2006 Yazının Ayakkabı Trendleri

Posted by admin on Temmuz 17th, 2008

Bu yaz her şey çok renkli olacak.rengarenk bir yaz bizi bekliyor.

Ayakkabı severler için işte bu yazın moda ayakkabıları.

Dolgu topuklar, babetler, püsküllüler, tokalılar, kurdeleliler, yuvarlak burunlu modeller…

Avrupa Yakası

Posted by admin on Temmuz 11th, 2008

Avrupa Yakası, Nişantaşı’nda, elit bir kesimin içinde yaşayan ailenin içinde bulunduğu durumları anlatan dizidir. Durum komedisidir. Dizinin yapımını Plato Film-Sinan Çetin, yönetmenliğini Jale Atabey Özberk üstleniyor. Senaryosunu, başrolünü de oynayan Gülse Birsel yazıyor. Gülse Birsel’in canlandırdığı “Aslı” karakterinin babasını Gazanfer Özcan, annesini Hümeyra, kardeşi Volkan’ı ise Ata Demirer oynuyor.Volkan asker kaçağı olduğu için 30′undan sonra askere gitmiştir ve Ata Demirer diziden ayrılmıştır. IV. sezonda Sütçüoğlu Ailesi’ne Volkan ve Aslının kuzenleri Sacit ve Makbule Kral katılmıştır.

Dergi ekibinde Yıldırım Öcek (Patron),Levent Üzümcü (Cem), Şenay Gürler (Fatoş), Sarp Apak (Tanrıverdi), Hale Caneroğlu (Yaprak), Evrim Akın (Selin) ise askere giden kocası Volkan’nın peşinden gitmiştir. Veysel Diker (Tacettin), Yavuz Seçkin (Sertaç) ve Vural Çelik (Kubilay) diğer rolleri paylaşıyor.

Dizinin III. Sezonunda “Cem” karakterinin babası Rutkay Aziz (Bülent) ve annnesi Suna Keskin (Sedef) ile birlikte diziye farklı soluk getiren Engin Günaydın (Burhan Altıntop) kadroya dahil oluyor.

IV. Sezonda köklü değişimler geçiren Avrupa Yakası dizisi, radikal kararlar alarak oyuncu değişimini zorlayıp, oyuncuların kişisel seçimlerinden dolayı Volkan, Selin, Şesu, karakterleri diziden ayrılırken, “Aslı” karakterinin kuzenleri Tolga Çevik (Sacit) ve Hasibe Eren (Makbule); apartman kapıcısı Peker Açıkalın (Gaffur), yeni ofisboy Sarp Apak (Tanrıverdi) karakterleri senaryo içinde yerini almıştır.

V. Sezonda Peker Açıkalın dizi ekibinden çıkartılmıştır. Diziye Yabancı Damat dizisinden ve daha bir çok rolden tanıdığımız ünlü oyuncu Binnur Kaya ve Okan Bayülgen’in Makina programında kendini iyice geliştiren ve daha önceki sezonlarda da Avrupa Yakası’ında ara rollerde oynamış olan Gürgen Öz dahil olmuştur.

Acemi Cadı

Posted by admin on Temmuz 11th, 2008

Kanal D’de 07 Temmuz cuma günü başrollerinde, Merve Boluğur, Şenay Gürler, Nergis Kumbasar ve Celal Kadri Kınoğlu’nun oynadığı, Çağkan Çulha, Dicle Alkan, Levent Sülün, Billur Yazgan, Tuğçe Taşkıran, Gökdeniz Tüzün, Cenk Gürpınar ve Haluk Levent Karataş’ın da önemli rollerini paylaştıkları, “Acemi Cadı” adlı yepyeni bir dizi daha başlıyor. Dizide “Duman” adlı konuşabilen kediyi de Rasim Öztekin seslendiriyor. 16. yaş gününe bastığı gün, doğaüstü güçlere sahip olduğunu anlayan Ayşegül adlı genç bir kızın ve çevresindekilerin komik maceralarını anlatan dizinin konusu şöyle:

Ayşegül, annesi ve babası yurtdışında çalıştığı için Melda ve Selda adlı çılgın iki halası ile birlikte yaşamaktadır. Ancak bu tablo aldatıcıdır. Yeni okuluna alışmaya çalışan Ayşegül’ü 16.yaşına bastığı gün büyük bir sürpriz beklemektedir. Bu büyük sürpriz Ayşegül’ün hayatını tamamen değiştirir ve bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmaz.Yıllardır kendisinden saklanan sırrı, halaları, doğum gününde ona açıklar. Ayşegül sihirli güçlere sahip bir cadıdır.Üstelik sadece o değil, iki halası ve Amerika’da çalıştığını zannettiği babası da cadıdır. Bu gerçeğe Ayşegül inanmak istemez ve karşı çıkar. Ancak 16.yaşına bastığı için yasak kalmış tüm güçlerini kullanabilme yetisine sahip olmuştur.Üstelik 16. yaşgünü hediyesi olan büyülü kitap aracılığıyla binlerce kilometre uzakta olduğunu zannettiği babası ile konuşabilmektedir. O artık istese de istemese de bir cadıdır. Önceleri bu durumu inkar eden Ayşegül cadı olmaktan mutsuzdur. Fakat okulda yeni tanıştığı, ilk bakışta hoşlandığı Selim ve ona rakip okulun popüler kızları, fikrinin değişmesine neden olur.Tuğçe ve grubunun saldırılarından kurtulmak ve Selim’i etkilemek cadılar için çok basit işlerdir.Halalarının rehberliğinde Ayşegül bu büyülü dünyayı keşfetmeye ve onlar gibi deneyimli cadı olmaya çalışır. Ancak bu sasıldığı kadar kolay değildir. Acemilik Ayşegül’ün başına bir çok dert ile birlikte ilginç serüvenler de getirir.

Arka Sokaklar

Posted by admin on Temmuz 11th, 2008

Yüzyıllara meydan okuyan, büyülü, kocaman bir şehir ; İstanbul. Ve bu şehrin her sokağını, herkes için daha güzel, daha ‘yaşanır’ bir yer yapmak uğruna her türlü kötülüğe ve sıkıntıya meydan okuyan yürekli polislerimiz.

İstanbul Polis Teşkilatı Asayiş Şube’de görev yapan ‘sivil’ bir ekip, minibüsleriyle bu metropolün sokaklarını arşınlamakta ve karşılarına çıkan her türlü kanunsuzlukla savaşmaktadırlar. Polislerimiz, görevleri sırasında, değişik ve çeşitli insan hikayeleriyle sürekli karşılaşmaktadır. Zaman zaman gülümseten, zaman zaman da iç burkan bu hikayelere; meslek yıllarının tecrübesi ve ‘babalığıyla’ yaklaşan, ekibin diğer genç üyelerine de yol gösteren Başkomiser Rıza Baba olur. Rıza Baba; genç, enerjik ve yakışıklı komiser Murat’a, ekibe yeni katılan çiçeği burnunda polis memuru Zeynep’e, hayatla ve kendisiyle yaşadığı problemler yüzünden kimi zaman kontrolden çıkabilen Mesut’a ve kalabalık ailesiyle İstanbul’da geçim derdine düşmüş saf-temiz yürekli Hüsnü’ye; kısacası tüm ekibe, hem mesleğe hem de hayata dair pek çok şeyi öğretecek, unutulanları hatırlatacaktır.

Kısacası, polislerimizin ve ailelerinin hayatları ile İstanbul sokaklarının serüveni iç içe geçecek, kahramanlarımız; sevinçte, kederde, aşkta ve yalnızlıkta her zaman birbirlerinin yanında olacaklar. İçlerinden biri tökezlediğinde hep birlikte ona destek olup ayağa kaldıracaklar. Bazen aynı mutluluğa kadeh kaldıracak, bazen de aynı gözyaşını paylaşacaklar. ‘Birliktelik ruhu’ ve ‘mücadele azmiyle’, hem kendi hayatlarında hem de şehir-i İstanbul’da yollarını bulmaya çalışacaklar.

Doktorlar

Posted by admin on Temmuz 11th, 2008

Türkiye’nin en iyi hastanesi yeni asistanlarıyla yeni bir güne başlamaktadır… Ela, Zenan, Burak, Kader ve Hasan! Farklı karakterleri ama ortak bir hedefleri vardır onların. İyi bir doktor olmak!

Ela; ünlü bir cerrahın kızıdır. Herkesin düşündüğünün aksine bu durum hayatını hep daha da zorlaştırır. Hastanede geçecek günlerini zorlaştıracak biri daha vardır. Pek de hoş bir tanışma geçirmediği beyin cerrahı Levent…

Nedeni belirlenemeyen epilepsi krizi geçiren ünlü aktör ilk hastasıdır. Ölümün sınırından dönen aktör, çekilmez davranışlarıyla Ela’yı da canından bezdirir.

Zenan diğerlerine hiç benzemez. Sert, kuralcı, hırslı biridir. Hastaneye getirilen töre kurbanı genç bir kızın dramına ortak olur. Hem bir doktor hem de doğulu bir kadın olarak.

Kader; kusursuz güzelliği başına hep bela olmuştur. Güzel olmak zordur, hem doktor hem güzel olmak daha da zordur. Ancak o kimsesiz büyümenin acısını, doktor olabilmek için çektiği zorlukları asla belli etmez.

Hasan; hastaneye gelen yeni evli çifti mutlu edebilmek için elinden geleni yapar. Kocası kalp ameliyatına giren geline bir söz verir. Oysa doktorluğa başladığı ilk gün alacağı bu ders oldukça ağır olacaktır. Üstüne bir de girdiği ameliyatta yaşadıkları… O artık bir MB’dir. Yani doktorların kendi aralarında dedikleri gibi “Morg bekçisi!”

Burak, fazla yakışıklı fazla ukaladır. Her şeyi çok iyi bildiğini düşünür. Tam bir baş belasıdır yani. Cerrahi Bölüm şefi Haldun’la karşı karşıya gelecektir. Gestapo lakabıyla bilinen ve yeni doktorların şefi Dr. Fikret ise hepsinin kabusu olacaktır.

En az Levent kadar parlak bir kariyere sahip olan Dr. Suat’ın ise tek bir amacı vardır. Haldun’dan boşalacak yere geçebilmek. En büyük rakibi de Levent’tir elbet. Başarılı, sürprizlerle dolu, yakışıklı romantik biraz da gizemli biridir o. İlk tanıştıkları andan itibaren Ela ile aralarında kopmayacak bir bağ oluşacaktır.

Beyaz Gelincik

Posted by admin on Temmuz 11th, 2008

Bembeyaz bir deniz görünümündeki uçsuz bucaksız pamuk tarlalarıyla Aslanbaş’lar, Adana’nın en zengin ailelerinden biridir. Binlerce dönüm pamuk tarlasının sahibi olan bu aile büyük bir çiftlik evinde yaşamaktadır. Aslanbaş Holding’in esas gözbebeği pamuktur. Pamuk gözbebeği olsa da diğer alanlarda da başarıyı yakalamışlardır. Aslanbaş’ların hizmetinde binlerce kişi çalışmaktadır. Tarlalarda ırgatlar, çiftlik evinde hizmetçiler, fabrikada işçiler, holdingteki çalışanlar… Aslanbaş Ailesi; ana-babaları ölmüş olan dört erkek kardeşten oluşur. Hikayemizin merkezinde de bu dört kardeş vardır.

Halil Aslanbaş (Altan Erkekli): Ailenin en büyük kardeşidir, 45 yaşındadır. ODTÜ Mimarlık mezunudur. Hayali, yurtdışında rahat ve kendince yaşamak, mimarlık yapmak olsa da en büyük erkek kardeş olarak; topraklarını bırakıp gitmesine izin verilmemiştir.

Ömer Aslanbaş (Erkan Petekkaya): 32 yaşında. Tarsus Amerikan Koleji mezunu. ABD’de işletme eğitimi almış. Batılı yetişmiş, bir doğulu. Ağabeyi Halil, işlerden elini çekmiş, tüm holdingin yönetimini ona bırakmıştır. Çok şık ve yakışıklı bir iş adamı.

Mustafa Aslanbaş (Mehmet Günsur): 28 yaşında. Okul hayatını yarım bırakmış. Ailenin en deli dolusu… Hayatı günü gününe yaşamayı seviyor. Otomobillere, motosikletlere ve benzer büyük oyuncaklara düşkün. Holding işlerine bulaşmadan hayatın tadını çıkarıyor.

Memed Ali Aslanbaş (İsmail Hacıoğlu): 22 yaşında ABD’de eğitimini bitirip Elektronik Mühendisi olarak Adana’ya yeni döndü. Rahat, esprili ve modern… Daha henüz holdingde ve hayatta neler olup bittiğinin farkında değil.

Hikayenin bir başka ana karakteri ise Ceren Durul… 25 yaşında Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra ABD’de Ziraat Mühendisliği okumuş. Düzgün hatlarıyla dikkat çeken, beyaz tenli, çok güzel bir kız. Aslanbaş Holding’de çalışıyor. Şirkette ceketi eteğiyle dolaşırken, gerektiğinde tarlaya eşofmanlarını, yerel kıyafetleri giyip dalabiliyor. Tarlalarda çalışan işçiler beyaz teni nedeniyle, pamuğa verilen “Beyaz Gelincik” ismini ona takmışlar.

Bütün olaylar; Ömer’in ilk kez “Beyaz Gelincik Ceren” ile karşılaşmasıyla başlar. Ondan sonrası; bir bir ortaya dökülen sırlar, bazen aşk bazen iktidar için söylenen yalanlar, merak içinde sonu beklenecek gelişmeler…

Sıla

Posted by admin on Temmuz 11th, 2008

Mezopotamya’nın bereketli toprakları. Hiçbir penceresi birbirine bakmayan, yüksek avlulu evleri, daracık sokakları olan topraklarda kanun tanımaz töreler, töreye karşı gelen aşk!
Kalbinde hep hasret büyütmek zorunda kalan bir kızla, töreleri ve kalbi arasında kalan Boran’ın tutkulu aşk hikayesi!
Yazgısı, onu üç yaşındayken özünden, ailesinden koparıp, İstanbul’a sürükler. Kökleri Doğuda, Batı dünyasına ait Sıla, bir yalanla büyür. Sıla başka bir dünyaya kök salmaya çalışırken o farkında değildir ki, o topraklar kızların kaderini başkaları yazar. Sıla’nın hiç duymadığı Berdel kelimesi, hayatının tüm seyrini değiştirir. Hiç tanımadığı ağabeysinin canını kurtarmak için, hiç görmediği aşiret reisi Boran’la zorla evlendirilir. Artık Sıla kocaman bir evde, yıkılmaz kuralları olan bir töreye hapistir. Sıla her gün kaçış planları yapar ama farkında değildir ki, asıl kaçmaya çalıştığı şey, içinde yavaş yavaş büyüyen Boran’a duyduğu umarsız aşktır.

İki Aile

Posted by admin on Temmuz 11th, 2008

Oğuz ve kızları güle oynaya yeni evlerine yerleşir.Ancak bu huzur Eda ve çocuklarının da aynı eve taşınmasıyla kabusa döner. Oğuz’un karşı çıkmalarına aldırmadan taşınmaya başlar Eda ve çocukları. Kavga kıyamet bir sürü gürültü. Eda cebindeki bütün parayı bu eve yatırmıştır ve gidecek başka bir yeri yoktur.Oğuz ise yıllar sonra satın aldığı ve çocukluğunun geçtiği evi tanımadığı bu kadına kaptırmamaya kararlıdır. Ortadan sıvışan Feriti bulup durumu düzeltinceye kadar aynı evde yaşamaktan başka çareleri yoktur. Oğuz ve Eda birbiriyle didişirken, çocukları da kendi aralarında itişirler. Hem bu yeni taşındıkları mahalleye, hem de birbirlerine uyum süreçleri komediler oluşturur. Tabii en önemlisi ise, Oğuz’un Eda’dan, hoşlanmaya başlamasıdır. Bir süre sonra huysuz ve inatçı Eda da hoşlanmaya başlar Oğuz’dan. Bunu asla kabul etmez ama. Aralarındaki didişme bir aşk didişmesi haline dönüşür.

Binbir Gece

Posted by admin on Temmuz 11th, 2008

Şehrazat, ataerkil bir ailenin oğlu olan Ahmet’le ailenin şiddetle karşı çıkmasına rağmen evlenmiş, bir çocuğu olmuştur. Oğulları henüz bir yaşındayken Ahmet trafik kazasında ölmüş, Şehrazat oğluyla hayat mücadelesine atılmıştır. Ancak genç kadının talihsizliği bu kadarla kalmamış, oğlunun lösemi olduğunu öğrenmiş, tedavisi için canla başla çalışmaya başlamıştır.

Hikaye Şehrazat’ın oğlunun tedavisi için 200 bin dolar bulmak zorunda kalması ile başlar. Tedavi belirlenmiş, Kaan’a ilik verecek donör Azerbaycan’da bulunmuş, iş paraya kalmıştır. Şehrazat önce çok varlıklı bir adam olan kayınpederi Burhan Bey’e başvurur. Sonuç alamaz.

Çocuğunu yaşatmak için her çareyi deneyen genç kadın, çalıştığı şirketin iki genç ve yakışıklı patronundan birine başvurur. Patronundan gelen teklif hayatının akışını değiştirecek, Şehrazat’ı altüst etmeye yetecektir.

Menekşe ile halil dizisi birinci bölümü

Posted by admin on Temmuz 11th, 2008

1. Bölüm

Kıvanç Tatlıtuğ, Sedef Avcı… Nereye kaçsan, kaybolursun…
Yine bulur mu seni aşk…

Genel Hikaye

“Menekşe ile Halil” bir aşk hikayesi….Berlin’de başlayan, İstanbul’a sürüklenen imkansız bir aşkın hikayesi. Menekşe ile Halil bu aşkın kahramanları.. Ailesinin zoruyla evlendirilen Menekşe, büyük bir çelişki yaşıyor. Aşkı yüzünden, hayatını bile tehlikeye atarak ailesinden kaçan Menekşe, Halil’i korumak adına, Halil’den de kaçıyor. Yani Aşkı için aşkından vazgeçiyor…


Directory
Copyright © 2007 Tv Haberleri. All rights reserved.
sitemap sitemap.txt sitemap.html tv haberleri haberler
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır.İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Şikayet adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde tvhaberleri.com yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacaktır.İletişim kasvax@gmail.com