En Güzel Süs Bitkileri - 2

Posted by admin on Temmuz 16th, 2008

TAŞARMUDU (Amelanchier cinsi)

25 kadar türü bulunan, yaprak döken ağaç ve çalılardır. Taşarmutlarının pek çok, türü ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. Dağarmudu ve Kayaarmudu olarak da bilinen bu cinsin türlerini ayırdetmek çok güç olmaktadır. Bazı türlerde açan zarif ve beyaz çiçekler, ilk-baharda yapraklanma olmadan evvel tüm ağacı kaplarlar. Grimsi-kızıl olan yeni yapraklar sonradan parlak yeşile dönerler. Çok dekortif, kırmızı meyveleri lezzetli olup yenebilir. Kuşlar tarafından da pek sevilen bu meyveler ağaçta kaldıkları müddetçe civardaki kuşları bahçenize misafir ederler. Aynı zamanda çok güzel reçelleri olur. Çoğu Taşarmudu türü çok hoş sonbahar renklenmeleri yapar.

Ortalama 3-4 m. boy ve boylarına yakın yayılım yaparlar. Ülkemizde doğal olarak yetişen Taşarmutlarının kültüre alınmaları yerinde olur. Tam güneş ya da hafif gölge kısımlara ve nemli, derin topraklara dikin.

Üretilmeleri; tohum ve ayırma ile olur.

MERCAN ASMALARI (Antigonon leptopus)

Yaprak döken sarılıcılardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Mercan Asmaları yurdumuzda henüz pek tanınmamalarına rağmen rahatlıkla uyum sağlayabilirler. İstanbul ve Karadeniz kıyılarımızda da korunaklı yerlerde yetiştirilmeleri mümkün olabilir. Vatanı Meksika olan bu asma Amerika’da Dağ Gülü diye bilinir. Yaz sıcağını sever ve fakir topraklarda büyürler. Kışın cansızlaşan yumru kökünden ilkbaharla birlikte hızla sürer ve yaz sonunda 8-10 m. ye uzayabilir. Dallar açık, seyrek ve şelale şeklindedir. Yaprakların bükülmüş kalp gibi şekilleri vardır. Koyu gül, pembe ve bazen de beyaz olabilen çiçekler, yaz ortası ve sonbaharda açarlar ve yeni sürgünler üzerinde damlalar halinde bulunurlar.

Çoğunlukla geriye kıvrımlı olan dallar, çiçeklendiklerinde bitkiyi çiçek çelenkleri ile dolu gibi gösterirler. Ev için kesilen çiçekler suda uzun süre güzel kalırlar. Sıcak bölgelerde çiçeklenme daha yoğun ve uzun süreli olur.

Mercan Asmaları çiçek dallarının sonundaki sarmaşık filizleri ile tutunarak tırmanırlar, fakat desteklenmeleri gerekir. Uzun bahar dalları, çardaktan ya da teras gölgeliğinden sarkarak çok hoş bir görüntü verirler. Çitlerde ya da fon oluşturmada veya uzun süreli çiçekli vurgu oluşturmada çardaklarda kullanım. Mercan Asmaları tırmanmak için desteklenmediklerinde, boş alanara hızla yayılarak yerörtücü olurlar.

Bakımları diğer pekçok sarılıcıya göre daha az ihtimam gerektirir. Yaz boyunca düzenli ve derince sulayın. Kuraklığa dayanıklı olmasına rağmen susuz kaldığında senelik bir bitki gibi yaz ortasında ölür.

Sonbaharda ince dallarını budayarak büyümesini kontrol edin. Toprak seviyesinden itibaren tümüyle budama da uygundur. Sıcaklığın -4 C nin altına düştüğü yerlerde kökleri saman ya da yapraklarla malçlayarak koruyun.

Üretilmeleri çelikle olur.

KOCAYEMİŞLER (Arbutus cinsi)

20 tür bulunan, herdemyeşil çalı ve ağaçlardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Bu cinse mensup bitkiler bütün yıl boyunca gösterişlidirler. Beyazdan pembeye değişen vazo şeklindeki çiçekler, portakaldn kırmızıya uzanan meyveler, kabuklu gibi, parlak ve her zaman yeşil yapraklar; Kocayemişleri örnek kullanım ve vurgu ağacı olarak bu özelliklere ilaveten gösterişli gövdeleri de vardır.

Kocayemişler tam güeş alan yerlere dikilmelidirlir. Toprak seçmezlerse de organik maddelerce zengin iyi drene olan topraklarda süratle gelişirler. Üretilmeleri tohumla olacaksa yazın ve eşit oranda kum ve yaprak çürüntüsü içeren karışmalara ekilmelidirler. Çelikle yapılacak üretimlerde hava sıcaklığının köklenme olan kadar 20 C nin üzerinde olması gerekir.

SANDAL (Arbutus andrachne)

Son yıllarda ülkemizde popüler olmaya başlayan bir bitkidir. Akdeniz kıyılarımızda tabii olarak da yetişmektedir. Bütün yıl boyunca güzelliğini yitirmeyen bir ağaçtır. Dekoratif çiçek ve meyvelerinin yanında çok gösterişli kırmızı ve parlak gövdeleri vardır. 5-6 m. boy ve 4-5 m. yayılım yapabilir. Geniş alanlarda vurgu ağacı olarak kullanım.

ADİ KOCAYEMİŞ (Arbutus unedo)

Akdeniz ve Karadeniz sahil kısımlarında bol miktarda yetişmektedirler. Normal gelişimi çok gövdeli çalı formundadır. Budanarak bir ya da daha fazla gövdeli küçük bir ağaç elde edliebilir. 5-6 cm. uzunluğundaki yapraklar dar oval şekilli ve koyu, parlak yeşil renklidir. Beyazdan pembeye küçük vazo şeklindeki çiçekler sonbaharda ve kışın belirirler. Bu arada geçen yılın meyveleri sarıdan kırmızıya güzel renklenmeler yaparlar. Zeytin büyüklüğünde olan meyveler yenebilirse de tatları pek güzel değildir. Bununla beraber kuşlar için çok caziptirler. Deniz kıyısında ve kurak yerlerde yetişebilen bu ağaçlar 6-7 m. boy, 3-4 m. yayılım yapabilir.

MADRONE (Arbutus menziesii)

Portakaldan kahverengiye değişen renklerdeki gösterişli, yumuşak kabuklar bu ağacın en çarpıcı yanıdır. Dallarda ve gövdede bulunan kabuklar pul pul soyularak ilginç bir görüntü sağlarlar. 10-12 cm. uzunluğundaki oval ve parlak yerşil yapraklar iki yıllıktır ve bu sürenin sonunda yazın dökülene kadar sarı, portakal, kırmızı renklerde bir renk cümbüşü oluştururlar. 10 cm. den 25 cm.ye değişebilen vazo şeklindeki çiçekler dalların uçlarında açar. Portakal kırmızı meyveler yaz sonundan kışa kadar renklidirler. Kuraklığa ve fakir topraklara dayanıklı olan bu ağaçlar yazın çok sulanırlarsa kökleri çürüyebilir. 60 cm.den boylu fidanların tutma şansı zayıftır. 6-20 m. arası boy yaparlar. Amerika kökenli ağaçlardır.

AVCI ÜZÜMLERİ (Arctostaphylos uva-ursi)

Herdemyeşil, çalımsı, yer örtücü bitkilerdir. Bu uzun ömürlü, genişçe yayılan bodur çalı, özellikle sahil bölgelerde, toprağın kumlu, taşlı ve promblemli olduğu kısımlarda mükemmel bir yer örtücü olur. 20-25 cm.yi geçmeyen boyuna rağmen 4-5 m.lik bir yayılım gösterebilir. Yaprakları 3-4 cm. uzunlukta, parlak koyu-yeşil ve serttir. Yapraklar kış aylarında çarpıcı kırmızı bir renk alırlar. Pembe, vazo şeklinde, ilkbaharda açan çiçekler salkımımsı bir görüntü verir, fakat gösterişsizdirler. Bezelye büyüklüğünde ve parlak kırmızı renkteki meyveler sonbaharda belirir ve kuşları çekerler. Orta ve doğu Karadeniz bölgemizde iğne yapraklı ormanlar içinde doğal olarak bulunan Avcı Üzümlerinin meyvesini yöre halkı kurutup ufalamakta ve çay gibi içmektedir.

Yer örtücü olarak kullanımda bitkileri 80-100 cm. arayla teker teker dikin. Bitki yavaş yayıldığından dolayı yabancı otlardan korumak için saman ya da kuru yapraklarla malçlama yapın. İyi süzülen asitli topraklar ve kısmen gölge yerler dikim için uygundur.

Avcı Üzümleri bir kez tuttuklarında susuzluğa dayanırlar, ancak yine de yazın birkaç kez iyice sulanmaları yerinde olur.

Etkili bir görüntü için eski ve yaşlı dalları budayın. Üretimleri genellikle sonbaharda tohum ekimi ya da çelikle olur. “Point Reyes”in koyu yaprakları vardır ve sıcağa dayanıklıdır. “Radiant”ın ise orta boyda yeşil yaprakları vardır ve yoğun meyve verir.

İRLANDA YOSUNU (Arenarıa verna)

Otsu yer örtücüdür. Yosunu andıran küçük, koyu yaprakları vardır. Pekçok iklimde yetişebilen, bol güneşe toleranslı, uzun ömürlü ve dayanıklı bir türdür. Ufak, beyaz çiçekleri yazın açarlar.

Basamak taşlarının veya çim taşlarının arasını doldurmakta çok kullanışlı olurlar. İrlanda Yosunlarını küçük bahçelerde çimen yerine de kullanabilirsiniz. Şark bahçelerde ya da ağaçsı ortamlarda çok güzel vurgu yaparlar.

Dikmek için düz ve küçük İrlanda Yosunu parçalarını keserek rutubetli toprağa 15 cm. aralarla yerleştirin. Sonbahardan ilkbahara uzanan zaman aralığında dikmek en iyisidir. Kışları ılık yerlerde bol güneş ve hafif gölge yerler uygunken; kışları sert yerlerde suyunun çekilmesini önlemek için gölge yerler daha iyidir. Kökler yüzeyde olduğundan düzenli sulayın ve hafifçe gübreleyin. Kendi kendine tohumlanır ve dağınık bahçelerde otlanabilir. Salyangozlar problem olabilir.

Üretilmeleri; tohum ve ayırma ile olur.

JAPON AKUBASI (Aucuba japonica)

Hedemyeşil çalılardır. Japon Akubalarının çok sayıda, geniş ve parlak yaprakları vardır. Yuvarlak ve düzgün bir form oluşturur ve de gölgede iyi büyürler. Pek çoğunun yapraklarında altın sarısı benekler bulunur. Kızıl olan meyveler sonbahardan kışa kadar çalıyı ayrı bir güzel yaparlar. Dişi ve erkek bitkiler meyve için gereklidir. Akubalar okul, otel, hastane ve diğer binaların gölgelik duvar diplerinde yaygın olarak kullanılılar. Teras dekorasyonu ve manzara oluşturmak için harika kap bitkisi olurlar.

Gölgelik ağaç altlarını doldurmak istediğinizde kısa sürede yayılır ve beklenen etkiyi yerine getirirler. Japonya kökenli bitkilerdir.

Tüm sahil kesimlerimiz ve kışları çok sert geçmeyen iç bölgelerimizde de yetiştirilebilecek olan Akubaları ev bitkisi olarak kullanmak da mümkündür. 2-2.5 m. boy ve 1 m. yayılım yapabilirler. Tam gölge ya da yarı gölge yerlere dikin. Direkt güneş yapraklar üzerinde yakıcı tesir yapar. İyi drene olan, nemli ve zengin topraklarda en iyi gelişirler. Susuzluğa karşı dayanıklı iseler de yeni dikilen fidanlar düzenli sulanmalıdır. Dolgun ve iyi bir gelişme için dalları yaprak boğumlarından budayın.

Üretilmeleri; tohumla ve sonbaharda dikilen çeliklerde olur.

ZAHRA (Baccharis pilularis)

Herdemyeşil çalılardır. Kanaatkar bir bitkidir. Çok değişik iklim ve topraklarda mükemmel bir yer örtücü olur. 1-3 cm. boyunda parlak yeşil yaprakları vardır. Her yıl budandıklarında çok daha çekici olurlar. Genelde 30-50 cm. boy yapar. Bodur “Tween Peaks” kültivarı harikulade bir yer örtücüdür.

Bu Zahra türü yurdumuzda pek tanınmamakta ve fidanlıklarda yaygın olarak bulunmamaktadır. Yurdumuzda daha çok Baccharis halimifolia bilinmekte ve kullanılmaktadır.1,5-2 m.yi bulan boyuyla daha uzun boylu olan bu Zahra türü, hem yurdumuzun doğal florasında, hem de fidanlıklarımzda bol miktarda bulunmaktadır.

Halk arasında Haç çalışı ya da Put Çalışı olarak da bilinen Zahralar tohum ve çelikle üretilebilirler.

BAMBULAR (Bambusa)

Herdemyeşil çalılardır. Bu özel, çabuk büyüyen, zarif, yaprak dökmeyen bitkiler çok değişik örüntüler, büyüme karakterleri ve peyzaj kullanımı sunarlar. Yerkürenin hemen her yerinde yaygın ve doğal olarak yetişen Bambular pekçok cinsi kapsarlar. Özellikle uzak doğuda olmak üzere, besin kaynağı, inşaat, mobilya, dekorasyon, giyim ve pekçok konuda değerlendirilme imkanı bulurlar.

Bambular pekçoğumuzun bildiği sert ve dik saplarıyla bahçelere tropik veya oryantal bir hava katarlar. Farklı farklı olan bitki, yaprak ve büyüme karakterleri onlara çok değişik kullanım alanları sağlar.

Yüzlerce türünden bazısı 25 m. yi aşan boylarıyla dev bitkilerken, bazıları da çayır olarak kabul edilirler. Bazı uzun, dar yapraklı Bambular fiskiye görünümü ve yumuşak bir örüntü kazandırırken, bazıları da birbirinden ayrı dikey özellikleri ile farklı bir görsel etki bırakırlar. Bu bitkiler uzayan ya da kümeleşen kök sistemleri ile yayılırlar. Bazı çeşitler geniş alanlarda hızla yayılır ve kontrol edilmediklerinde istenmeyen alanları da istifa edebilirler. Geniş alanlarda kümeler halinde ve kenarlarda etkileyici olurlar. Arsız ve yalıcı Bambular en az 45 cm. derinlikte yeraltı bariyerleri ile durdurulabilir. Bu yöntem özellikle küçük bahçelerde çok yararlı olur. Bütün Bambular kaplarda yetişebilir ve teras ve avlulara zerafet katmak ya da portatif görüntüler oluşturmak için kullanılabilir.

Bambular yeterli nem olduğu sürece her tür toprakta yetişirler. Kuraklığa dayanıklı olmalarına rağmen bu durumda yaprakları kurur ve görüntüleri bozulur. bol güneş ya da hafif gölge kısımlara ve mümkünse su kenarlarına dikin. Yaşlı Bambuların ilkbaharda dipten kesilmeleri gerekir.

MOR ORKİDE AĞACI (Bauhinia purpurea)

Yaprak döken ağaçlardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Ülkemizde pek tanınmayan bu ağaçlar sadece Akdeniz ve Ege sahil kısımlarımıza uyum sağlayabilir. Mor Orkide Ağaçları kış ortasından ilkbahar başına kadar 6-7 cm. çapında ve gerçekten çok harika mor renkli çiçekler açarlar. Kendi halinde bırakıldığında çok gövdeli olarak yetişen bu ağaçlar, budanmak suretiyle tek gövdeli olarak yetiştirilebilir. Çiçeklenmeyi takiben oluşan tohum zarfları gösterişsizdir.

DİKEN ÜZÜMLERİ (Berberis cinsi)

450 kadar türü bulunan, yaprak döken ya da herdemyeşil çalılardır. Karamuk, kadıntuzluğu ve amberparis adlarıyla da bilinirler. Birçok türü ülkemizde doğal olarak yetişmektedir.

Küçük ve sık, pekçok değişik renkte olabilen gösterişli yaprakları yüzünden süs bitkisi olarak kullanılırlar. Bazı türler sonbaharda fevkalade güzel sonbahar renklenmeleri yapar. Sarı ve bazen kırmızı olabilen çiçekleri ile, sarı, kırmızı ya da siyah meyveleri vardır. Pekçoğunun gövdeleri dikenli iken kimisinin yaprakları da dikenlidir.

Diken Üzümleri kenar dikimlerinde geçilmesi zor bariyeler oluşturabilirler. Kısa boylu olanlar ise bodur çit teşkili için uygundur. Dar çimenlik alanlarda, özellikle kırmızı yapraklı olanlar, yeşil çimlerle tatlı bir tezat oluşturarak hoş bir görsel etki bırakırlar.

Tam güneş veya hafif gölge kısımlara ve nemli, iyi süzülen topraklara dikin. Bununla beraber her tür toprakta yetişmeleri de mümkündür. Yaprak döken türler herdemyeşilere göre susuzluğa daha duyarlıdır. Tek olarak kullanılanlar budanmaya ihtiyaç göstermeyebilirlerse de çit teşkilinde kulanılanlar büyüme sezonunda 2-3 kez budanmalıdır.

Üretilmeleri; tohum ve çelikle olur. Çelikler, yapraklı kısımları toprağa gelecek şekilde ters dikilmelidir.

HUŞ AĞAÇLARI (Betula cinsi)

60 kadar türü bulunan, yaprak döken ağaç ve çalılardır. Huşlar çevre düzenlemelerinde çok sevilen, aranan ve çok miktarda kullanılan ağaç ve çalılardır. Bu bitkiler her tür iklim koşullarına özellikle soğuk iklimlere kolaylıkla uyum sağlarlar. Çalı formunda bazı türlerine kutuplarda rastlanmaktadır. Sadece iki türü ılıman iklimlerde yetişebilir. Bunlar; ülkemizin doğal türü olan akhuş ile (Betula pendula) Irmak Huş Ağacıdır. (Betula nigra) Huş ağaçları kolaylıkla hibridlendiklerinden dolayı türleri genellikle karıştırılır. Bütün Huş ağaçları dayanıklıkları, gösterişli gövde kabukları ve parlak sarı sonbahar renklenmeleri ile ünlüdürler. Geniş alanların ağaçlandırılmasında kullanıldıkları gibi, geniş caddelerde yol ağacı da olurlar. 4 türü ülkemizde doğal olarak yetişmektedir.

Huş Ağaçlarının tümü ışık ağacı olduğu için, tam güneş alan kısımlara dikilmelidirler. Toprak istekleri fazla değilse de iyi drene olan topraklarda daha iyi gelişirler. Üretilmeleri; ilkbaharda ekilen tohumlarla ve aşı ile olur.

IRMAK HUŞ AĞACI (Betula nigra)

Genç ağaçların parlak kırmızı kabukları vardır. Sonraları kabuklar soyulur ve pembemsi-beyaz bir renk alır. Olgun ağaçların gövdeleri ise siyahi-kahverengi renkte ve pul-puldur.

Açık alanlarda yetiştirilen ağaçlar yuvarlak, hafifçe eğilen dallı olurlar. Bu durumda 20-25 m. boy ve boylarının yarısı kadar da yayılım yaparlar. Tüm bölgelerimize rahatlıkla uyum sağlayabilecek olan bu tür, rutubetli topraklara dikilmelidir.

AK HUŞ (Betula pendula)

Kuzeydoğu ve Doğu Anadolu’da tabii olarak yetişen Akhuşlar, Siğilli Huş, Sarkık Huş ve Kumhuşu adlarıyla da bilinirler. Gençken piramidal olan bu ağaçlar, yaşlandıkça oval bir form alırlar. Akhuşların çok güzel sarkık dalları, beyaz kabukları ve sonbaharda sarı renklenmeler yapan yaprakları vardır. Sıcaklığa ve kuraklığa uyum sağlayabilen nadir Huşlardandır. Nemli, iyi drene olan, kumlu topraklarda iyi büyürler. Gençken yavaş büyürlerse de sonraları gelişmeleri hızlanır. 20-30 m. boy ve 5-6 m. yayılım yapabilirler.

Ağalayan Huş, “Youngii” çok güzel sarkık dallara ve şemsiyemsi bir tepeye sahiptir. Bununla beraber sıcak ve kuru iklimlere dayanamaz. Ağaç formunu alabilmesi için desteklenmelidir.

“Dalecarlica” kültivarının ise kesik damla şeklinde yaprakları vardır. Bunun da sarkık dalları vardır ve yine bu da sıcak, kuru iklimlere gelmez.

GELİN DUVAKLARI (Bougainvillea cinsi)

Yaprak dökmeyen ya da yarı döken sarılıcı bitkilerdir. Gözalıcı çiçekleri vardır. Gelin duvakları muhteşem çiçekleriyle en gözalıcı asma türü bitkilerden biridir. Çiçeklerin renkli kısmı; küçük, beyaz, çiçekleri saran, 3 parçalı, gösterişli çiçek çanaklarından oluşur. Morumsu-kırmızı, eflatun-pembe, portakal, sarı ve beyaz arasında değişen renklerde çiçek ve çiçek çanakları (brakte) vardır. Sıcak bölgelere inildikçe artan çiçeklenme, kışı ılık geçen senelerde neredeyse bütün bir yıla yayılabilir. Asma çiçeksiz kaldığında, kalp şeklindeki yapraklar yoğun bir yeşillik sağlarlar. Güney Amerika kökenli bitkilerdir.

Konsolos Çiçeği olarak da bilinen Gelin Duvakları zemin kaplamadan teras çevrelemeye, çit oluşturmaktan,çardak oluşturmaya kadar pekçok yerde kullanılabilirler. Peyzajda parlak renk boyutları kazandırması yanında, çit ve duvarları gölgelendirmede ve güneşli bayırları örtmede de kullanılırlar. Çok gürbüz gelişirler. Eğer destek verilirse, kuvvetli dallar evin çevresini çabucak sararlar. büyüme karakteri, formları ve çiçek renkleri, türlere ve kültivarlara gör farklılık arzeder. “Temple fire” gibi birkaç kültivar, yer örtücü olarak kullanılan çalı formunda asmalardır. Hızla büyümelerini göze alarak yeterince geniş alanlara dikin, aksi halde sık sık budamanız icabedecektir.

“Afterglow” bol, sarı-portakal çiçeklidir, çok hızlı büyür. “Barbara Karst” erken çiçek açar ve açık altuni çiçekleri vardır. “cherry Blossom”Un alacalı çiçekleri vardır; bunlar pemb gölgeli ve ortaları yeşilimsi beyazdır. “Mrs. Butt” eski moda, koyu kırmızı çiçekli bir varyetedir. “Orange King” soğuğu sever, bronz-portakal brakteleri vardır. “San Diego Red” dayanıkllığı en iyi olanlardan biridir, güzel yaprakları ve uzun süreli yeşilliği olur. Bu uzun boylu asmanın koyu kırmızı çiçekleri vardır.

Gelin Duvakları soğuğa ve dona duyarlı bitkilerdir. Akdeniz ve Ege sahil kesimimizde ve İstanbul’da Adalar gibi ılıman yerlerde dışarıda yetiştirilebilirler. Diğer bölgelrimizde kapta yetiştirilip kışın içeriye almalıdır. Yeni dikilen bitkileri tutması için sık sık sulayın. Tuttuktan sonra en yüksek çiçek verimi için suyu en aza indirin. İyi süzülen ancak çok zengin olmayan topraklarda iyi gelişirler. Dikkatli dikin çünkü kökler zarar görebilir. Tam güneş alan, rüzgardan korunan yerlere dikin. Dayanıksız, gevrek ve kırılgan gövdesinin ağaçsı dallarını kaldırabilmesi için dayanıklı bir desteğe sıkıca bağlayın. Kuvvetli budamaya dayanıklı olan bu bitkileri ilkbahar ya da sonbaharda kök seviyesinden kuvvetlice budasanız bile seneye yine çiçek açacaklardır. Yaprak bitki ve tırtıl problem olabilir.

DÜN-BUGÜN-YARIN (Brunfelsia pauciflora “Floribunda”)

Herdemyeşil çalılardır. Gösterişi çiçekleri vardır. Brezilya kökenli bu bitkinin 10 cm. uzunluğunda koyu yeşil ve bükülebilir yaprakları vardır.

Boru şeklindeki çiçekler kümeler halindedir ve ilkbahardan yaza kadar çok miktarda açarlar. Eflatun renkte açan çiçekler daha sonra lavanta, nihayetinde de beyaza dönerler. Bitki Dün-Bugün-Yarın adını çiçeklerinin bu özelliğinden dolayı almıştır. Şekil vermek için ilkbaharda budayın ve düzensiz, çarpık dalları kesin. İyi süzülen gübreli topraklara dikin ve direkt güneş ışığından koruyun. Kplarda yetiştirdiğiniz taktirde mükemmel görüntüler elde edebilirsiniz.

KELEBEK ÇALILARI (Buddleja cinsi)

100 kadar türü bulunan, kimisi yaprağını döken, kimisi de dökmeyen çalılardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Yaz aylarında açan çok gösterişli çiçekleri sebebiyle peyzajda kullanım alanı bulurlar. Ayrıca adlarından da anlaşılabileceği gibi, çiçekli oldukları zaman civardaki tüm kelebekleri bahçenize toplayarak peyzaja değişik ve bambaşka bir boyut eklerler. Buddleja davidii ve Buddleja alternifolia ile bunlara ait pekçok kültivar peyzajda yaygın olarak kullanılmaktadır. -15 C ye kadar olan donlarda dallar ölse bile, kök canlı kalır ve sonbaharda yeniden sürer. Pekçok değişik renkte olabilen çiçekler bazılarında kokuludur da. Çin kökenli bitkilerdir.

Tam güneş ya da kısmi gölge kısımlara ve organik maddelerce zengin, iyi drene olan topraklara dikin. Maximum çiçeklenme için sonbaharda veya kışın çalıları toprak seviyesinden 20-30 cm. kadar yüksekten tamamen kesin.

Üretilmeleri; çelikle olur.

Buddleja alternifolia

Yaz başında açan ve çalının tepesinden yerlere doğru sarkan harikulade gösterişli pembe çiçekleri vardır. İnce ve sarkık dalları ile, budanmayan bitkiler 7-8 m. boylanabilir. Kuvvetli budanan çalılar sezonda 1-1,5 m. boylanırlar.

Buddleja davidii

Genişçe yayılan, dar ve uzun yapraklı bir çalıdır. Kış sonunda kök seviyesinden kuvvetli budandığı takdirde masif çiçeklenme olur. Yetrli sulama ve gübrelemeyle özellikle sıcak bölgelerde senede 2 m. ye ulaşan büyümeler gözlenbilir. Portakal, pembe, mavi, beyaz ya da bunların çeşitli tonlarında olan çiçekler Temmuz ayından itibaren dal uçlarında belirlemey başlar ve Eylüle kadar açık kalabilirler. kelebeklerin, kokusu hoşlarına gittiği için bu çalılara geldikleri sanılmaktadır. Pkçok değişik kültivarını fidanlıklardan temin etmek mümkündür.

“royal Red” mor, “Ile de France” koyu mavi, “Variabilis” pembe, “White Cloud” beyaz çiçekli kültivarlardır.

ŞİMŞİRLER (Buxus cinsi)

70 kadar türü bulunan, herdemyeşil ağaç ve çalılardır. Uzun Yapraklı Şimşir (Buxus longifolia) ve Adi Şimşir (Buxus sempervirens) ülkemizde doğal olarak yetişen Şimşir türleridir.

Bu cinse mensup bitkiler sık ve dolgun formlarını ve yeşilliklerini bütün sene boyunca muhafaza ettikleri için yaygın olarak kullanırlar. Küçük ve oval olan yapraklar genellikle koyu-yeşil ve özlüdür. Şimşirler budamaya fevkalade iyi cevap verdiklerinden pekçoğuna budama ile güzel şekiller verilebilir. Topiary olarak da kullanılabilirler.

Kök sistemleri çok yüzeysel olduğundan çapalama, vs. işlemler sırasında bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.

Bodur çit ve bordür teşkilinde çok az sayıda bitki Şimşirlerin güzelliği ve dolgunluğu ile boy ölçüşebilir. Fidanlıklarımızda daha çok Adi Şimşir ve bunun çok sayıda varyete ve formu bulunmaktadır. Şimşirleri tam güneş ya da hafif gölge yerler dikmeli ve kuvvetli rüzgarlardan korumalıdır. İyi drene olan nemli topraklarda en iyi gelişmeyi gösterirler. Özellikle yaz aylarında toprağı hafifçe malçlamak çok iyi netice verir. Budamaya çok iyi cevap verirlerse de budamadan kullanmak da mümkündür.

Üretilmeleri; tohumla ve yazın dikilen çeliklerle olur.

En Güzel Süs Bitkileri - 3

Posted by admin on Temmuz 16th, 2008

AT KUYRUKLARI (Callistemon cinsi)

Herdemyeşil çalı ve ağaçlardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Dal uçlarında sıkça kümelenmiş çiçeklerin fırça gibi kıllara benzeyen renkli ve kokulu stamenleri, bu cinse Atkuyruğu denmesine sebep olmuştur. Anavatanları Avustralya olan At Kuyrukları, soğuk bölgelere adapte olamazlar. Sadece ılıman sahil kesimlerimiz ve özellikle de Ege ve Akdeniz sahillerimiz için önerilirler. Çok çabuk büyüyen At Kuyrukları, örnek dikimlerde kullanılabilir ya da vurgu ağacı olabilirler. Çit olarak, düzensiz kenarlar için ya da duvar yahut çit üzerinde espalier olarak da kullanmak mümkündür. Doğal şartlarda 2,5-3 m. boylanırlar.

Fırça Çalısı olarak da bilinen At Kuyrukları, Ege ve Akdeniz kıyılarımızda son yıllarda bol miktarda yetiştirilmeye başlanmışlardır. Karadeniz sahil kesimimiz ve İstanbul’a da uyum sağlamaları umulur. Tam güneş alan yerlere ve iyi süzülen, nemli topraklara dikin.

Üretilmeleri; tohumla olur.

LİMON AT KUYRUĞU (Callistemon citrinus)

Toprağa yakın dalları kesilmezse uzun bir çalı olur. Uygun bir budama ile 10 yıl içinde, 5-6 m. boyunda, yuvarlak tepeli ve çok gösterişli bir ağaç yetişirebilirsiniz. 4-5 cm. uzunluktaki dar yapraklar, önceleri bakır renginde iken sonraları parlak-yeşil olurlar. Yumurta şeklinde olan tohum kapsülleri yıllarca ağaç üstünde kalabilirler. Bu tür ismini, yapraklar ezildiğinde duyulan limon kokusundan alır. Çiçekler ağırlıklı olarak ilkbahar ve yazın açarlarsa da tüm sene boyunca ağaçta kalabilirler.

AĞLAYAN AT KUYRUĞU (Callistemon viminalis)

Budama ve periyodik seyreltmelerle 8-9 m. boyunda ve bunun yarısı yayılım gösteren, sarkık ve gösterişli bir ağaç elde edilebilir. Periyodik bakım uygulanmayan bitkiler dağılır ve gösterişlerini kaybederler. Kahverengi-kırmızı çiçekler ilkbahar ve yazın açarlar ve tüm sene boyunca ister ve kurutucu rüzgarlara maruz yerler için uygun değildir.

“Mc Caskill” cw “Red Cascade”in çok gösterişli çiçekleri vardır.

SÜPÜRGE ÇALILARI (Calluna vulgaris)

Herdemyeşil çalılardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Pipo Çalısı ve Funda olarak da bilinen bu bitkilerin pekçok varyetesi ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. Kaya bahçeler ve çalı sınırlar için çok harika olurlar. Pekçok varyete ve formu vardır. Bazı kültivarlar yer örtücü olarak da uygundur. 3-4 cm. uzunluktaki yapraklar ince-uzun ve bazısında koyu yeşil, bazısında sarı renklidir. Temmuz ile eylül ayları arasında morumsu-pembe veya beyaz renkli gösterişli çiçekler açarlar. Avrupa’nın değişik bölgelerinde yayılım gösterirler. 3 ile 60 cm. arası değişik boylarda olabilirler. Süpürge çalılarını uygun bir karışım halinde kullanmak suretiyle çok harika renk armonileri elde edilebilir.

Tam güneş alan yerlere, topraklara; maddelerce zengin, asit topraklara dikin.

“Alba Plena”; 30 cm. boyunda, yer örtücü olabilecek bir kültivardır. Katmerli beyaz çiçekler açar.

“Cuprea”; altın sarısı yaprakları ve Ağustos-Eylül arası açan menekşe çiçekleri ile bodur ve çok bezeyicidir.

“Mullion”; çayır benzeri yer örtücüdür. 10 cm. kadar boylanır.

“Peter Sparkes”; mat-pembe, katmerli çiçekler açar.

Üretilmeleri; yazın çelikle olur. Çelikler yapraklı kısımları toprağa gelecek şekilde ters dikilmelidir.

KALİFORNİYA SEDİRİ (Calocedrus decurrens)

Herdemyeşil ağaçlardır. Anavatanı Kaliforniya olan bu kozalaklı güzel ağaç, çok soğuk kışlara ve sıcak, kurak yazlara oldukça dayanıklıdır. Çok uzun ömürlü olan bu ağaçların piramit veya sütun şeklinde bir formları vardır. Derin izli, kaba kabukları tarçın kırmızısıdır. Bu kabuklar koyu-yeşil yapraklarla çok hoş bir tezat oluşturur. Geniş alanlara, özellikle geniş çimenliklere vurgu ağacı olarak dikilebilir. 25-30 m. boy ve 2-3 m. yayılım yapabilen bu ağaçlar, orta büyüme hızlıdırlar.

Tam güneş veya hafif gölge yerlere ve iyi drene olan, nötr veya hafif asit, derin topraklara dikin. Yeni dikilen ağaçları tutana kadar düzenli olarak sulayın.

Üretilmeleri; ilkbaharda tohumla, sonbaharda çelikle olur.

KAMELYALAR (Camellia cinsi)

80 kadar türü bulunan, herdemyeşil çalı ve ağaçlardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Çaygülü ve Japongülü olarak da bilinen Kamelyalar, güle benzeyen, düz veya katmerli, beyaz, pembe ya da kırmızı renklerde harikulade gösterişli, büyük çiçekler açarlar. Parlak, koyu-yeşil ve dolgun yapraklar bütün bir sene boyunca alımlıdır. Anavatanları Çin, Japonya, Hindistan ve Endonezya olan bu bitkilrin 3000 in üzerinde kültivarı bulunmaktadır.

Şiddetli soğuklardan büyük ölçüde zarar gören Kamelyalar, sıcak ve ılıman iklimlerde bir başka gül olurlar. Ilıman sahil kesimlerimizde dışarıda yetiştirilebilen bu bitkiler, diğer soğuk bölgelerde kapta yetiştirilip, kışın içeri alınmalıdır.

Kamelyalar çok nazlı bitkilerdir. Bakımlarında yapılacak en ufak bir hata ya da ihmal onları küstürebilir. Hafif gölge yerlere ve organik maddelerce zengin, iyi drene olan, hafif nemli ve hafif asit topraklara dikin. Çok fazla ya da az yapılan bir sulama sorun olabilir. Saman ya da yaprak döküntüleri ile yapılacak 5 cm. kalınlıkta bir malçlama çok güzel sonuçlar verir.

Üretilmeleri; yaprak tomurcukları veya kök çelikleri ile olur.

JAPON KAMELYASI (Camellia japonica)

Yüzden fazla kültivarı ile en popüler Kamelyadır. Geniş bir çalı ya da küçük bir ağaçcık olabilir. Beyaz, pembe, kırmızı ya da alacalı olabilen çiçekler 5-15 cm. çapında, geniş ve büyüktürler. Çiçekler, yalın ya da katmerli olabilir. Çiçeklerin büyüklük ve renkleri; bitkinin yaşına, büyüklüğüne, dikildiği yere ve çeşidine bağlı olarak değişiklik gösterir. Nisandan Ekime kadar çiçekli olan Japon Kamelyaları, çok güzel örnek bitki olurlar. Çit ya da sınır bitkisi olarak da kullanmak mümkündür. Tabii ortamlarda 10 m.’nin üzerinde boylanabilirlerse de bahçe şartlarında 2-3 m. boy ve 1-2 m. yayılım yaparlar.

“Alba Plena” büyük, beyaz ve katmerli çiçeklidir.

“Gloire de Nantes” erken çiçeklenir ve en iyi varyetelerdendir. Yarı katmerli pembe çiçekler açar.

“Lady Clare” büyük, yarı katmerli, pembe, ortası sarı yıldızlı çiçekler açar.

“Mathotiana” ise katmerli, büyük, koyu kırmızı çiçeklidir.

SASANGUA KAMELYASI (Camellia sasangua)

75′den fazla kültivarı vardır. Japon Kamelyasından daha evvel çiçeklenir ve sıcağa ondan daha çok dayanır. Beyaz, pembe ya da kırmızı, çok gösterişli çiçekler açan kültivarları vardır. Büyüme alışkanlıkları değişiklikler gösterir.

Bodur türler yerörtücü, espalier ya da kap bitkisi olarak değerlendirilebilecekken, uzunlar mükemmel örnek ya da avlu bitkisi olurlar. Kenar ağaçlandırmalarında çit olarak da kullanmak mümkündür.

En Güzel Süs Bitkileri - 4

Posted by admin on Temmuz 16th, 2008

ACEM BORULARI (Campsis cinsi)

2 türü bulunan, yaprak döken sarılacılardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Acem Boruları portakal-kırmızı renkli muhteşem çiçekleri ile çok gösterişli asmalardır. Özellikle geniş alanlarda, duvar, çardak, çit ve parmaklıkların yeşillendirilmesinde sıklıkla kullanılırlar. havai kökcükleri ile tutunarak ve sarılarak 9 m. ye kadar boylanabilirler. Çıplak gövdeli ağaçların gövdelerini sardırmak da mümkündür. Borazan ve Trompet Çiçeği olarak da bilinen bu bitkiler, yaz ortasına doğru çiçeklenir ve uzun süre çiçekli kalırlar. Çiçekleri açık kaldıkları sürece kuşları bahçenize çekerler. Acem Boruları hemen tüm bölgelerimize uyum sağlayabilirler. Akdeniz ve Ege bölgelerimizde zemin kaplama amacıyla kullanıldıklarında yapraklarını dökmezler. Tam güneş alan yerlere ve organik maddelerce zengin, iyi drene olan, hafif nemli topraklara dikin. Zayıf topraklarda düzenli gübreleme yapın. Genç bitkileri sarılıcı kökçükleri gelişine kadar destekleyin. Özellikle gençken yapılacak budamalara iyi tepki verirler. Budamalar uçlardan hafifçe kırpma şeklinde olmalıdır.

Üretilmeleri; tohum ve çelikle olur.

ACEM BORUSU (Campsis radicans)

Memleketimizde en çok kullanılan Campsis türüdür. Çok dayanıklı ve odunsu bir gövdeye sahip asmalardır. Kırmızı-portakal çiçekler Temmuz ortasında belirir ve Eylül sonuna kadar açık kalabilirler. Kuvvetli donlardan zarar görürlerse de ilkbaharda yeniden sürerler. “Flava”nın sarı çiçekleri vardır. “Praecox” kırmızı çiçeklerdir. “Speciosa” kültivari ise fazla tırmanıcı değildir. 12 m.ye kadar boylanabilirler.

ÇİN BORUSU (Campsis grandiflora)

Yaz ortasında geniş ve kızıl renkli çiçekler açar. Diğer Campsis türlerinden soğuğa daha az dayanıklıdır ve onlar kadar büyük ve yayılıcı olmazlar. Kısıtlı gelişmeleri sebebiyle özellikle küçük bahçeler önerilirler. Bizde henüz pek tanınmamaktadır.

MELEZ ACEM BORUSU (Campsis x taglabuana)

İki Campsis türünün en değerli hibrididir. Seyrek çiçekler, seyrek kümeler halinde açarlar. 8-9 m. boylanabilir ve soğuğa dayanıklıdır.

BEZELYE ÇALISI (Caragana arborescens)

Yaprak döken çalılardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Patlangaç Ağacı olarak da bilinen Bezelye Çalılarının, ilkbahar sonunda açan kahverengi-sarı hoş kokulu çiçekleri ve yazın beliren dekoratif tohum zarfları vardır. Çiçekleri bezelye çiçeklerin çok benzediğinden bu ismi almıştır. Şiddetli soğuklara, sıcağa, rüzgara ve kuraklığa son derece mukavim çalılardır. Anavatanları Siberya olan bu bitkiler soğuk ve çok rüzgarlı bölgelerde doğal bir kar çiti olarak kullanılabilir. Çok sık olan dokuları ile budanan ya da budunmayan çit teşkiline son derece uygundur. 2-3 m. boy ve 1-2 m. yayılım yapabilir. Kuvvetli budanmaya dayanıklıdır. Çiçekler bir önceki senenin sürgülerinden oluştuğu için budamalar çiçeklenmeden hemen sonra yapılmalıdır. “Pendula” çok dikkat çekici bir çalıdır.

Tam güneş alan kısımlara ve iyi drene olan topraklara dikin. Üretilmeleri; tohum, çelik ve yeni sürgünlerle olur.

DOĞUŞ ERİĞİ (Carissa grandiflora)

Herdemyeşil çalılardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Güney Afrika kökenli olan bu bitki gösterişli parlak yaprakları, narin, beyaz çiçekleri ve yenebilir meyveleri ile bahçenize bambaşka bir güzellik katar. Ülkemizde pek tanınmayan bu tropik bitkiyi ılıman Akdeniz ve Ege sahillerinde yetiştirmek mümkündür. Dona karşı dayanıksız olan u bitkinin bodur kültivarı yer örtücü olarak uygundur. Uzun boylu türler ise hafifçe budanıp uzun boylu bir perde olarak ya da kuvvetli budanıp bodur çit olarak kullanılabilir. Doğuş Eriklerini vurgu bitkisi ya da soğuk iklimlerde bol güneş alabilen yerlerde ev içinde de yetiştirebilirsiniz. Kültivarların büyüme alışkanlıkları farklılar gösterir. Çoğu dikenlidir. Oval yapraklar 8-10 cm. uzunlukta, parlak ve koyu yeşildir. 5 yaprakçıklı ve 5-6 cm. uzunluğundaki çiçekleri yıldıza benzer ve hoş kokuludurlar. Kırmızı, erik şeklindeki meyveler 2-4 cm. çapında ve değişik tadlardadır.

Yetiştirilmeleri kolaydır ve pekçok toprağa uyum sağlarlar. Deniz kenarlarında yetişebildikleri gibi ılıman olmak kaydıyla iç kısımlarda da yetiştirilebilirler. Hem güneşte hem de gölgede yetişebilirler. Bununla birlikte gölgede yetişenlerin meyve büyüklüğü ve kalitesi düşer. Arsız ve yayılıcı dallarının budanması gerekir.

En değerli varyeteleri şunlardır; “Fancy” dikey bir çalıdır, yüksekliği 2 m.ye ulaşır, çiçeği çok, meyvesi büyük ve tatlıdır.

“Green Carpet” 30-40 cm. boylanan, 1-1,5 m. yayılabilen, küçük yapraklı, yavş büyüyen ve bodur bir kültivardır.

“Ruby Point” 2 m.ye kadar boylanabilen, yıl boyunca gösterişli kırmızı uçlu yapraklara sahip güzel bir kültivardır.

KALİFORNİA LEYLAKLARI (Ceanothus cinsi)

Herdemyeşil çalılardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Yabani Leylak ve Kese Çiçeği olarak da bilinen Kaliforniya Leylaklarının 60′a yakın türü vardır.

Bu tür çalı formlu bitkilerde nadir olarak görülen mavi çiçekler, Yabani Leylakların en çarpıcı özellikleridir. Güneşi severler, açık alanda ve kenarlarda vurgu çalısı olarak kullanılabilirler. 1,5 m. ile 5 m. arasında değişik boylarda türleri vardır. Yapraklar parlak yeşildir. Çiçek renkleri beyazla eflatun-mavi arasında değişir ve çeşidine göre Martla Mayıs arasında açarlar. Humuslu, geçirgen topraklara ve siper yerlre dikin. Tuttuktan sonra, kök çürüklerine sebebiyet vermemek için yazın sulamaktan kaçının.

Üretilmeleri; Temmuz-Ağustos aylarında çelikle ve daldırma ile olur. “Delight” mavi-mor, yoğun çiçeklidir. “Topaz” bol çiçeklenme için kuvvetli budanmalıdır, “Burkwoodi” bol çiçekli, nadide bir kültivardır.

BATI GÜRGENİ (Carpinus betulus)

Yaprak döken ağaçlardır. Güney bölgelerimiz hariç bütün Anadolu’da yetişebilen yerli bir türdür. Batı Gürgenleri şehir ağaçlandırmalarında kullanılabilecek en iyi ağaçlardan birisidir. Sık yapraklı olan bu ağaçlar kaplarda da yetiştirilebilirler. Gençken dikey ve dar bir büyüme alışkanlıkları varken, olgunlaştıkça geniş, piramidal bir hal alırlar. Toprak seviyesine yakın ve yatay dallanma alışkanlığı, Batı Gürgenine çok ilginç bir siluet kazandırır. Koyu yeşil ve oval yapraklar 10-12 cm. boya ulaşırlar. Yapraklar sonbaharda sarı-kahverengi renklenmeler yapar. Kahverengi, kuru yaprakların pekçoğu kış boyu ağaçta kalabilir. Kanat şeklinde olan meyve demetleri, salkımımsı ve dekoratiftir.

Batı Gürgenleri yapraklı iken yoğun gölge verirler. Kış aylarında ise çok sayıda ince dalları ve üzerlerinde kalmış yapraklar sebebiyle yine koyuya yakın gölge sağlarlar.

Bu ağaçlar hafif gölgeye tolerans gösterirlerse de tam güneşte en iyi gelişirler. Nemli fakat iyi drene olan topraklara dikin. Budama ve kesmeye son derece dayanıklı olduklarından çit, kenar ve topiary olarak kullanılabilirler. Önemli bir hastalık problemleri yoktur.

“Fastigiata” kültivarı dikey bir ağaçtır ve büyüme karakteri ile diğerlerinden ayrılır. Bütün dallar yukarı doğru bir açı yapar ve genç ağaçlar sık, dikey bir form olştururlar. Olgunlaşan ağaçlar ise diley ve oval bir şekil alırlar. Yapraklar 5-12 cm. uzunlukta ve dar, oval biçimlidir. İlkbahar başında açan yapraklar sonbaharda sararır ve dökülürler. Bu kültivar dar yerler için mükemmel bir seçimdir. Sokak ağacı olarak dikildiğinde evlere zarar vermez ve trafiği engellemez. Gençken hızlı büyür, çabuk ve sık bir görüntü sağlar. Kuvvetli rüzgarlardan ve buzdan etkilenmez. “Pyramidalis” piramit formundadır.

Üretilmeleri; tohumla ve aşı ile olur.

YABAN CEVİZİ (Carya ilionensis)

Yaprak döken ağaçlardır. Yaban Cevizleri heybetli, yuvarlak tepeli ve hızlı büyüyen ağaçlardır. Yaprak kümeleri dar yaprakçıklardan oluşur ve hoş, geçirgen bir gölge sağlarlar. Ilıman iklimlerde yenebilir meyveler verirler. Anavatanları Amerika’dır. Ülkemizde pek tanınmayan bu tür, ılıman iç bölgelerimize de uyum sağlayabilir ancak en iyi ılıman sahil kesimlerimiz içindir.

Derin, iyi süzülen nemli topraklara dikin. Fazla miktarda meyve almak için dişi ve erkek ağaçlar birlikte dikilmelidir. 20-30 m.ye kadar boylanabildiklerinden küçük yerlere dikilmeleri uygun olmaz. Geniş alanlarda tek tek ya da gruplar halinde kullanılabilirler. Üretilmeleri; tohumla ve aşı ile olur. Ülkemizde daha çok parklarda olmak üzere Yabani Akceviz yetiştirilmektedir. (Carya alba). Bu tür de, hızlı büyüyen heybetli ağaçlardır. Yaban Cevizleri Pekan adıyla da bilinirler.

KATALPALAR (Catalpa cinsi)

11 kadar türü bulunan, bir kısmı yaprağını döken, bir kısmı dökmeyen ağaçlardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Gösterişli çiçekleri ve güzel yaprakları sebebiyle peyzajda kullanılan Katalpalar Puro Ağacı ve Sigara Ağacı olarak da bilinir.

Geniş çimenlik alanlarda gerçekten çok gösterişli olurlar. Bazı türler sokak ağaçlandırmalarında da kullanılır. Çiçekler türlere göre beyaz, pembe ya da sarı olabilir. İlkbahar sonu ya da yaz başında çiçeklenirler. Yapraklar 3 loblu ve büyüktür. Meyve kapsülleri ince sigara ya da puro gibidir. Kuzey Amerika ve Doğu Asya’da doğal olarak yetişirler.

Sigara Ağaçları soğuk ve kuru rüzgarlardan etkilenmeyecekleri kuytu yerlere dikilmelidir. Bodur türleri özellikle yavaş büyürler. Tercihen tam güneş alan yerlere ve organik maddelerce zengin, derin topraklara dikin.

Üretilmeleri; kışın dikilen kök çelikleri ve tohumla olur.

LEYLAK YAPRAKLI KATALPA (Catalpa bignonoides)

Geniş, yuvarlak ve hızlı büyüyen bu ağacın, 15-20 cm. uzunluğunda, kalp şeklinde, çürüdüğünde kötü kokan yaprakları vardır. Çiçek topları 20-25 cm. uzunluktadır. Beyaz renkte olan çiçeklerin sarı çizgileri ve kahverengi benekleri vardır. Olgun ağaçlar çiçeklendikleri vakit büyük ve harika bir çiçek topunu andırırlar. Bayır ağacı, örnek arğaç ya da vurgu ağacı olarak dikilebilirler. Dayanıklı bir türdür. Ülkemizde de yaygın olarak yetiştirilen bu ağaçlar, 15-20 m. boy ve 6-7 m. yayılım yapabilirler. “Aurea” sarı alacalı yapraklı, “Koechnei” sarı yapraklı ve koyu-yeşil damarlıdır. “Nana” ise bodur bir kültivardır.

BATI KATALPASI (Catalpa speciosa)

Ülkemizde henüz pek tanınmayan bu tür, gençken piramidal, olgunlaştıkça yuvarlak bir form alır. Büyük, geniş yaprakları Leylak yapraklı olandan daha az kötü kokuludur. Çiçekler beyaz renkli ve kahverengi lekelidir. Batı Katalpaları geniş çiçek toplarıyla çok gösterişli ağaçlar olurlar. Diğer ağaçların çiçeklerinin dökülmeye başladığı geç dönemde çiçeklenmesi, bahçenizdeki çiçek açma ardıllığı açısından önemlidir. Döküntülerinin problem oluşturmayacağı geniş alanlarda vurgu ağacı olarak kullanım. Sıcak yazlara ve kurak topraklara son derece dayanıklı olan bu ağaçlar, 25-30 m. boy ve 10-15 m. yayılım yapabilirler.

SEDİR AĞAÇLARI (Cedrus cinsi)

4 türü ulunan herdemyeşil ağaçlardır. Kuzey Afrika, Asya ve ülkemizde doğal olarak yetişen Sedir ağaçları harikulade gösterişli ve aranan süs ağaçlarıdır.

2 türü ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. Gençken piramidal bir formda olan ağaçların tepe kısımları, yaşlandıkça yayvan bir hal alır. Gelişmeleri için yeterli alan sağlanırsa toprak seviyesinden itibaren dallanan harikulade formları olur. Geniş alanlar için çok gösterişli örnek ağaç ya da vurgu ağacı olurlar. Küçük bahçelere dikilmeleri uygun olmaz. Ancak bodur kültivarlar dar alanlar için önerilebilir. Tabii ortamlarında 40-50 m.ye kadar boylanabilen Sedirler, kapta yetiştirildiklerinde çok bodur kalırlar.

Ilıman bölgelere ve tam güneş alan yerlere dikilen Sedir ağaçları hızla büyüyeceklerdir. Organik maddelerce zengin, iyi süzülen, derin topraklara dikin.

Üretilmeleri; tohum ve aşı ile olur.

ATLAS SEDİRİ

Cezayir ve Fas’ın Atlas dağlarında doğal olarak yetişen Atlas Sedirleri, anavatanı Afrika olan çok az sayıda kozalaklı ağaçtan biridir. Tabii ortamında 35-40 m. boylanabilirse de bahçe şartlarında ancak bunun yarısı kadar boylanırlar. Gençken çok hızlı büyüyen bu ağaçların yaşlandıkça büyüme hızları yavaşlar. Yaşlı ağaçlar düz tepeli, yatık dallı ve çok heybetli olurlar. 1-2 cm. uzunluğunda mavimsi-yeşil iğne yaprakları vardır. Alkalen toprakları seven nadir kozalaklılardan biridir.

“Argentea Fastigiata” kültivarı gümüşi-mavi yapraklı ve sütun formludur. Mavi Atlas Sediri “Glauca” gümüşi-mavi yaprakları ile diğer kültivarlardan ayrılır. Sarkık Dallı Mavi Atlas Sedirinin (”Glauca Pendula”) mavi iğne yaprakları ve sarkık dalları ile muhteşem bir görüntüsü vardır. Dikey büyümesi için desteklenmezse yere doğru yayılır. Yüksekliği 8-10 m.yi yayılımı ise kimi zaman 15 m.yi bulabilmektedir. “Nana” kültivarı koyu-yeşil yapraklı ve bodurdur.

KIBRIS SEDİRİ (Cedrus brevifolia)

Kıbrıs’da Baf dağlarında doğal olarak yetişen bu türün ülkemizde de doğal olarak yetişmesi kuvvetle umulur. Lübnan Sedirini andıran bir yapısı varsa da ondan daha dardır. Yatay dallanır. 5-8 mm. uzunluktaki iğne yapraklar kalın ve mavi-yeşil renklidir. Donlara karşı oldukça duyarlı olan Kıbrıs Sedirleri Ege ve Akdeniz sahil kısımlarımız için önerilirler. Zarif görünümleri ile çok güzel vurgu ağacı olurlar.

HİMALAYA SEDİRİ (Cedrus deodora)

Anavatanı Himalaya’lar olan bu ağaç en sevimli Sedir Ağaçlarından biridir. Çok çabuk büyür, 30-40 m. boy ve 8-10 m. yayılım yapabilir. İleri derecede yaşlı ağaçların tepe yayılımları 10-12 m. yi bulabilmektedir. İğne yapraklar 3-5 cm. uzunlukta, ince, 30 u birarada ve açık mavi veya gri-yeşil renklidir. Bütün ılıman sahil kesimlerimizde yetişebilirler.

Tam güneş alan kısımlara ve iyi drene olan asidik topraklara dikin. Himalaya sedirleri harikulade güzel vurgu ağacı olurlar. “Kashmir” ve “Kingsuille” en dayanıklı kültivarlardır. Aurea’nın altuni-yeşil yaprakları, “Pendula’nın uzun ve sarkık dalları vardır. “Nivea” kültivarı kar beyazı iğne yaprakları ve çalımsı formludur.

LÜBNAN SEDİRİ (Cedrus libani)

Katran Ağacı olarak da bilinen bu tür Lübnan’da o kadar az sayıda kalmıştır ki, Toroslarda yaygın olarak bulunduklarından dolayı bunlara Toros Sediri demek daha yerinde olur. 1000 yıl kadar yaşayabilen bu ağaçlar, Porsuk Ağaçları ile birlikte ülkemizin anıt ağaçları arasında yer alırlar. Genelde parlak-yeşil iğne yapraklı olan Lübnan Sedirleri, yaşlandıkça geniş ve hakikaten muhteşem bir şekil alırlar.

Sarı-yeşil, mavi-yeşil, gümüşi yapraklı olanları ve sarkık dallı kültivarları bulunmaktadır. “Nana” kültivarı bodur ve çalımsıdır.

YABAN YASEMİNLERİ (Celastrus cinsi)

30 kadar türü bulunan, yaprak döken sarılıcı bitkilerdir. Gösterişli sonbahar renklenmeleri yapan Yaban Yaseminleri, bütün mevsim boyunca üzerlerinde kalan kırmızı sarı meyveler verirler.

Çok az bakım gerektiren, çabuk büyüyen kuvvetli bitkilerdir. Küçük ağaç ve çalıların yanına dikmeyin çünkü azgın dallar bunları kolaylıkla kaplayacaktır. Dikkatli budamayla çardakları ve çitleri çok güzel ve hızla kapatırlar. Tırmanmaları için bir destek verilmediği takdirde kendi etraflarında dönerek sık, arap saçı gibi tepecikler oluştururlar.

Yaprakları yuvarlağımsı ve açık yeşildir; sonbaharda dökülmeden önce parlak sarı renklenmeler yaparlar. Yeşilimsi-beyaz çiçekler ilkbahar sonunda belirir, ancak küçük ve gösterişsizdirler. Önceleri yeşil olan meyveler sonbaharda sarı-portakal renge dönerler. Meyveler daha sonra koyulaşarak kırmızı kiraz kümelerini andırırlar. Aşırı don olmadan önce ev için süslü dallardan kesebilirsiniz. En iyi meyve verimli için dişi ve erkek asmaları yanyana dikmelisiniz.

Uyumlu bitkilerdir. Birkaç türü soğuk iklimlere ve sert rüzgarlara uyum sağlayabilir. Bataklık ve sulu topraklar için uygun olmayan Yaban Yaseminleri fakir ve kumlu topraklarla, kurak ve sıcak iklimlerde iyi gelişirler. Çiçek ve meyveler yeni dallar üzerinde oluştuğundan, ilkbahar başında yapraklar belirmeden önce kuvvetlice budayın.

Ülkemizde henüz fazla tanınmayan Yaban Yaseminlerini şu an yaygın olarak bulabilmek mümkün değildir.

Üretilmeleri; tohum çelik ve ayırma ile olur.

Celastrus orbiculatus

Kuvvetli, 10-12 metre kadar yayılan bitkilerdir. Yuvarlak yaprakları ve uzun meyveleri vardır. Geniş alanları kaplamada kaullanılırlar. Çin ve Japonya kökenli bitkilerdir.

Celastrus scandens

Oval, açık yeşi renkli, 10 cm. uzunluğunda yaprakları olan kuvvetli asmalardır. Anavatanları Kuzey Amerika’dır.

ÇİTLENBİKLER (Celtis cinsi)

75 kadar türü bulunan, bir kısmı yaprağını dökerken bir kısmı da herdemyeşil ağaç ve çalılardır. Çitlenbikler çok sıcağa, kuraklığa ve fakir topraklara son derece dayanıklı bitkilerdir. Hemen hemen hiç bakım gerektirmeyen, adaptasyon kabiliyetleri çok yüksek ağaçlar olmaları sebebiyle, özellikle fakir ve kurak yerlerin ağaçlandırılmasında çok büyük önem kazanırlar. Gölge ve sokak ağacı olarak kullanılabilmeleri de mümkündür.

Tam güneş ya da yarı gölge kısımlara dikin. Her tür toprakta yetilebilirlerse de iyi drene olan topraklarda en iyi gelişirler. Üretilmeleri; tohum ve çelikle olur.

ADİ ÇİTLENBİK Celtis australis

Ülkemizde doğal olarak yetişen, herdemyeşil ağaçlardır. Gençken sütun formunda olan bu ağaçların tepe kısımları, yaşla birlikte diğer türlerden daha az bir genişleme yapar. Yapraklar koyu yeşil ve meşin gibidir. 9-12 mm. çapında olan meyveleri siyaha yakın mordur ve etli kısımları yenebilmektedir. Özellikle cami ve türbe kenarlarında çok sık yetiştirilen bu ağaçlar, buralarda çok büyük gövdeler ve tepeler oluşturmuşlardır. Adi Çitlenbik sıcak ve kurak bölgeler için özellikle önerilen ağaçlardır.

BATI ÇİTLENBİĞİ (Celtis occidentalis)

Yaprak döken ğaçlardır. Bizde pek bilinmeyen bu tür, Amerika orjinlidir ve yuvarlak tepeli, yayılan, bazen de sarkık dallı ağaçlardır. Parlak yeşil yapraklarının kenarları dişlidir. Olgunlaşmamış kabuğunun siğilleri andıran tümsekleri vardır. Güçlü rüzgarlara, kuraklığa ve ihmale dayanıklı olan bur tür, bütün bölgelerimize rahatlıkla uyum sağlayabilir. Yalnız drenajı bozuk topraklarda istenen gelşimeyi göstermezler. Parklarda ve geniş alanlarda gölge ağacı olarak değerlendirilebilirler.

KEÇİ BOYNUZU (Ceratonia siliqua)

Herdemyeşil ağaçlardır. Özellikle Akdeniz bölgemizde doğal olarak yetişen ve yetiştirilen bir türdür. Boynuz biçimli baklaları etli, koyu kahverenkli, içi bal benzeri bir sıvı ile dolu ve yenebilir özelliktedir. Keçiboynuzu meyveleri çikolata imalatında toz olarak da kullanılırlar. Küçük kırmızı çiçekler ilkbaharda küçük kümeler oluştururlar, fakat gösterişli değillerdir. Ağaçlar erkek ve dişi olabilir ve erkek ağaçların çiçekleri çok kötü kokarlar. Meyveler ise dişi ağaçlarda oluşmaktadır.

Isı ve ışık ihtiyacı fazla, nem ihtiyacı düşük ağaçlardır. Kuru, kirli şehir havasına, fakir, alkalen topraklara, çöl koşullarına, sığ ve taşlı topraklara toleranslıdır. Yaşlı ağaçlar -15 C ye kadar dayanıklı iseler de genç ağaçları donlardan koruyun. Yüzeysel kökleri kaldırımları parçalayabilir. Koyu gölge verirler. Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimi için uygun ağaçlardır.

Üretilmeleri; tohumla olur.

KATSURA AĞACI (Cercidiphyllum japonicum)

Yaprak döken ağaçlardır. Ülkemizde pek tanınmayan Katsura Ağaçları tek bir gövde kalacak şekile budandıklarında çok düzgün şekilli, piramidal bir ağaç olurlar. Yaşlandıkça tepeleri biraz genişler. Kalp şeklinde, 10 cm. çapında, kırmızı saplı ve çok şık olan yaprakları çok güzel fon oluştururlar. Kırmızımsı-mor olan yeni yapraklar hızla alt kısımları gümüşi, koyu yeşile dönerler. Sonbharda portakal-kırmızı hoş renklenmeler olur.

Kuru rüzgarlardan ve aşırı güneşten korunacak hafif gölge yerlere dikin. Düzenli olarak sulayın. Örnek bir ağaç, vurgu ağacı ya da iyi bir gölge ağacı olabilirler.

Yurdumuzun tüm bölgelerine rahatlıkla uyum sağlayabilecek olan Katsura ağaçlarının üretimleri tohumla olmaktadır.

ERGUVANLAR (Cercis cinsi)

8 kadar türü bulunan, yaprak döken ağaç ve çalılardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde, özellikle Akdeiz kuşağında maki formasyonu içinde doğal olarak yetişen Erguvanlar, ilkbaharda açan bol miktarda çiçekleri ile çok gösterişli olurlar. Vurgu ağacı olarak tek tek kullanılabilikleri gibi geniş alanlarda gruplar halinde de kullanılabilirler. Bazı türler sokak ağacı olarak da uygundur. Erguvan cinsi kendisine has özel bir çiçeklenme türüne sahiptir. Çiçeklenmeleri yapraklanma olmadan önce gövde ve kalın dallarda demetler halinde olmaktadır.

Kuvvetli rüzgarlardan zarar gören bu ağaçları tam güneş veya yarı gölge kısımlara ve iyi drene olan zengin topraklara dikin.

Üretimleri; tohumla ve çelikle olmaktadır.

DOĞU ERGUVANI (Cercis canadensis)

Ülkemizde pek tanınmayan bu türün kısa bir gövdesi vardır. Yayılan dalları ile gençken yuvarlak, sonraları düz bir tepe yapar. 8-12 m. kadar boy ve buna eşit bir yayılım yapabilirler. Çok sayıda gövdesi olan bu ağaçlara uygun budama yapılmadığı takdirde, yere yakın bir sürü gövde oluştururlar. Eflatun-pembe renkli, bezelye büyüklüğünde çiçekleri, ilkbaharda yapraklar belirmeden önce ağacı bir çiçek topuna çevirirler. Kalp şeklindeki yapraklar kırmızımsı eflatun olarak açar, sonraları koyu-yeşile döner ve dökülene kadar gösterişli kalırlar. Bu renk cümbüşüne sonbaharda sarı ve bunun çeşitli tonları eklenir. Çok güzel vurgu ağacı olan Doğu Erguvanlarının yaşlandıkça çiçek verimleri azalır. Ülkemizin hemen her bölgesine rahatlıkla uyum sağlayabilirler.

“Alba” beyaz, “Oklahoma” kırmızı çiçekli kültivarlardır.

ERGUVAN (Cercis siliquastrum)

Nisan-Mayıs aylarında çok sayıda Erguvan Ağacının pembe çiçeklerden oluşan gösterişli elbiselerini giymesi ile Boğaziçinin o muhteşem görüntüsü kemale erer dense yeridir.

Ülkemizin doğal türü olduğundan fidanlıklarda en çok yetiştirilen Cercis türüdür. Erguvanlar başlangıçta yavaş büyürlerse de sonraları büyümeleri hızlanır. 5-6 m. boy ve 4 m. kadar da yayılım yapabilirler. Yuvarlak ve dar bir tepe oluştururlar. 5-10 cm. uzunluktaki kalp şekilli yapraklar, üst kısımda mavi-yeşil, altlarda açık yeşildir. Nisan- Mayıs aylarında, yapraklanmadan evvel tüm dallar ve gövdede açan erguvani renkli o muhteşem çiçekleri ile baharı müjdelerler. Bu halleriyle Erguvanlar muazzam bir çiçek topuna andırırlar. Çiçeklenmeyi takiben beliren tohum zarfları da ilgi çekicidir.

Tek tek ya da gruplar halinde vurgu ağacı olarak kullanılabilirler. Tüm ılıman sahil bölgelerimize uyum sağlayabilirlerse de Karadeniz kıyılarında korunaklı, siper yerlerde yetiştirilmeleri uygun olur.

SÜS AYVALARI (Chaenomeles cinsi)

3 türü bulunan yaprak döken çalılardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Gerçekte bir ayva türü olmamasına rağmen, halk arasında Japon Ayvası olarak da adlandırılır. Dallar yapraklanmadan önce açan çiçekleri ile ilkbaharı müjdelerler. Bu cinse mensup bitkiler birbirleri ile çok karıştırılmalarına rağmen, hangi türünü alırsanız alın bütün Süs Ayvaları erken ilkbaharda pembe, portakal ya da kırmızı, çok gösterişli çiçekler açarlar. Çiçeklenmeyi takiben bronz kırmızı renkte açan yapraklar, sonradan koyu yeşil renk alırlar. İlkbahar boyunca çiçek ve yapraklarının güzelliği ile dikkat çeken bu bitkiler, sonbaharda da sarı renkli meyveleri ile ilgi çekici olurlar. Çiçekli ya da meyveli olarak kesilen dalları iç mekan düzenlemelerinde kullanılabilir. Çiçekler eski sürgün ve dallar üzerinde açtıklarından, ya budanmamalı ya da çiçeklenmeyi takiben dikkatlice budanmalıdır. Çin ve Japonya kökenli bitkilerdir. Sık kış donlarına ve kuvvetli soğuklara maruz bölgelerde çok daha iyi çiçeklenmelerine rağmen, bütün bölgelerimizde rahatlıkla yetiştirilebilirler. Ülkemizde çok sevilen ve yaygın olarak kullanılan Süs Ayvaları güneşli yerlerde ve azotça fakir, kireçli ve kumlu topraklarda tatminkar gelişme sağlarlar. 0,5 ile 3 m. arasında değişen farklı türlerden dilediğinizi, çit, örtü ya da vurgu çalışı olarak kullanabilirsiniz.

Üretilmeleri; tohumla, sonbaharda aşı ile, ilkbahar ve sonbaharda da çelik ile olur.

Chaenomeles japonica

Dikenli ve yavaş gelişmelidir. Yılda 10 cm. lik bir büyüme yapar. Çok dekoratif çiçekleri ile çit yapımına uygundur. 1-2 m. boy yapar. Ülkemizde en çok bilinen türdür.

Chaenomeles lagenaria

2-3 m. boyuyla japonica’dan daha uzun boyludur ve daha geç çiçeklenir. Yavaş büyür.

“Crimson Gold” şahane çiçekleriyle kıymetli bir kültivardır,
“Fascination” iri çiçeklidir.
“Nivalis” beyaz çiçekli ve iri meyvelidir, “Fire Dans” kan kırmızısı ve bol çiçekleriyle çok gösterişlidir.

YALANCI SERVİLER Chamaecyparis cinsi

7 türü bulunan, herdemyeşil ağaç ve çalılardır. 3 türü Amerika, 4 türü de Japon kökenlidir. Japon türleri kuru hava şartlarına dayanıklıdır ve iç bölgelerimizde rahatlıkla yetiştirilebilir. Diğer türler ise nemli hava şartlarına özellikle ihtiyaç gösterirler.

Yalancı Servilerin pek çok peyzaj durumuna uyabilen çok kıymetli tür ve kültivarları vardır. Boylu türler çok güzel vurgu ağacı ve çit olurken, bodur türleri özellikle küçük bahçelerde çok geniş kullanım alanı bulur. Kurutucu rüzgarlardan zarar gördükleri için rüzgar perdesi olarak kullanılmaları yerinde olmaz. Özellikle Japon türler bonsai olarak kullanılabilir.

Yeni sürmüş olan yaprakları iğneli bir şekildeyken daha sonra bunlar düzleşerek balık pulu gibi bir hal alırlar. Tabii ortamlarında 30-40 m. boy ve 6-7 m. yayılım yapabilenleri varsa da peyzajda çok daha kısa kalırlar. Yalancı Servileri trafiğin yoğun olduğu yol kenarlarında, deniz kıyılarında ve endüstriyel bölgelerde kullanmak doğru olmaz.

En iyi bir şekilde yetişebimeleri bol güneşe, uygun nem ve düzenli sulamaya bağlıdır. Organik maddelerce zengin, iyi drene olan derin topraklara dikin. Türlerin üretimi tohumla, kültivarların üretimi ise aşı ve çelikle olur.

ROMEN SARI PAPATYASI (Chamaemelum nobile)

Otsu yer örtücülerdir. Gösterişli çiçekleri vardır. Romen Sarı Papatyaları çimenliğin istenmediği durumlarda çok ideal yerörtücü olurlar. Kısa biçildikleri takdirde boylanmaz ve yeri sararlar. Üzerlerinde yüründüğü takdirde bundan zarar görmezler. Basamak taşları arasında, kenarlarda şeritler halinde ve çiçek yataklardan oluşur. Çiçekler elde ezildikleri takdirde çok güzel ve keskin bir koku verirler. Kış Çiçeği ve Kadeh Çiçeği adlarıyla da bilinen Kış Tatlıları 3 m. kadar boy ve bir o kadar da yayılım yaparlar. Henüz yapraklanmamış dallarda açan yoğun ve hoş kokulu çiçekleri ile kaldırım ve pencere kenarlarında ya da avluda çok gösterişli olurlar. Yapraklar sonbaharda çok güzel renklenmeler yapar. Ilıman sahil kesimlerimiz için uygun olan bu tür Çin kökenlidir. Rüzgardan korunaklı ve hafif gölge kısımlara dikin. İyi süzülen derin topraklarda iyi gelişirler. Düzenli olarak sulayın ve ilkbaharda gübreleyin. Çiçek açması bittikten hemen sonra şekillendirmek ya da küçültmek için budayın.

“Grandiflorus”un geniş yaprakları ve koyu sarı çiçekleri, “Lutea”nın saf sarı çiçekleri vardır. “Luteus” morumsu kırmızı çiçeklidir ve rüzgara dayanıklıdır.

Üretilmeleri; Haziranda yeşil çelikle. Martta aşı ile olur.

PÜSKÜLLÜ AĞAÇ Chionanthus virginicus

Yaprak döken ağaç ve çalılardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Tabii hallerinde geniş ve yayılan, seyrek bir çalı olan bu tür, budanmak suretiyle etkileyici bir ağaç yapılabilir. Vatanları Amerika olan bu ağaçlar, ilkbahar sonu ya da yaz başında 20 cm. yi bulabilen başağımsı, beyaz çiçeklerini açtıktlarında ortalığı hoş bir koku ile doldururlar. Ağaçlar isimleri çiçeklerinin narin ve dar, püskül gibi oluşundan alır. Grup halinde, vurgu ya da örnek ağaç olarak kullanın. Ülkemizde henüz pek tanınmayan Püsküllü Ağaçlar, şehir koşullarına uyum sağlayabilir ve ılıman sahil kesimlerimizde rahatlıkla yetişebilirler.

Tam güneş ya da hafif gölge kısımlara ve organik maddelerce zengin, iyi drene olan, hafif asit ve derin topraklara dikin.

Üretilmeleri; tohum ve ayırma ile olur.

MEKSİKA PORTAKALI (Choisya ternata)

Herdemyeşil çalılardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Parlak ve yayılan yapraklar, çalıya düzensiz bir şekil vererek katmanlı bir yapı oluşturur. İlkbaharda çiçek açtığında 2-3 cm. büyüklükteki beyaz çiçekler hoş kokuları ile bahçeyi sararlar. Bu portakal benzeri koku bitkiye adını verir. Teras ya da avluda, kokularının duyulabileceği kaldırım kenarlarında, ya da sınır çalılarının yanında bir tümsek görüntüsü elde etmek için kullanım. Açelya ve benzeri asit seven bitkilerle iyi uyuşurlar. Anavatanları Meksikada’dır. meksika Portakalı iyi süzülen organik toprak ister. Aşırı yaz sıcağı olmayan yerlerde iyi gelişim gösterir. Yurdumuzda pek tanınmayan bu tür, ılıman kıyı bölgelerimiz için uygundur. Yazı nisbeten serin geçen yerlerde güneşe, yazı aşırı sıcak geçen yerlerde hafif gölge yerlere dikin. Seyrek fakat derin sulama sağlıklı bir gelişme sağlar ve kök çürümesi ile tuz yanmalarından korur. Üretilmeleri; yaz sonu dikilen çeliklerle olmaktadır.

FLOŞ AĞACI (Chorisia speciosa)

Yaprak döken ağaçlardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Flos Ağaçlarının yaşlandıkça gri olan, parlak yeşil kabuklu, koni şeklinde ve genellikle çift gövdeleri vardır. Yazdan sonbahara kadar, çiçekli oldukları müddetçe dal uçları pembe ve kırmızı çiçeklerle şenlenir. Ülkemizde henüz pek tanınmayan Floş Ağaçları; Akdeniz ve Ege sahil kesimlerimizde rahatlıkla yetişebilecek örnek ağaçlardır. Geniş ve gölgeli bir ağaç olacak şekilde yavaş büyürler. 10-15 m. boy ve geniş bir yayılım yaptıklarından dar yerlere dikmek uygun olmaz.

Tam güneş alan yerlere ve iyi drene olan topraklara dikin. Yeni dikilen ağaçları tutana kadar düzenli olarak sulayın. Yalnız, yetişkin ağaçları çiçeklenmeden önce sularsanız çiçeklenmeyi çok azaltmış olursunuz.

Üretilmeleri; tohumla olur.

KAFUR AĞACI (Cinnamomum camphora)

Herdemyeşil ağaçlardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Çin ve Japonya’nın sıcak bölgelerinden gelme olan bu ağaç, en değerli süs ağaçlarından biridir. Özü tıpta kullanılır. Budanmadan büyürse çalımsı, yerlere doğru uzanan dalları ile küçük bir ağaççık olur. Park bahçe ağaçlandırmalarında ve rüzgar kesici olarak kullanılabilir. Budama ile boylu, düzgün formlu ağaçlar elde etmek mümkündür. Yere yakın dalları kesildiğinde sokak veya gölge ağacı da olurlar. Yerine göre uzunluğundan daha fazla yayılım yapabilen bu sık ve yuvarlak tepeli ağaç, orta büyüme hızına sahiptir. Kalın gövdeyi ve dikey uzanan dalları kaplayan koyu kahverengi kabuk, ıslanınca siyah bir renk alır. Olgunlaşmış kabukta Meşedeki gibi pullu bir yapı oluşur.

İlkbaharda açan pembe, bronz ve kırmızımsı yeni yapraklar, eski sarı-yeşil sert yapraklar ile tatlı bir tezat meydana getirir. Yapraklar noktalı, mızrak şeklinde, 8-12 cm. uzunluk ve 1-1,5 cm. genişliktedir. Çürüdükleri vakit kuvvetli bir kafur kokusu ortalığı kaplar. Eski yapraklar Mart ayında dökülürler. Kokulu fakat gösterişsiz çiçek kümeleri Mayıs- Haziranda belirir ve yeşilimsi-sarı renklidir. Gösterişsiz, parlak siyah, 1 cm. çapında, top gibi meyvelerin zehirli olduğu unutulmamalıdır.

Bol güneş alan yerlere ve iyi süzülen topraklara dikin. Ağır ve çok alkali topraklarda iyi gelişmezler. Seyrek fakat derince sulayın. Koyu gölge verdiklerinden altlarında çim yetişmesine izin vermezler.

Ülkemizde pek tanınmayan Kafur Ağaçları Ege ve Akdeniz kesimlerimize rahatlıkla uyum sağlayabilirler. 6-15 m. arası boy yapabilmektedirler.

Üretilmeleri; tohum ve çelikle olur.

En Güzel Süs Bitkileri - 5

Posted by admin on Temmuz 16th, 2008

BENEKLİ KAYA GÜLÜ (Cistus x purpureus)

Herdemyeşil çalıdır. Gösterişli çiçekleri vardır. Çabuk büyüyen, güneşe ve kuraklığa dayanıklı, C. lananiferus ile C. villosus’un hibridi olan bir çalıdır. Kaya Güllerinin mevcut 20 türünden en az 6 sı yurdumuzda doğal olarak yetişmektedir. Yerli türler Laden adıyla da bilinirler. Kenarlar için örtücü ve erozyon kontrolü için bodur yayılıcı olarak kullanabilirsiniz. Ateşe dayanıklı olan Benekli Kaya Gülleri yangın tehlikesi olan yerler için önerilirler. Tuz etkilerine dayanıklı olduklarından deniz kenarlarına dikilebilirler. Yapraklar üstte parlak yeşil, altta tüylü gridir. 7-8 cm. lik güle benzeyen çiçeklerin taç yaprakları lekeli ve lavanta rengindedir. Haziran ve Temmuzda sürekli çiçek açan bu bitkiler tam güneş ve iyi süzülen toprak isterler. 1-1,5 m. boy ve bir o kadar da yayılım yaparlar. Benekli Kaya Gülleri çelik ile, diğer Kaya Güllerinin üretimi ise tohum ve çelik olur.

TURUNÇGİLLER (Citrus cinsi)

Turunç çeşitlerini gösteren tablo, erken (Ekim-Aralık), mevsim ortası (Aralık-Ocak) ve geç (Ocaktan sonra) olarak meyve olgunlaşma zamanlarını belirtmiştir. Yöresel iklim farklılıkları meyvelerin olgunlaşma zamanlarında değişiklikler oluşturur. Pekçok Turunçgil türünde meyveler kalitelerini kaybetmeden, uzun süre ağaç üzerinde kalabilirler. İşin doğrusu, yenebilir hale geldikten sonra bir süre daha ağaçta bırakılan meyveler daha da tatlı ve lezzetli olurlar, Meyve kaliteleri de tabloda belirtilmiştir.
250 kadar türü bulunan, yaprak döken ya da herdemyeşil sarılıcı bitkilerdir. Gözalıcı çiçekleri vardır.

Clematis armandii Parlak, koyu yeşil herdemyeşil yaprakları ile bütün yıl boyunca güzel bir fon ve vurgu bitkisi olurlar. Yapraklar 10-15 cm. uzunluğunda, sert ve dardır ve göze çarpan 3 damara sahiptir. Beyaz, kokulu çiçekleri 3-5 cm. genişliğindedir ve ilkbahar başında açarlar. Uzun ve dolgun tohum zarfları yazın oluşurlar. Ilıman iklimler için uygun bir sarılıcıdır. Anavatanları Çin’dir. Kıyı bölgelerde güneşe, daha içerlilerde hafif gölge yerlere dikin. Çiçek açtıktan hemen sonra budayın. “Apple Bloom” sıcak bölgelere uygun, pembe çiçekli ve bronz-yeşil yapraklı bir kültivardır.

İtalyan Orman Asması olarak bilinir. Anavatanları Güney Avrupa’dır. Haziran-Eylül arası bol miktarda purpur, pembe-mor çiçekler açar. “Kermesiana” kültivarının koyu kırmızı çiçekleri vardır. “Albiflora” beyaz, “Coerulea” mavi çiçeklidir.
Herdemyeşil çalılardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Ülkemizde henüz pek tanınmayan Japon Kleyerası ılıman sahil bölgelerimize rahatlıkla uyum sağlayabilir.

Kısmen gölgeli bahçelerde, çalı altlarında ya da evin. Kuzey yahut Doğu kısımları boyunca kalın bir halı olarak kullanın. Başka bitkilerin istilasına uğrayabilir, bu yüzden özellikle çimenlik yanlarına ekildiğinde uzun, ince kenar şeritleri ile korunmalıdır. Pip denilen yeraltı dalları kümelerini 30-60 cm. arayla ya da tek pipleri 10-15 cm. aralıkla ve 3-5 cm. derinlikte dikin. Kısmi gölge kısımlar ve zengin toprak sağlayın. Kıraç bölgelerde ve ılık kışlarda dikkatli olun. Toprağı gübreleyin ve sürekli nemli tutun.

Bol güneşli ve iyi süzülen topraklara dikin. Kaya bahçelerd ve kenar kaplama için mükemmel olurlar. Bitki çok hızlı büyüdüğünden dolayı şekil vermek için kuvvetlice budayabilirsiniz.
KIZILCIKLAR (Cornus cinsi)

Gümüş-beyaz ya da sarımsı çiçekleri geniştir ve 60 cm. boya ulaşabilir. Çok gösterişli ve etkileyici olan bu içekler yazdan sonbahar başına kadar yaprakların üzerinde arz-ı endam ederler. Pempas Otları arsız ve istilacı bitkilerdir. Bir kere tuttukları vakit istenmeyen bölgelere ayılım gösterebilirler. Çok extrem durumlarda bitkiyi yakmak çözüm olabilir.

Cotinus americanus türü çok cazip, koyu kırmızı sonbahar renklenmeleri yapar.
50 kadar türü bulunan, yaprak döken ya da herdemyeşil çalılardır. Yurdumuzda çok sevilen ve kullanılan uyumlu bitkilerdir. Büyüklükleri bodur yer örtücü, ya da uzun, fiskiye gibi türler arasında değişir. Hepsi sık, küçük ve ince yapraklı, hoş dokulu bitkilerdir. Küçük, beyaz-pembemsi çiçekler ilkbaharda açarlar fakat ilginç olmakla beraber gösterişsizdirler. Sarkık dallar üzerinde sonbaharda beliren ve bütün kış bitki üzerinde kalan kırmızı meyveler ise gerçekten göz alıcı olurlar.

Çeşitli bölgelerde Akdiken ve Alıç isimleri ile de bilinen Geyik Dikenlerinin pekçok türü ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. İlkbaharda açan beyaz, pembe ya da kırmızı, çok güzel çiçekleri ve yaz sonu ya da sonbahar başlarında beliren kırmızı-portakal renkli gösterişli meyveleri sebebiyle peyzajda kullanım alanı bulurlar. Gözalıcı meyveler bütün kış boyunca ağaçta kalırlar. Kırmızı-sarı ve siyah renklerde olabilen meyveler aynı zamanda civardaki tüm kuşları bahçenize davet ederler. Yaprakları genelllikle parlak-yeşildir ve pekçok tür parlak, kırmızı-portakal sonbahar renklenmeleri yaparlar. Birkaç istisna hariç bütün Geyik Dikenlerinin dalları 6-7 cm.lik dikenlerle kaplıdır. Budamaya son derece yatkın olan bu bitkiler peyzajda çok geniş kullanım alanı bulurlar. Pekçok türü ile geçilmesi neredeyse imkansız çitler oluşturulabilir. Bayırlarda ve geniş alanlarda vurgu ağacı olabilirler. Tek tek kullanılabildikleri gibi grup teşkilinde de çok güzel olurlar. Dikenlerinin yoldan geçenlere zarar vermeyeceği yerlere dikilmeleri uygun olur.

Üretilmeleri; yazın veya sonbaharda diken çeliklerle olur.
20 kadar türü bulunan, herdemyeşil ağaç ve çalılardır. Kuzey yarımkürenin hemen bütün ılıman bölgelerine yayılmış olan Serviler bahçe düzenlemelerinde de sık olarak kullanılırlar. İnc, uzun, kimisi piramidal, bazı türleri de hoş kokulu ağaçlardır. Ayrıca birkaç çalı türü de bulunmaktadır.

Gençken konik şekilde olan bu ağaç, zamanla alt dallarını kaybederek geniş bir tepe yapar. Tuz serpintilerine ve rüzgara son derece dayanıklıdır. Bu yüzden deniz kenarlarına rahatlıkla uyum sağlar. Hastalıklara karşı çok hassas olan Büyük Kozalaklı Servilerin, bu durumlarda alternatifi Melez Serviler olur. 15-20 m. boy ve 4-5 m. yayılım yapabilirler. Altuni ve sarı yapraklı kültivarları da mevcuttur. Anavatanı Kaliforniya’dır. KOKULU SERVİ (Cupressus goveniana)

En Güzel Süs Bitkileri - 6

Posted by admin on Temmuz 16th, 2008

AKDENİZ SERVİSİ (Cupressus sempervirens)

Ülkemizin doğal türü olan bu Serviler, mezarlıklarda yaygın olarak kullanıldıklarından dolayı Mezarlık Servisi olarak da bilinirler. Tohumdan üretilmiş fidanların büyümesi değişkenlik gösterir. Yetiştirilen iki yaygın formun biri sık ve dik, diğeri ise yatay ve geniş, dağılan formdadır. Yapraklar koyu yeşildir ve ağaç yaşlandıkça siyaha kadar varan bir koyulaşma gösterirler. Akdeniz Servileri yüzyıllar boyu Osmanlı cami mimarisinin vazgeçilmez unsuru olmuşlardır.

En tatminkar gelişme için kuru, derin ve kumlu topraklara dikin. Özellikle küçük bahçelerde gayet geniş ve uyumsuz olurlar. Budama simetrik ve sık bir gelişim için gereklidir. “Glauca” mavimsi-yeşil yapraklı ve sık sütun formunda, “Stricta” çok yoğun, dar ve diktir. “Horizontalis” zamanla yayılır. “Pyramidalis” dar sütun formludur.

PORUKLAR (Cytisus cinsi)

50 kadar türü bulunan, bir kısmı yaprağını döken, bir kısmı da herdemyeşil çalı ve ağaçlardır. Gözalıcı çiçekleri vardır.

Genel olarak Akdeniz kuşağında yayılım gösteren Cytisus cinsinin pek çok türü ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. Cytisus, Genista ve Spartium cinsleri genelde birbirleri ile çok karıştırılır, çünkü hepsinin de benzer özellikleri ve hoş kokulu, bezelye şeklinde çiçekleri vardır. Sert dalları yüzyıllardır süpürge yapımında kullanıldığından, Süpürge Çalısı olarak da bilinirler. Yaprak döken ya da herdemyeşil türlerin görüntü açısından pek farkları yoktur. Çünkü sık ve yeşil dallar bitkiye yapraksızken bile yemyeşil, yapraklı gibi bir görüntü vermektedir. Poruklar tedbir alınmadığı vakit hızla yayılan, arsız bitkilerdir. Fevkalade dayanıklı olan bu cinse mensup çalılar, çalı sınır, çit ve bordür teşkilinde kullanılabilir. Kaya bahçelerde kullanılabildikleri gibi özellikle çok rüzgar alan sahil kesimler için de kullanışlı olurlar.

Tam güneş alan yerlere ve iyi drene olan topraklara dikin. Fazla nem ve zengin topraklar ayrık büyümeye ve az çiçeklenmeye sebep olurlar. Köklerinde bulunan ve azot üreten bakteriler onları fakir topraklara da rahatlıkla adapte ederler. Budama, çiçeklenmeden hemen sonra 1 yaşından genç sürgünlere uygulanmalıdır. 1 yaşından yaşlı dalların yenilenme şansları yoktur. Güzel formlarını korumak ve tohum zarflarını uzaklaştırmak için çiçeklenmeden sonra hafif kırpın.

Üretilmeleri; ilkbaharda tohumla, yaz sonunda çelikle olur.

WARMİNSTER SÜPÜRGE ÇALISI (Cytisus x praecox)

Ülkemizde pek tanınmayan bu melez bitki, açıksarı çiçekleri ile donandığında çok gösterişli olur. İyi bir görüntü engelleyicisidir. Sık ve yeşil dalları, kışın yapraklar döküldüğü zaman bile bitkiye sanki hala yapraklıymış gibi bir görüntü verir. Budanmayan çit veya perde olarak çok kullanışlı olurlar.

SÜPÜRGE ÇALISI (Cytisus racemosus)

Anavatanı Kanarya Adaları olan bu bitki kuraklığa oldukça dayanıklı ve herdemyeşildir. Taşlı bayırlar, sınır dikimleri için ya da güneşli kaya bahçeler için çok kullanışlı olurlar. Çok yoğun dallı olan Süpürge Çalıları dikey büyür ve 1,5-2 m. boy ve boylarına yakın yayılım yaparlar. Yeşil dallar ipek gibi, herdemyeşil yapraklarla doludur. İlkbahar sonunda bezelye şeklinde, parlaksarı ve hoş kokulu çiçekler dal uçlarında belirince gerçekten gözalıcı olurlar. Bu türü ilkbahar başlarında çiçeklendikleri vakit çiçekçi tezgahlarında görmek mümkündür. Katırtırnağı adıyla da bilinir ve öyle satılırlar. Ilıman sahil kesimlerimizde rahatlıkla yetişirilebilirler.

PORUK (Cytisus scoparius)

Ülkemizde de maki elemanları arasına doğal olarak yetişen, herdemyeşil çalılardır. Çok dayanıklı dalları vardır. Kumulların tesbitinde, akarsu kenarlarının tutulmasında ve yamaçların tahkiminde uzun, kazık köklü olmaları sebebiyle çok başarılı olurlar. Azot tutan kök yumruları ile toprağı zenginleştirirler. Pekçok kültivarı ana türden daha iyidir. “Adreanus”un yanık kırmızı, “Burkwoodii”nin kırmızı-gül çiçekleri vardır. “California” beyaz-gül çiçeklidir. “San Francisco” ve “Stanford” kırmızi çiçeklidir. “Lord Lambourne” yavaş ve düzgün formda büyüyen bir kültivardır. Koyu kırmızı-krem çiçeklidir. Çalı sınırlarda, perde olarak ya da bayırlarda kullanın.

Ana tür 2-3 m. boy ve 2 m. yayılım yapabilmektedir. Ülkemizin doğal türleri olan Adi Sarı Salkım ve Dağ Sarısalkımı (Cytisus laburnum ve Cytisus alpinus) fidanlıklarda bol miktarda bulunmakta ve düzenlemelerde sıkça kullanılmaktadır. Adi Sarısalkım mayıs ayında açan ve aşağıya doğru sarkan sarı çiçekleri ile dikkat çekicidir.

SIRIMBAĞLARI (Daphne cinsi)

70 kadar türü bulunan, bir kısmı yaprağını döken bir kısmı da herdemyeşil çalılardır. Gösterişli çiçekleri vardır.

10 civarında türü bizde doğal olarak yetişen daphneler, 5-6 yılda olgun hale gelen kıymetli süs bitkileridir. Ekseri çok güzel ve hoş kokulu olan pembe, mavi, leylak renklerde, ilkbaharda açan çiçekleri sebebiyle peyzajda kullanılırlar. Ülkemizde yetişen türlerin muhakkak kültüre alınmaları icab eder.

Pekçok türü kıymetli olan Sırımbağlarının Daphne mezereum, Daphne pontica ve bunların pekçok varyete ve formu ülkemizde kullanılmaktadır. Tam güneş veya hafif gölge yerlere ve iyi drene olan hafif rutubeli topraklara dikin. Malçlama çok iyi netice verir. Çoğu tür ve kültivarı bahçelerde harika olur.

Üretilmeleri; tohum ve çelikle olmaktadır.

Daphne odora

70 kadar Sırımbağ türü içinde en unutulmaz olanıdır. Cezbedici hoş kokusu ilkbaharda etrafı çiçekler küçük yuvarlak toplar halinde dalların ucunda açarlar. İnce uzun ve oval olan yapraklar 8-10 cm. boyundadır. Herdemyeşil, parlak yeşil yaprakları ile çok şirin bir çalıdır. Dikey büyüme alışkanlığında olan bu bitkiler 1-1,5 m. ye kadar fakat yavaş büyürler. Hafif gölge bahçeler için örnek çalı veya sınır dikimleri için çok harika çit olurlar. Nazlı bir türdür. Köklerinin iyi havalanması ve fazla nemli yerlerde bulunmaması gerekir. Aksi halde çürürler. Nötr veya hafif alkalen pH istediklerinden, toprağı asitleştirecek gübrelemelerden kaçının. Sadece ılıman sahil bölgelerimizde kullanılmaları önerilir. Çin ve Japonya kökenli bitkilerdir.

“Marginata”nın sarı alacalı yaprakları vardır ve hastalıklara dayanıklıdır. “Rubra”nın koyu kırmızı, “Alba”nın beyaz çiçekleri vardır.

Daphne cneorum

Bizde pek az bilinen fakat dış memleketlerde çok popüler olmuş bir türdür. Bodur olan bu bitki 15-20 cm. boy ve 70-80 cm. yayılım yapabilir. Koyu yeşil olan yapraklar herdemyeşildir ve 2-3 cm. uzunluktadır. Çok hoş kokulu olan harika çiçekleri gül-pembe renklidir ve ilkbaharda açarlar. Mükemmel bir kap bitkisi olduklarından kaplarda yetiştirerek teras ve avlularda değerlendirin. Küçük bahçelerde yahut kaya bahçelerinde de değerlendirebilirsiniz. Bol güneş alan yerlre ve kuru, tercihen kireçli topraklara dikin. Güney ve orta Avrupa kökenlidirler. Bütün bölgelerimize rahatlıkla uyum sağlayabilirler.

“Eximia” çiçekleri ve tomurcukları koyu pembe renkli ve çok sevilen kültivarıdır. “Pygmae” çok yatık formludur.

YABAN DEFNESİ (Daphne mezereum)

Ülkemizde doğal olarak yetişen Daphne türüdür. Ocak-Nisan arası açan sarı ya da pembe-kırmızı çiçekler üzümsü ve yoğundur. Çiçekler çok zehirli olduğundan özellikle çocuklara dikkat etmelidir. Yaz yeşili yapraklara sahip bu tür 1,5-2 m. boylanabilir. Kültüre alınması gereken bir türdür.

HAVLU PÜSKÜLLERİ (Deutzia gracilis)

Yaprak döken çalılardır. Gözalıcı çiçekleri vardır. Havlu Püsküllerinin 50 den fazla türü olmakla beraber en gösterişli olanlar gracilis türü ve hibrit olanlardır.

İlkbaharda dalları saran bol ve gösterişli çiçekleri ile gözalıcı olurlar. Çiçekler ekseriyetle beyaz olmakla beraber bir hibridin çiçekleri pembe ve gül tonlarındadır. Havlu Püskülleri çiçeklenince çok muhteşem olurlarsa da çiçeksizken pek süs bitkisi havası vermezler. Çiçekli ya da çiçeksiz, boyuna göre bir çalı sınırın içine karıştırabilirsiniz. Tek tek ya da gruplar halinde de kullanılabilirler.

Tam güneş veya hafif gölge kısımlara ve iyi drene olan hafif gübreli topraklara dikin. Çiçeklenmeden hemen sonra budayın.

D. x lemoinei, 1,5-2 m. yi bulan uzun ve kuvvetli dallarında çok bol beyaz çiçekler açar.
D. x rosea düzgün formlu bir çalıdır ve çiçekleri pembe tonlarında olur.
D. elegantissima “Fasciculata” büyük, beyaz çiçek topları ile harikulade bir çiçek topunu andırır.

Üretilmeleri; Haziran ayında yumuşak çeliklerle olur.

ŞERBETÇİOTU ÇALISI (Dondonaea viscosa)

Herdemyeşil çalılardır. Bu geniş, çok gövdeli, çabuk büyüyen çalının ince bir kabuğu vardır ve hemen hemen boyu kadar bir alana yayılır. Yaprakları Söğüt yaprağına benzer. Çiçekler gösterişsizdir, ancak dişi bitkilerde yaz sonunda beliren krem ya da pembemsi, kanatlı meyveler göze çarparlar. Kenar olarak, düzensiz bir örtü, espalier ya da küçük bir ağaç olarak değerlendirilebilir. “Purpurea”nın güneşte ve soğuk iklimlerde çok gösterişli olan mor yaprakları vardır.

Tam güneş alan yerlere ve organik maddelerce zengin, derin topraklara dikin. Ülkemizde henüz pek tanınmayan bu tür, ılıman sahil bölgelerimiz için uygundur.

İĞDE AĞAÇLARI (Eleagnus cinsi)

45 kadar türü bulunan, bir kısmı yaprağını döken, bir kısmı da herdemyeşil ağaç ve çalılardır.

İlkbaharda açan, sarı kokulu çiçekleri, dekoratif meyveleri ve bazı türlerde harikulade güzellikte olan yapraklarıyla kıymetli peyzaj materyalidirler. Tuzlu topraklara, sıcağa, kurağa ve rüzgara son derece dayanıklıdırlar. Gösterişli türlerinde deniz kıyılarında ya da denize yakın kumlu topraklarda yapılacak düzenlemelerde muhakkak yer verilmelidir. Çok sık yapıları olması sebebiyle çit ve rüzgar perdesi yapımına da elverişlidirler. Bazı türlerinin meyveleri yenmektedir.

Yaprak döken türler tam güneş isterlerken, herdemyeşil türler yarı gölgeye de dikilebilirler. İyi drene olan topraklarda iyi gelişirler. Üretilmeleri yaz sonunda dikilen çeliklerle ya da tohumla olmaktadır.

KUŞ İĞDESİ (Elaeagnus angustifolia)

Yaprak döken ağaçlardır. Geniş çalı ya da küçük ağaç olarak değerlendirilebilen bir bitkidir. Çiçekler ve meyveleri küçük olmaları sebebiyle göze çarpmazlar. 6-7 cm. uzunluğunda, grimsi-yeşil ya da gümüşi yapraklar peyzaja çok değişik bir hava katar. Bu güzel yapraklar Kuş İğdesinin temel çekici özelliğidir. Parça parça, ilgiç kahverengi kabuğu, eğri, düzensiz gövdeyi ve dalları kaplayarak kıştan ilkbahar başına kadar ağaca ilginç bir görsel etki katarlar. Çok dayanıklı ağaçlardır. İyi bir çit ve tecrit materyalidir. Etkin bir erozyon kontrolü sağlarlar. Ayrıca budanmayan, ilginç bir espalier olarak da kullanılabilir. 7-8 m. boy ve 5-6 m. yayılım yapabilmektedirler. Ülkemizin doğal florasında yaygın olarak bulunurlar. “Orientalis” bildiğimiz yenen iğdedir.

GÜMÜŞİ İĞDE (Elaeagnus pungens)

Herdemyeşil çalılardır. Anavatanı Japonya olan bu bitkinin en çarpıcı özelliği parlak, gümüş renkli ve alacalı yapraklardır. Çok güzel olan bu yapraklar, güneş ışığını yansıtarak peyzajda flaş bir görüntü meydana getirirler. Çok hızlı büyüyen ve kenar ağaçlandırması ve espaliere adapte olabilen boylu bir çalıdır. Ayrıca etkin bir bariyer ve tecrit materyali de olabilir. Sonbaharda açan kokulu çiçekler gösterişsizdir ancak kırmızı, gümüşi pullarla kaplı meyveler göz alıcı olur. Alaca yapraklı türler daha güzel bir renk cümbüşü oluştururlar.

“Marculata”nın yapraklarının ortasında büyük sarı bir lekesi vardır. “Tricolor”un sarı ve pembemsi beyaz yaprak uçları vardır. “Variegata”nın yapraklarının sarımsı beyaz kenarları olur. Çöl şartlarına dayanıklıdırlar.

ŞAHANE ÇAN ÇİÇEKLERİ (Enkianthus campanulatus)

Yaprak döken çalı veya ağaççık karakterinde bitkilerdir. Gözalıcı çiçekleri vardır. Bitki yapraklanmadan önce, ya da yaz başıda açan çan biçimli, bol, sarkık salkım kurullu, sarı renkli ve pembe purpur, çizgili çiçekleri, tek kelime ile şahanedir. Anavatanları Japonya olan bu bitkiler 4-5 m. boy yaparlar.

Şahane Çan Çiçeklerinin halka halka dizilmiş yapraklarla çevrili ilginç bir dallanma alışkanlıkları vardır. Yapraklar sonbaharda canlı kırmızı bir renk alırlar. Hafif gölge yerlerde, nemli, iyi süzülen, asitli ve zengin topraklara dikin. Teras ve avlular için çok güzel bir örnek ağaç olurlar. Kap içinde de yetiştirmek mümkündür.

Üretilmeleri; Ekim ayında tohum ya da çelikle olur.

FUNDALAR (Erica cinsi)

Herdemyeşil çalılar ve ağaçlardır. Gösterişli çiçekleri vardır. Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya’da dağılım gösteren 500 ün üzerinde tür bu cinsi oluşturur. Cytisus, Erica ve Calluna cinslerine mensup türler genelde birbiriyle karıştırılırlar. Bazı türleri ülkemizde hüdayınabit olarak yetişir. Fudalar yerörtücü, bodur veya boylu çit, kenar ve perde olarak çok güzel olurlar. Bodur ve sürünücü türler ise kaya bahçelerde mükemmel olur. Küçük, pul ya da iğne gibi yaprakları vardır. Kış sonu ve ilkbahar başında açan çiçekleri değişik renklerde, ince, uzun ve çan şeklinde olurlar. Çok değişken büyüme hızlarına sahiptirler. Sıcaklık ve kuraklığa dayanırlar. Tam güneş alan kısımlara ve asidik topraklara dikin.

Üretilmeleri; tohum ve yumuşak çelikle olur.

Evimde hindistancevizi ağacım olsun diyenlere…

Posted by admin on Temmuz 16th, 2008

Latince adıyla LYTOCARDUM WEDDELLIANUM; yani minyatür hindistancevizi palmiyesi…
Zarif ve narin palmiye görünümüyle, hindistancevizinin o güzel tropikal kokusunu sevenler ve hiç olmazsa salonumda minyatürü olsun diyenler için taa anavatanı Brezilya’dan bahçe marketlere getirilmektedir.

Yetişkin uzunluğu 1. 8 metreye kadar varabilen bu tür, ince ve halkalı bir gövdeye sahip olmakla birlikte çiçek de açmaktadır.

Genellikle torpikal iklimin görüldüğü alanlarda popüler bir ev bitkisi olan LYTOCARDUM WEDDELLIANUM; iç mekanlarda yetiştirilirken bol neme ihtiyaç duyacaktır.
Parlak yeşil yapraklı bu palmiyenin ışık beklentisi ise çok fazla değildir.

Evinde yetiştirmek isteyen meraklılarına duyurulur.

Çiçeklerin anlamlarını hala bilmiyorum!

Posted by admin on Temmuz 16th, 2008

Çiçeklerin anlamlarını hala bilmiyorum!

Hangi çiçek hangi anlama gelir diye iyi kötü her yerde yazar. Maksat size bir çiçek geldiğinde altında yatan mesajı anlamak. Biliyoruz ki kırmızı gül tutkulu aşk, pembe gül platonik aşk. Bir de sarı gül vardır ki ayrılık anlamına gelen, ben birinin sizden ayrılırken zaten niye çiçek alacağını pek anlamış değilim.

Bir tarayın zihninizi. Bakalım başka mesaj taşıyan çiçek hatırlayacak mısınız? Karanfiller var mesela, özellikle aydın – siyasi kesimin sembolleştirdiği.
Orkideyi de unutmayalım, “çok zenginim, aklım sende, serveti çiçeğe döktüm bak!” mesajı veren.

Ya diğerleri?

İris; alçakgönüllülük demekmiş mesela.
Gerbera; güven.
Sarı Krizantem; sevgi.
Sterliçya; isyan.
Margarit; gerginlik.

Bana söyler misiniz bu son saydığım çiçek adlarını mesleği çiçekçilik olmayan kaç erkek bilir mesela? Ben bile hiçbirini adıyla bilmiyorum!

Tek bildiğim…en güzeli çiçeklerin dalından, toprağından koparılmamış olanlar olduğu.

Hepinize sarı krizantem dolu günler dilerim…

Bahçesinde palmiye isteyenlere

Posted by admin on Temmuz 16th, 2008

Phoenix Theophrastii, diğer adıyla Cretan Hurma palmiyesi ; Avrupa’da sıkça görülen Akdeniz Yelpaze Palmiyesi’nin iki türünden biridir. Ilıman iklimli bölgelerine ait bir palmiyedir. Anavatanının Girit ve Türkiye olduğu kabul edilmektedir.

Yetişkin yüksekliği 6 metreye kadar uzanır.

Çoklu gövdesi, kuş tüyü biçimindeki ince ve gümüşi gri / yeşil yaprakları görülmeye değerdir. Yapraklar arasından uzanan çiçekleri ve orta büyüklükteki meyveleriyle bulundukları bahçelerde hoş bir görünüm sergileyeceklerdir.

Tohumundan kolayca filizlenen bu palmiyeler yaşamak için bol güneş ve nemli toprağa ihtiyaç duyacaklardır.

Atatürk Çiçeği

Posted by admin on Temmuz 16th, 2008

Kırmızı yapraklarına hayran olup eve getirdiğimiz güzelim çiçek birsüre sonra yeşil yapraklı sıradan bir saksı çiçeğine dönüşüyor.Çoğumuz da bu çiçeği kaldırıp kuytu bir kenara atıveriyoruz.Halbuki özel ilgi istiyor.Herzaman sevildiğini beğenildiğini bilmek istiyor.

Yaz aylarında aydınlık, yarı gölge;kışın çok aydınlık biryerde etrafı seyretmek istiyor.Doğrudan güneş ışığını sevmiyor.
Yaz aylarında bolca su, kış aylarında daha az su seviyor.”Toprağımı nisan ayında değiştirin,gene nisan ayında topraktan yüksekliğim 15-20 cm olacak kadar budayın ” diyor.İşte o zaman yaprakları hep kırmızı Atatürk çiçeğini evimizin en güzel yerinde uzun süre misafir edebiliriz..


Copyright © 2007 Tv Haberleri. All rights reserved.
eXTReMe Tracker