Ekranda romantizm rüzgarları estiren, ayrı dünyalara ait iki gencin hikayesini anlatan “AŞK OYUNU” yeni bölümleriyle atv’de sürüyor. Yapımcılığını Med Yapım’ın üstlendiği, yönetmenliğini Bülent İşbilen’in yaptığı, senaryosu Rüya İşçileri’ne ait dizinin başrollerini Kerem Cem ile Yasemin Ergene, Kuzey Vargın, Nazlı Tosunoğlu, Mehmet Akan, Gürgen Öz, Deniz Özerman, Serdar Yeğin ve Münire Apaydın ile paylaşıyor.

Zengin erkek, fakir kız…

Sarp Teksoy, magazin dergilerinden tanınan, her hafta başka bir kadınla fotoğrafı çıkan yakışıklı bir gençtir. Tabii maddi gücünü soyadına borçludur. Ancak babası Orhan Teksoy oğlunun dağınık hayatından hiç de memnun değildir. Annesi Tülay Teksoy’un gelin adayı kendi çevrelerinden Berna’dır. Sarp’a Berna ile söz kesmişler, ancak yine de onun hızını kesememişlerdir.

Ekin ise İstanbul’un kıyıda köşede kalmış mahallelerinden birinde yaşayan işçi emeklisi İsmet ve eşi Gülser’in iki çocuğundan biridir. Daha doğrusu iki çocuğundan hayırlı olanı. Abisi Kurtuluş, hiçbir işte dikiş tutturamamış, olmayacak hayallerin peşinden koşan ancak asla yılmayan ailenin başındaki beladır.

Ekin ailesinin maddi imkansızlıkları yüzünden erken yaşta çalışmaya başlamıştır. Bugüne kadar da gece gündüz demeden çalışmış bir fabrika kızıdır. Sarp ve Ekin tuhaf bir şekilde tanışırlar ve olaylar gelişmeye başlar.

Dizinin 9 Kasım Çarşamba akşamı yayınlanacak 18. bölüm özeti kısaca şöyle:

Sarp herşeye rağmen sevdasının peşinde!

Sarp tüm zorluklara rağmen pes etmemiş ve geri adım atmamıştır. Onu artık çok daha zor bir hayat beklemektedir. Rahat ve sorunsuz hayatı artık onun için çok uzakta kalmıştır. O yeni hayatına; hayta eniştesi Kurti’nin, ev arkadaşı olarak devam edecektir.
Ne Kurti’nin patavatsızlıkları, ne ev sahibi Hacı annenin kaprisleri, ne de beş kuruşsuz yeni hayatı Sarp’ı, Ekin’in kendisinden yavaş yavaş uzaklaşması kadar üzmez. Ama Sarp yenilgiyi kabul etmeyecek. Ekin’in tüm ters davranışlarına, tüm görmezden gelmelerine rağmen, o sevdasının peşini bırakmayacak. Hem de her şeyi göze alarak, hem de hiçbir şeyden gocunmayarak…
Orhan Sarp’dan ümidi keser, her zaman olduğu gibi yine yumruğunu masaya vurur, ve gözünden sakındığı oğlu Sarp’ı, defterinden siler.
Sarp’ın mahalleye taşınmasını İsmet öğrenirse ne olacak, bunu kara kara düşünmek yine Gülser’e düşer. Ama herkesin bildiği bu gerçeği, İsmet’in öğrenmesi çok uzun sürmez…
Serkan can dostu Sarp’ı varoşlarda da yalnız bırakmaz. Elinden gelen yardımı yapar. Ama o Sarp’ın mutluluğu için uğraşırken, kendisini kötü bir sürpriz beklemektedir.Ekin içi kan ağlasa da, babasına verdiği sözden dönmez. Aşkını yüreğine gömer, hayatına kaldığı yerden devam etmeye çalışır. Ama Sarp her an karşısına çıkmaktadır. Nuh deyip peygamber demeyen Ekin, acaba daha ne kadar direnebilecek?..