımcılığını ANS Prodüksiyon’un üstlendiği, yönetmenliğini Abdullah Oğuz’un yaptığı “Mutluluk” filminin dünyanın ve ABD’nin en önemli film ödüllerinden biri olan Altın Küre ödülleri’ne (Golden Globe) aday olmak için ABD’ye geleceği bildirildi.

“Mutluluk” 28 Eylülde Los Angeles kentindeki Beverly Hills Aidikoff sinema salonunda Altın Küre ödül jürisi tarafından izlenecek, ardından filmin Altın Küre’ye adaylığı konusunda karar sürecine girilecek.

Film ekibi gösterimden sonra jüri üyelerine resepsiyon verecek. Hollywood yolundaki film, New York Kültür ve Tanıtma Ataşeliği tarafındanda destekleniyor. Zülfü Livaneli’nin 7 dile çevrilen ve uluslararası ödüller kazanan “Mutluluk” adlı kitabından uyarlanan filmin başrollerini Talat Bulut, Özgü Namal, Murat Han ve Lale Mansur paylaşıyor.

Sınavla stajer sanatçı alınacak

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, sınavla sanatçı alıyor. Şartlar şöyle;Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na (CSO)15 -22 Ekim tarihleri arasında sınavla 22 sanatçı alınacak. Stajyer sanatçı alımı sınavıyla keman (7), viyola (4), çello (3), kontrbas (2), flüt (1), obua (1), fagot (1), korno (1), tuba (1) ve vurmalı çalgılar (1) olmak üzere 22 sanatçı seçilecek.

Sınav, Gazi Üniversitesi Müzik Eğitim Bölümü Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Adayların kendi piyanistlerini getirmelerinin zorunlu olduğu sınavda başvurular istenilen belgelerle birlikte 24 Eylül-9 Ekim arasında Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nde kurulan sınav başvuru merkezine şahsen yapılacak.

Sınavla ilgili başvuru formları, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “www.kulturturizm.gov.tr” internet adresinden temin edilebilecek.

Adayların sınav tarihi itibariyle 18 yaşını bitirmiş olması, resmi ve özel konservatuvarlardan veya müzik bölümü bulunan okullardan mezun olması veya özel müzik eğitim görmüş olması gerekiyor.

Sınav sonuçları, “www.kulturturizm.gov.tr” internet adresinden ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ile CSO Müdürlüğü’nün hizmet binasının girişine asılacak ilan ile duyurulacak.

Kazanan asil ve yedek stajyer sanatçı adaylarına ayrıca yazılı tebligat yapılacak.

Fatih Sultan Mehmet dirildi!

Posted by admin on Nisan 28th, 2008

Bu kitapta anlatılanlar üzerine Dalai Lama, kaleme sarılıp bir mektup yazıyor. Araştırmacı – Yazar Oğuz Düzgün’ün Gelecek Yayınevinden çıkan “Fatih Sultan Mehmed Han DİRİLDİ” isimli son kitabında Fâtih Sultan Mehmed Han nasıl dirilebilir, sorusuna, Fantastik bir dünya içinde; bir ruh ressamı edasıyla resmedilmiş hakikatlerin diliyle cevap veriyor.

Roman Türkiye’de ve tüm dünyada barışın, sevginin yaygınlaşması konusundaki kurgulamaları, savaş, kin, nefret tellallarına da en güzel cevabı veriyor.

Büyülü bir atmosferde yaşanan olaylarda tarihi birçok şahsiyet gibi kitabın bir bölümünde de Tibet’in ve Doğu Türkistan’ın bağımsızlık savaşına dair konulardan bahsediliyor.

Yayıncı kuruluş kitabın yayınlanmasının ardından kitabın içeriği ile ilgili 14. Dalai Lama Tenzin Gyatso’ya bir mail gönderiyor


Directory
Copyright © 2007 Tv Haberleri. All rights reserved.