Attila İlhan’ı kaybettik!

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Şair ve yazar Attila İlhan dün gece evinde hayatını kaybetti. İlhan’ın cenazesi, 13 ekim perşembe günü İstanbul’da toprağa verilecek.

Attila İlhan için ilk olarak, cumartesi günleri ‘Attila İlhan’la Yolculuk’ programını yaptığı Mecidiyeköy’deki Kanaltürk Televizyonu’nun önünde tören düzenlenecek.

Saat 10.00′da yapılması planlanan bu törenin ardından, Atatürk Kültür Merkezi’nde de bir tören gerçekleştirilecek.

İlhan’ın cenazesi, daha sonra Teşvikiye Camii’nde öğleyin kılınacak namazın ardından Aşiyan Mezarlığı’nda defnedilecek.

15 haziran 1925′te İzmir Menemen’de doğdu Attila İlhan. İlk şiiri 1941 yılında yayımlandı. Şairliğinin ilk 10 yılında İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa’yı saran bezginlik çöküntülerini gergin bir duygusallık içinde yansıtan destansı şiirler yazdı.

1955′ten sonra toplumcu gerçekçilikten kopmaksızın artistik abartmalarla yalnız insanın duygu dünyasını işledi. Aynı
gerilim, benzetmelerle zenginleştirilmiş, kendine özgü söz dizimi olan romanlarına da yansıdı.

Yazdığı senaryolarda Ali Kaptanoğlu adını kullandı, roman ve şiirin yanısıra gezi notları ve deneme-anı türünde kitaplar da yayımladı.

İlk romanı ‘Sokaktaki Adam’ yayımlandığında 10 roman yazmıştı. Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı. Attila İlhan bunun sebebini bir söyleşide şöyle açıklıyordu:

“Birçok roman yazdım önceden. Ama neden yayımlamadım? Çok akıllıca bir sebebi vardı. Çünkü biliyorum ki yazarlar ilk romanlarında kendilerini anlatır. O da romancılık değildir. Günlük tutmaktır.”

Romanları

‘Sokaktaki Adam’ (1953), ‘Zenciler Birbirine Benzemez’ (1957), ‘Kurtlar Sofrası’ (1963), ‘Bıçağın Ucu’ (1973), ‘Sırtlan Payı’ (1974, Yunus Nadi Roman Armağanı), ‘Yaraya Tuz Basmak’ (1978), ‘Dersaadet’te Sabah Ezanları’ (1981), ‘O Karanlıkta Biz’ (1988), ‘Fena Halde Leman’ (1980), ‘Haco Hanım Vay’ (1984)

Deneme ve anı

‘Abbas Yolcu’ (Gezi notları, 1957), Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler, (1985), ‘Hangi Sol’ (1970), ‘Hangi Batı’ (1972), ‘Hangi Seks’ (1976), ‘Hangi Sağ’ (1980), ‘Hangi Atatürk’ (1981), ‘Hangi Edebiyat’ (1993), ‘Hangi Laiklik’ (1995), ‘Faşizmin Ayak Sesleri’ (1975), ‘Batı’nın Deli Gömleği’ (1981), ‘Gerçekçilik Savaşı’ (1980), ‘Sağım Solum Sobe’ (1985), ‘Ulusal Kültür Savaşı’ (1986), ‘Aydınlar Savaşı’ (1991), ‘Kadınlar Savaşı’ (1992), ‘İkinci Yeni Savaşı’ (1983), ‘Sosyalizm Asıl Şimdi’ (1991)

Senaryoları

‘Ver Elini İstanbul, ‘Rıfat Diye Biri’, ‘Yalnızlar Rıhtımı’, ‘Şoför Nebahat’, ‘Devlerin Öfkesi’

Şiirleri

‘Duvar’ (1948), ‘Sisler Bulvarı’ (1954), ‘Yağmur Kaçağı’ (1955), ‘Ben Sana Mecburum’ (1960), ‘Bela Çiçeği’ (1961), ‘Yasak Sevişmek’ (1968), ‘Tutuklunun Günlüğü’ (1973, TDK Şiir Ödülü), ‘Böyle Bir Sevmek’ (1977), ‘Elde Var Hüzün’ (1982), ‘Korkunun Krallığı’ (1987), ‘Ayrılık Sevdaya Dahil’ (1993)

An Gelir!

an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür

şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür

an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür

son umut kırılmıştır
kaf dağı’nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür

görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatlı bir bombadır patlar
an gelir
attilâ ilhan ölür

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Kitaplar, gezmeye çıkıyor!

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Tüm dünyada çığ gibi yayılan ‘bookcrossing’ yani ‘kamuya açık yerlerde kitap bırakma kampanyası’, Türkiye’de de hayata geçiriliyor

ABD’de başlayıp tüm dünyada çığ gibi yayılan, İngilizcesi ‘bookcrossing’ olan ‘kamuya açık yerlerde kitap bırakma kampanyası’nı, Türkiye’de Yaşar Nuri Öztürk’ün kurduğu Halkın Yükselişi Partisi (HYP) hayata geçiriyor.

Kampanya, partililerce ilk kez İzmir’de Turgut Özakman’ın ‘Şu Çılgın Türkler’ adlı kitabıyla başlatıldı. Öztürk ve parti yetkilileri, bugün İstanbul’da başlatacakları sistemle bundan böyle okudukları kitapları vapur, otogar, lokanta gibi yerlerde bırakıp, üzerine bir de not düşecek: “Siz de okuyup geri bırakın.”

Sistem nasıl işliyor?

Ron Hornbaker adlı bir ABD’li bilgisayar uzmanının başlattığı ‘bookcrossing’, Türkçe sitelerde, ‘Gezgin Kitap’ olarak adlandırılıyor. Sisteme göre okuduğu kitabı başkasının da okumasını isteyen kişi, kitabı park, metro gibi halka açık bir yere bırakıyor. Kitabın ilk sayfasına da, okunduktan sonra başka bir yere bırakılması gerektiği ile tarih yazılıyor.
Sistemin internet sitesi ‘www.bookcrossing.com’a göre dünya çapında 2.5 milyon kitap dolaşıyor. Sitenin Türkiye bölümünde, İstanbul, Muğla, İzmir gibi illerde yaklaşık 500 kitabın elden ele dolaştığı belirtiliyor. İstanbul’da kitaplar önce Esenler Otogarı, vapur, kahvehane ve okul bahçelerine bırakılacak.

‘CAMİ AVLUSUNA BEBEK BIRAKMAK GİBİ’

Feridun Andaç (Dünya Kitapları Genel Yayın Yönetmeni): Toplum olarak okuma ve koruma alışkanlığımız çok yok. Kitap bırakmak, cami avlusuna çocuk bırakmak gibi bir şeydir. Bu bir hayal. Türkiye’de geri dönüşü olacak bir şey değildir.

Asuman Kafaoğlu (Cumhuriyet Gazetesi Edebiyat Eleştirmeni): Haftada 20 kitabın üzerine bir numara yazıp veriyorum, elden elde dolaşsın diye. Kitaplıkta duracağına böyle olsun. Macera romanları bir kez okunur ama kimse Dostoyevski’sini vermez.
Ahmet Küflü (Şu Çılgın Türkler’in yayıncısı Bilgi Yayınevi’nin sahibi): Kitabımız elden ele ücretsiz dolaşacaksa da kampanya bizi etkilemez. Zaten çok iyi satılıyor. Satışı etkileyecekse korsanları da var.

“Picasso İstanbul’da” sergisine ziyaretçi akını

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılan “Picasso İstanbul’da” sergisi, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Emirgan’daki müzede 24 Kasım Perşembe günü vatandaşların ziyaretine açılan ve değişik kesimlerden çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan sergiyi bugün öğle saatlerine kadar 2 bin kişi gezdi.

Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer, serginin sabah saatlerinden itibaren yoğun bir ilgiyle karşılaştığını ifade ederek şunları söyledi:

“Türkiye böyle bir şey görmedi. İnsanlar bu sergiyi gezebilmek için 1 saatten fazla kuyrukta bekleyip öyle içeriye girebiliyor. Sabırla bekliyorlar. Genci, yaşlısı, pusetinde bebeği, kucağında çocuğuyla gelenler var.

İyi bir iş yapınca insanın yüreğine sinen hissi yaşıyorum. Türk insanının böyle şeylere hasret olduğunu görmek beni mutlu ediyor.”

Ölçer, kuyrukta bekleyenlerden yorulanların kafeteryada kahve içerek dinlenebildiğini, ayrıca isteyenlerin lokantada yemeklerini de yiyebildiklerini anlatarak, “Tüm bunlar benim gençliğimden beri hayalini kurduğum şeylerdi. Yurtdışında müzelerde gördüklerimi burada yaşıyorum. Londra’da, Paris’te bir sergide ne varsa, burada da var” dedi.

Özellikle bugün sabah saatlerinden bu yana yaşanan izdihamı “sanata olan açlık” olarak nitelendiren Ölçer, Picasso’nun şöhretinin de bunda payı bulunduğunu söyledi.

Bu arada, ziyaretçilerin, kendilerine verilen cihazlarla eserler hakkında sesli olarak bilgi aldıkları sergi, Türkiye’de dünyaca ünlü bir sanatçıya ayrılan ilk kapsamlı sergi olma özelliği de taşıyor.

Ünlü sanatçının 51′i yağlıboya, 47’si çizim, 13′ü seramik, 12’si heykel, 8′i gravür, 2’si taşbaskı ve 2’si duvar halısından oluşan 135 eserinin yer aldığı sergide, eserler kronolojik olarak sunuluyor.

Türkiye’yi Temsil Edecek Şarkı Kamuoyu Önünde

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Türkiye’yi Temsil Edecek Şarkı Kamuoyu Önünde

Yunanistan’ın başkenti Atina’da Mayıs ayında yapılacak Eurovision Şarkı Yarışması’nda Sibel Tüzün’ün seslendireceği eser, TRT Genel Müdür Vekili Ali Güney’in de katılımıyla İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

Sibel Tüzün, yarışmada “Süper Star” adlı şarkıyı seslendirecek.

Dinlemek için tıklayın:

http://www.trt.net.tr/eurovision2006/mp3/superstar.mp3

Sibel Tüzün’e ait şarkının düzenlemesi Taşkın Sabah’a ait. Şarkı önce 18 Mayıs’taki yarı finalde yarışacak.38 ülkenin yarışacağı final ise 20 Mayıs’ta Atina’da yapılacak.

Basın mensuplarının şarkının Türkçe olmasının yarışmadaki başarısını gölgeleyip gölgelemeyeceğine dair sorusu üzerine Sibel Tüzün iddialı konuştu. Tüzün ” Daha önce ingilizce şarkı ile birinciliği kazandık. Şimdi de bunu Türkçe şarkı ile yapacağız” dedi.

TRT Genel Müdür Vekili Ali Güney de Eurovizyon’un Türkiye’nin tanıtımına önemli katkı yapan bir organizasyon olduğunu hatırlatarak TRT’nin bu bilinçle hareket ettiğini söyledi. Güney “Bundan sonra şarkımızın ve sanatçımızın tanıtımını yapmak büyük önem taşımaktadır. TRT bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sanatçımızın yanında olacaktır. Bu konuda basın mensuplarının desteği de büyük önem taşımaktadır çünkü başarı ülkemizin olacaktır.” dedi.

AzzuR Restaurant’da Ünlü Cazcı Keisa Brown’ın Doğum Günü Kutlaması

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Akdeniz mutfağından özgün lezzetler sunan mönüsü ile AzzuR Restaurant’da, 10 Mart – 31 Mart 2006 tarihleri arasında dünyaca ünlü Amerika’lı cazcı Keisa Brown’ın 16! yaşına girmesi şerefine müzisyen arkadaşlarının da katılımıyla 40 gün 40 gece Doğum Günü kutlaması düzenleniyor.

Müzikseverleri cazdan, blues’a ve R&B’ye kadar uzanan müzikal bir geziye çıkaran Keisa Brown’ın Cuma ve Cumartesi geceleri saat 21.30’da başlayan performansına her hafta Ferhat Göçer, Şebnem Ferah, Aşkın Arsunan, Melis Sökmen, İlham Gencer, Kent Mete, Bora Uzel, Tuba Özerk, Batu gibi müzisyen arkadaşlarından biri sahnede eşlik edecek.

Yeni yaşını arkadaşları ve sevenleri ile karşılayacak olan, sempatik cazcı Keisa Brown’ın muhteşem sesi ve nefis şovuyla unutulmaz bir gece geçirirken sevdiklerinizle dans ve müziğin keyfini çıkarabilirsiniz.

AzzuR’da ayrıca, Başaşçı Lorraine Sinclair’in hazırladığı Caz Mönüsü’nün veya a la carte möünden siyah havyar ile sunulan geleneksel “Beef Tartar”, mini kalamar ve hellim şiş, safranlı risotto, fırınlanmış dana bonfile, tavada deniz levreği gibi spesiyalitelerin ardından çikolatalı ve portakallı sufle, tiramisu, sote edilmiş çilek gibi tatlı çeşitlerini deneyebilirsiniz.

Rezervasyon için 0212 319 29 29’dan 3811’i arayabilirsiniz.

Ayrıntılı Bilgi İçin:

Mövenpick Hotel Istanbul

Buket Oğuz Tel: 0212 319 29 29

buket.oguz@moevenpick.com.tr

2010′un Kültür Başkenti İstanbul

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

AB Jürisi, İstanbul’u 2010 Avrupa Kültür Başkenti olarak seçti. Jürinin kararı, AB kurumlarınca gözden geçirildikten sonra kesinlik kazanacak ve AB Konseyi tarafından onaylanarak muhtemelen kasım ayında resmen açıklanacak. İstanbul bu unvan için Ukrayna’nın başkenti Kiev ile yarışıyor.

2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi kapsamında AB dışı şehirler sınıfında Ukrayna’nın başkenti Kiev ile yarışan İstanbul, bugün Brüksel’de yapılan jüri toplantısında, Avrupa Parlamentosu, AB Komisyonu ve AB Konseyi’nin ikişer, Bölgeler Komitesi’nin bir temsilcisinden oluşan 7 kişilik Seçici Kurul tarafından seçildi.

AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ

Avrupa Kültür Başkenti fikri, ilk kez 1985 yılında dönemin Yunanistan Kültür Bakanı Melina Merkuri tarafından ortaya atıldı.
Aynı yıl AB Konseyi, projenin kapsamını belirledi ve uygulamaya koydu. 1985′ten 2000 yılına kadar AB’ye üye olan ülkelerin kentlerinden biri Avrupa Kültür Başkenti olarak seçildi. 2000 yılına gelindiğinde, yeni bin yıl nedeniyle Avrupa Kültür Başkenti unvanı hem birden fazla kente, hem de AB adayı olan ülkelerin kentlerine de verilmeye başlandı.
Unvanı daha önce alanlar arasında Atina (Yunanistan), Floransa (İtalya), Amsterdam (Hollanda), Berlin (Almanya), Paris (Fransa), Madrid (İspanya), Lizbon (Portekiz), Selanik (Yunanistan), Brüksel (Belçika) gibi kentler bulunuyor.

Meral Değer İle Ay’a Merdiven Dayamak

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

7 Ekim 15 Kasım Tarihleri Arasında,
Bremen / Worpswede Almanya’da Uluslararası Sanatçılar,
‘İnsana Her Zaman Eşlik Edebilecek Takılar’
Temasını Yorumladıkları Tasarımlarını Sergiliyorlar.

Uluslararası takı tasarımcıları, ‘insana her zaman eşlik edebilecek takılar’ temasını yorumlayarak, takılar tasarladılar. Bremen / Worpswede’de, Galeri Caroline Kreutzieger’de açılan sergiye davet edilen Türk takı tasarımcısı, Meral Değer; verilen temayı, Einstein’nın şu sözünden yola çıkarak yorumladı: ’O’na bakmadığım zaman da Ay’ın orada olduğunu düşünmek hoşuma gidiyor.’
Meral Değer, doğamızla, kişiliğimizle, yaşamımızla, kültürümüzle sürekli ilişkisi olan ve bizleri etkileyen ‘Ay’a merdiven dayamayı düşlüyor. Sanatçı; ‘Gerçeküstü hayaller kurabilir ve her şeye, tekrar çocuk gibi bakmaya başlayabilirsiniz. Hayallere ulaşabilmek için önce, hayal edebilmek gerekir. Hayallerimizden vazgeçmemeliyiz. Onlar hep bizimle olmalı’ diyor.

Broş, kolye, küpe, olarak tasarlanan takılar; gümüş, altın, agat, signity sentetik taş kullanılarak üretilmişler. Hilal formunun içerisine doldurulan ipek kumaşlar ile de değişen renk efektleri sağlanmış.

Camocağı’ndan Ay’a Merdiven Dayamak…

Takı Tasarımcısı Meral Deger; takı tasarımlarına ilham veren “Ay’a merdiven dayamak” yorumunu, cam ile de tasarladı. Bu çalışması sonucunda çok daha büyük boyutlarda objeler ortaya çıktı. ‘Ay’a merdiven dayama’ temasını cam ile tasarlama fikri ise Meral Değer’in Cam Ocağı’nda aldığı eğitim sırasında, Amerikalı Cam Sanatçısı, Ben Wreigt’la yaptığı çalışmalarda doğdu.

Sanatçı, Cam Ocağı’nda, cam eğitiminin yanı sıra, pek çok malzemeyi bir arada kullanarak objeler tasarlayıp, uygulayabilecek bir ortam bulduğunu söylüyor. Özellikle tasarımlarını, düşlediği objeleri cam ile canlandırabilmeyi, cam dünyasının tecrübeli eğitmenlerinden öğrenmenin bir tasarımcı için yeni eserler yaratmada önemli bir kaynak olduğunu da vurguluyor.

Meral Değer : 1984 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (DGSA) Grafik Tasarım Bölümünü bitirdi. 1986 yılında Zürih, Kunst Gewerbe Schule, Moda Tasarımı eğitimini tamamladıktan sonra, Akademi İstanbul ve çeşitli özel atölyelerde takı tasarımı, malzeme ve teknikleri ve İstanbul, Cam Ocağı Vakfı, cam tasarımı, malzeme ve teknikleri eğitimlerini aldı. Profesyonel iş yaşamında Grafik Tasarımcı ve halkla ilişkiler uzmanı olarak, reklam ajansları ve özel şirketlerde profesyonel çalışmalarda bulundu. Ayrıca Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat Tasarımı Bölümünde ‘Küçük Obje ve Takı Tasarımı’ dersleri verdi. Halen takı tasarımı ağırlık çalışmalarına devam ediyor. Eserleri Avrupa’nın çeşitli galerilerinde sergileniyor. Eserlerinin yer aldığı sergiler; 1999 İstanbul, Karma Sergi ‘Geometri’, 2000 Zürih, Kişisel Sergi ‘Bizans ve Osmanlı’dan Yansımalar’, 2001 Zürih, Kişisel Sergi ’Denizaltı Dünyası’ ve 2004 Zürih, Staef-Art, Karma Sergi ‘Gül ya da Lale’ . Bugüne kadar çalışmaları ile ilgili aldığı ödüller:1996 Trakya Birlik Grafik Tasarım ödülü,1997 Dünya Altın Konseyi, Altın Takı Tasarım Ödülü, 1998 Dünya Altın Konseyi, Altın Takı Tasarım Ödülü.

Sezen Aksu, P&G 20. yıl kutlamalarının yapıldığı turnenin özel finaliyle İstanbul’da

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

P&G Türkiye’nin 20. yılı kutlamaları kapsamında Bursa’dan Van’a, Antalya’dan İstanbul’a 9 ilde müzikseverlerle buluşan ünlü sanatçı Sezen Aksu, turnenin son konserini 8 Eylül tarihinde İstanbul’da veriyor.

Kuruçeşme Arena’da yer alacak konserde Sezen Aksu’ya, darbuka ustası Mısırlı Ahmet, rap yorumcusu Ceza, İtalyan tenor Alessandro Safina ve büyüleyici şovuyla Anadolu Ateşi topluluğu eşlik edecek.

Tüketim ürünleri lideri P&G Türkiye’nin 20. yıl kutlamaları ile birleşen Sezen Aksu Geleneksel Yaz Konserleri, İstanbul’da düzenlenecek renkli ve dopdolu bir konserle sona eriyor. Turnenin finali olması nedeniyle zengin ve farklı bir repertuardan oluşacak konser, 8 Eylül 2007 Cumartesi akşamı İstanbul Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek.

Konserde dinleyiciler, Sezen Aksu’nun sevilen parçalarının yanı sıra Sezen Aksu’nun sevdiği alaturka ve pop müziğin klasikleşmiş eserleri de dinleme şansını yakalayacaklar.

Daha önce farklı albümlerde, ünlü isimlerle seslendirilen düetler ilk kez turnenin bu son konserinde canlı olarak seslendirilecek.

Sezen Aksu bu konserde farklı olarak, profesyonel yaşamı boyunca kesiştiği ve farklı türlerde müzik yapan sanatçılarla ilk kez canlı düetler yapacak. Sezen Aksu sahnesinde, tüm dünyada satışa sunulan “Sognami” albümünde yer alan İtalyanca-Türkçe “Bile Bile” düeti ile İtalyan tenör Alessandro Safina’yı ve “Gelsin Hayat Bildiği Gibi” düetiyle Türkiye’deki rap müziğinin en önemli temsilcilerinden biri olan Ceza’yı ağırlayacak.

Dünyada darbuka efsanesi olarak tanınan, tarih boyunca denenmemiş bir teknik ve çalma stili geliştiren Mısırlı Ahmet konserde hem kendi repertuarından örnekler sunacak hem de Sezen Aksu şarkılarından bazılarını da benzersiz tekniği ile yorumlayacak.

Anadolu Ateşi’nin de danslarıyla eşlik edeceği konser bir müzik şölenine dönüşecek.

P&G Türkiye, Sezen Aksu konserlerinde 9 kentte yaklaşık 80 bin tüketicisiyle buluştu

P&G’nin Türkiye’deki 20. yılı nedeniyle, distribütörlerinin de desteğiyle düzenlenen Sezen Aksu Geleneksel Yaz Konserleri, Bursa, Denizli, İzmir, Antalya, Van, Gaziantep, Adana, Ankara’da gerçekleştirildi. Sezen Aksu, 14 Ağustos’ta başlayan turnede Türkiye’nin dört yanından yaklaşık 80 bin izleyici ile buluştu.

P&G Türkiye’nin distribütörlerinin katkısıyla düzenlenen konserler dizisinin son ayağı da İstanbul distribütörleri Aykanlar ve Hedef’in katkısıyla gerçekleşecek. 10 binin üzerinde kişinin katılması beklenen İstanbul için biletler biletix’te satışa sunuluyor.

Program
Yer: Kuruçeşme Arena, İstanbul
Saat: 21:00

“Doğulu” Kardeşlerin Son Bombası: Sıla

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Kenan Doğulu’nun yedi senedir aralıksız olarak vokalistliğini yapan Sıla’nın, prodüktörlüğü Ozan Doğulu tarafından üstlenilen ilk albümü çok yakında dinleyicilerle buluşuyor. Doğulu kardeşler uzun süredir Sıla’nın ilk albümü üzerinde çalışıyordu. Kenan Doğulu’nun eşlik ettiği hareketli çıkış şarkısı “…dan sonra”ya önümüzdeki günlerde bir video klip çekilecek. Şimdiden radyolarda öne çıkmayı başaran ve çarpıcı sözleri Sıla Gençoğlu imzası taşıyan şarkının bestesi ve düzenlemesi Ozan Doğulu’ya ait.

Ekim ayında SONY BMG tarafından yayımlanacak Sıla’nın albümüne Sezen Aksu, Ozan Doğulu, Yalın gibi önemli isimler gerek söz ve besteleriyle , gerekse manevi olarak büyük destek verdiler. Türkiye’nin en değerli müzisyenlerinden Ozan Doğulu, Murat Yeter, Mustafa Ceceli, Efe Bahadır, Nedim Ruacan düzenlemeleriyle albüme renk kattılar.

Sıla’nın yaptığı besteler ve yazdığı şarkı sözleri Ferhat Göçer (Yolun AçıkOlsun/Vur kadehi ustam), Kenan Doğulu (Demedi Deme/Boğaziçi), Emel Müftüoğlu (Eğlenilecek Kızlar, Evlenilecek Kızlar/Ağla) gibi değerli sanatçıların albümlerinde yer almıştı.

Sıla ‘nın muhteşem albümü Ekim ayında piyasaya çıkıyor.

Sıla’nın İlk Video Klibi “…Dan Sonra” Çekildi

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Herkes Bu Şarkıyı Konuşuyor!
Herkes Bu Video Klibi Merak Ediyor!…

Müzik listelerinde daha albüm çıkmadan üst sıralara yerleşen “Sıla”nın uzun zamandır beklenen ilk albümünün çıkış şarkısı “…dan sonra” nın video klip çekimleri tamamlandı.

Hareketli çıkış şarkısı “…dan sonra”nın çarpıcı sözleri Sıla imzası taşırken, dikkat çeken müziği ve düzenlemesi Ozan Doğulu’ya ait.

SILA & KENAN DOĞULU “…dan sonra”
Şarkının bir de sürprizi var. “…dan sonra”da Sıla’ya albümün stüdyo aşamasında da desteğini eksik etmeyen Kenan Doğulu, vokal ve dikkat çekici rap düetiyle şarkıya eşlik etmenin yanı sıra klipte de muhteşem performansıyla yer aldı.
Filmside prodüksiyon tarafından gerçekleştirilen video klip dünya çapında başarı kazanmış bir çok değerli ismi de bir araya getirdi. Ülkemizin başarılı yönetmenlerinden Murat Küçük tarafından 16 mm. film formatında çekilen video klipte ,yurtdışında Daddy Yankee, Snoop Dog, Chingy, Brian McKnight, Justin Timberlake gibi bir çok ünlü sanatçının video klibinde de görüntü yönetmenliği yapan Amerikalı Robert Benavides ve colorist James Norman ile beraber çalıştı.

Çekim sırasında dekor olarak kullanılan hayvan objeleri ve ayrıca Sıla’nın kullandığı kürk Chamay Tekstil tarafında imitasyon olarak hazırlandı.

Şu sıralarda radyolarda sıkça karşımıza çıkan SILA , “…dan sonra ” isimli
şarkısının video klibi ile müzik dünyasına damgasını vurmaya hazırlanıyor.

Sıla zirveye koşuyor…

Youtube’da Sıla, “…dan sonra” isimli şarkısıyla bir ilke imza attı. Klip yayınlanmaya başlandığı gün içinde, tüm dünyada en çok seyredilen videolar arasında 12. sıraya yükseldi. Ayrıca Türkiye genelindeki radyolarda daha albümü çıkmadan en çok çalınan şarkılar listesinde 3. sırada.


Copyright © 2007 Tv Haberleri. All rights reserved.
eXTReMe Tracker